22 Ocak 1920 Perşembe

Cemal ve Cevat Paşaların dünkü istifaları yeni ve gergin bir durum yarattı. Mustafa Kemal, Hükümet’ten notanın aslını istedi. Ali Rıza Paşa, Cemal Pa­şa’nın çekilmesini uygun gördüklerini bildirdi. Mustafa Kemal bu görüşü şid­detle reddetti. İtilaf Devletleri notasının Hükümet’in iç işlerine karışmak oldu­ğunu, direnilmesi gerektiğini bildirdi. Cemal Paşa’ya da, görev başına gitme­mekte direnirse, kendisini yurt görevini yerine getirmemekle suçlayacaklarını yazdı. Mustafa Kemal, milletvekillerine bir çağrıda bulunarak, İngilizler saldırılarını geri almazsa, Meclis’in görevinin, Anadolu’ya geçmek ve millî iradeyi üzerine almak olduğunu, bu işin bütün milletin kuvvetlerini toplamış olan Kuvayı Milliye tarafından destekleneceğini bildirdi. Kolordu komutanlarına, Ingilizlerin baskılarını artırmaları, bakan veya mebuslardan bazılarını tutuklamala­rı halinde, İngiliz subaylarının tutuklanması emredildi. Karabekir’den, Kont­rol Subayı Albay Rawlinson’un kaçırılmaması istendi. Karabekir, verdiği ce­vapta her ne pahasına olursa olsun, İngilizlerin baskısına boyun eğilmemesi gerektiğini bildirdi. Ek olarak gönderdiği yazıda, taşkın hareketlerden kaçınıl­masını, Bolşeviklerle birlik olunacağı, Bolşeviklerin yardıma çağrılacağı ya da Bolşevikler aleyhine İtilaf Devletleri’ne söz vermek gibi hareketlerin çok kötü sonuçlar doğurabileceğini bildirdi. Tek çözüm yolunun İtilaf Devletleri’yle Bolşevikler arasında tarafsız kalmak olduğunu ileri sürdü. Mustafa Kemal’in 25’te cevabı: Tamamen hemfikiriz. Mustafa Kemal, yayımladığı bir genelgede, sol cenahın ve ileri fikir akımlarının etkisi altındaki Milletler Cemiyeti’nde Türkiye aleyhine kararlar almaya elverişli tam bir dayanışma olmadığını bildirdi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 339)


Nutuk’tan/


Efendiler, yabancıların İstanbul’da saldırılarını artırarak nâzır veya milletvekillerinden bazılarını tutuklamaları ihtimaline karşı, Anadolu’da bulunan yabancı subayların tutuklanmalarına karar verdim.


Bu kararımı ve buna göre tedbirler alınması gereğini, 22 Ocak 1920 tarihinde, Ankara, Konya, Sivas ve Erzurum’daki kolordu komutanlarına «kişiye özel» olarak şifre ile emrettim.


Efendiler, milletvekillerine yazdığım telgrafa, Vasıf, Rauf, Bekir Sami Beyler’in ortak imzasıyla cevap geldi. Bu cevapta: Meclis resmî olarak çalışmalara başlayınca, söz konusu mesele dolayısıyla kabine çekilecektir.


O zamana kadar durumun emniyeti bakımından kabinenin işbaşında kalması gerekir. Siz, bir teşebbüste bulunmayınız ve müdahale etmeyiniz. Emirlerinizi bize bildiriniz. Görüşlerinizin her makam önünde gereği gibi savunulacağına güveniniz» denilmekteydi.


Ben, ne Hükûmet’e ne de Meclis’e bir şey yazmamaya karar vermiş ve işi artık sayın milletvekili arkadaşlarımıza bırakmıştım.


Efendiler, İstanbul’daki şahısların hareketlerini hangi tavsiyelere göre ayarladıklarını belirtebilmek için şu kısa bilgiyi arz edeyim:


Filân siyasî temsilci, çok namuslu ve doğru sözlü ve Türk dostuymuş. Bu zat, çok içten ve dokunaklı bir dille demiş ki, «eğer Harbiye Nâzırı ile Cevat Paşa çekilmeseydiler. Harbiye Nezareti işgal edilecektir Kuva-yı Milliye’nin gösterdiği suskunluk ve kararlı tutum, bazılarını çıldırtıyor.


Fakat acele etmeyin, ezilirsiniz. Bana güvenin. Hakaret varsa yapanlar utansın. Belki daha başka delilikler olacaktır. Fakat siz, sakın delilik etmeyin.»


İstanbul’daki şahıslar, «biz bu sözlerin samimiyetle söylendiğinden şüphe etmiyoruz» diyorlardı.


Maraş’ta dün başlayan kanlı çarpışmalar devam ediyor. Mutasarrıf vekili, jan­darma komutanı ve belediye başkanı, bir bildiriyle halkı çarpışmaları durdur­maya çağırdılar, ancak dinleyen olmadı. Çarpışmalar Türklerin zararına gelişi­yor.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 339)


Mebuslar Meclisi’nde: Geçici başkanın yönetiminde ikinci oturum yapıldı. Meclis’in açılışını kutlayan ve İtilaf Devletlerinin siyasetini protesto eden bildi­riler okundu. Mustafa Kemal’e, 14 tarihli kutlama telinden ötürü teşekkür edildi. Bugünkü oturuma yeni 25 mebus katıldı. Azerbaycan Hükümeti, Azer­baycan’ın Bağımsızlığı Yüksek Konsey’ce tanındığı için tebrik edildi. Felah-ı Vatan Grubu’nun toplantısında Misak-ı Milli okunup kabul edildi. Misak-ı Millî 28’de de Meclis’te kabul edilecek.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 339)


İngiliz Dışişleri Bakanı Curzon, Kemalistlerle Bolşeviklerin işbirliğini önlemek için Amerika’dan yardım istedi. Amiral VVebb’den Curzon’a: Bolşevikler, Müslümanları kendileriyle birleşmeye çağırıyorlar. 7 ya da 8 Ocak’ta yapılan toplantıda Cevat Paşa, Kara Vasıf, Bekir Sami Bey, Prens Abdürrahim ve Sultan adına Damat İsmail Hakkı’dan oluşan bir grup, Panislamizm hakkında konuştular. İngilizlerin Haftalık Haber alma raporu: Milliyetçiler İzzet Paşa’yı başbakan yapmak istiyor. İstan­bul’un kaybı ihtimaline karşı gizli fedaî çeteleri kurmayı planlıyorlar. Harbiye Bakanı kolordulara yeni gizli emirler gönderdi. Suriyeli Yasin Paşa, Anado­lu’ya bir kurul gönderdi, Fransızları sınır dışı etmek için Türklerden yardım is­tedi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 339)


Mehmet Akif Darül Hikmetül İslamiye üyeliğine atandı. Akif in bu dairedeki başkâtiplik görevi de devam ediyor. Nisan’da Anadolu’ya geçecek olan Akif'in görevlerine 3 Mayıs’ta son verilecek.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 339)


New York Herald Tribün’de 12 Eylül tarihli Damat Ferit - İngiliz gizli anlaş­ması haberi


Vakit: L. George, çoğunluğun muhalefetine rağmen, Hindistan bakanının İstanbul’un Türklerde kalmasıyla ilgili görüşünü kabul etmiştir. Her yanda kamuoyu lehimize dönmektedir. Avrupa, Türk milliyet­ perverliği ile birleşerek Rus Bolşevikliğine karşı durmak siyasetini düşünüyor.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 339)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG