22 Temmuz 1920 Perşembe

Padişah Vahdettin'in İkinci Saltanat Şurası. Osmanlı Mebuslar Meclisi açık olmadığı ve toplanmasına ne İngilizlerin izin verdiği ne de Padişah böyle bir şeye istekli olduğundan, Sevr Anlaşması'nı onaylatmak için 43 kişinin katılmasıyla toplanan şurada, 42 kişi onay yönünde oy kullandı. Yalnız Topçu Feriki Rıza Paşa, "çekimserim" dedi. İzmir'in işgali üzerine 26 Mayıs 1919'da toplanan Birinci Saltanat Şurası'nda hangi büyük devletin mandasının daha iyi olacağı tartışılmış, burada da yalnız 1 kişi, Hukuk fakültesi Devletler Hukuku Profesörü Selahattin Bey tam bağımsızlığı savunmuştu.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 138)


Paul Dumont Mustafa Kemal kitabında anlatıyor:


Bu şartlar altında nasıl olur da Türkiye, Müttefiklerin kendisi için hazırladığı barış antlaşmasını imzalamayı reddedebilirdi? Anadolu kuvvetlerinin başarısızlıkları mukavemetin faydasızlığına yeterli kanıt değil miydi? Eğer büyük devletler memnun olmazlarsa, Türk Devleti’ni tamamen yıkmazlar mıydı? Müttefik ülkeleri diplomatlarıyla aylarca süren faydasız görüşmelerden sonra Sultan ve Hükumeti bu işi bitirmeye karar verirler: Daha fazla geç kalmadan imzalamak istemektedirler. 22 Temmuz’da VI. Mehmet ciddi durumlarda adet olduğu üzere, Saltanat Divanı’nı toplantıya çağırır ve Divan’ın sayın üyelerinden Müttefiklerin teklif ettiği barış şartları hakkında fikirlerini sorar. İmparatorluğun bu saygın kişileri, sadece eski Sadrazam Ali Rıza Paşa hariç, oy birliği ile imzalanması yönünde fikirlerini açıklarlar.


(Kaynak: Mustafa Kemal / Paul Dumont / Syf 60)


Trakya'da önceki gün başlayan Yunan ileri hareketi devam ediyor. Birinci Kolordu'ya bağlı kuvvetlerin Yunanlılara saldınsı başarısızlığa uğradı. 55. Tümen, Lüleburgaz ve Babaeski'ye çekilerek burada bir savunma hattı kurmaya çalıştı. Yunan kuvvetleri Muratlı'ya vardı, Türk toplarını ele geçirdi. Tekirdağ'a yeni Yunan birlikleri çıktı. İpsala, Keşan, Saray, Malkara işgal altına alındı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 138)


20 Haziran'da Nitti Hükümeti'nin istifa ederek Gioletti Hükümeti'nin kurulmasından sonra İtalya'nın Türkiye'ye karşı tutumu daha da yumuşuyor. İtalya, Yunanistan'a verdiği bir nota ile 29 Haziran 1919 tarihli anlaşmayı bozduğunu bildirdi. Sözü edilen anlaşmada Kuşadası-Aydın-Nazilli çizgisinin güneyinde kalan bölgede, Yunanlıların İtalyan çıkarlarını desteklemesine karşılık, İtalyanlann da Yunanlılann Anadolu'daki çıkarlarını desteklemesini öngörüyordu.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 138)


İşgal altındaki yerlere getirilen yabancı malların, buralardan iç bölgelere gümrüksüz olarak sokulduğunu tespit eden Ankara Hükümeti, bunların vergiye tabi tutulmalarını kararlaştırdı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 138)


Kadıköy Lisesi din öğretmeni Eşref Efendi, yurdun içinde bulunduğu duruma üzülerek intihar etti


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 138)


Kazım Karabekir, yayımladığı bildiride, Kızılordu ile temasa geldiklerini anlatarak 11.Ordu ve 28. Tümen Kumandanı Nikola Filorun Türk ordusuna mesajını aktardı. Mesajda "Türkiye ordusuna selam. Kahrolsun fütuhatçı Müttefik Hükümetler ve onların yardakçıları! Siz ve biz çalışmakta devam edelim. Bütün dünya azat olacak ve aydınlanacak. Türkiye ordusundan Rus Kızılordusu cevap bekliyor. Bize haber gönderiniz. Yaşasın Türkiye! Türkiye ordusu!" deniyor.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 138)


Gökalp'in, kızı Seniha'ya Malta'dan mektubu: Benim düşündüklerim, bütün milletler için müsavi hürriyet ve adalettir. Eğer böyle düşünmek bir cürüm ise, ben bunun cezasına razıyım. Bugün dünya bu müsavi hürriyet ve adalete doğru gidiyor. Zulümler, istibdatlar, emperyalizmler hep bu mefkurenin karşısında eriyeceklerdir...


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 138)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG