23 Ağustos 1921

Sakarya Savaşı başladı... Savaşçı sayısı 180.000'e yükseltilmiş olan, Papulas komutasındaki Yunan ordusu, Sakarya yayının doğusunda hazırlanmış Türk mevzilerine karşı genel bir saldırıya geçti. 100 km.lik bir cephe üzerinde, tarihin en kanlı savaşlarından biri olan Sakarya Savaşı 22 gün 22 gece sürecek. Bugünkü çarpışmalarda, önemli bir nokta olan Mangal Dağı düştü. Fırtınalı bir hava. Sağanak, yağmur, fırtına, önden vurarak Türk askerinin görmesini ve ateş etmesini önledi. Düşen yıldırımdan 4 Yunan askeri öldü. Yunan Birinci Tümeni 300 kayıp verdi. Yunanlılar, çevirme amacıyla Türk Güney kanadına saldırmaya başladılar. Türk Üçüncü Grubu'na verilen emirde, süngü savaşları yapmadan ve emir almadan hiç bir birliğin yerini terk edemeyeceği, emirsiz geri çekilenlerden ilk ihtara uymayanların hemen idam edileceği bildirildi. Buna rağmen Üçüncü Grup'un ileri mevzileri Yunanlıların eline geçti. Türk cephesi kuzeye bükülmeye başladı. Top sesleri Ankara'dan duyuluyor.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Sakarya Savaşı'nda iki tarafın kuvveti: Yunan kuvvetleri: 3.780 subay, 120.000 er, 75.900 tüfek, 48.900 hayvan, 840 kamyon, 2.768 makinalı tüfek, 286 top, 18 uçak. Türk kuvvetleri: 6.855 subay, 122.186 er, 63.416 tüfek, 344 hafif, 354 ağır makinalı tüfek, 181 top, 1.309 kılıç, 41.405 hayvan, 6.1 47 araba, 2 uçak.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Sakarya'yı savunan grup komutanları: 3. Grup: Miralay Arif Bey, (daha sonra Yusuf İzzet Paşa), 12. Grup: Miralay Halit Bey, 4. Grup: Miralay Kemalettin Sami Bey, 2. Grup: Miralay Selahattin Adil Bey, 5. Süvari Grubu: Miralay Fahrettin Bey, Mürettep Kolordu: Miralay Kazım Bey, 1. Grup: İzzettin Bey


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Kral Faysal Irak'ta tahta çıktı. İngilizler, mandaları altında bulunan Irak'ta Faysal'ı tahta çıkarmak için bir suredir gereken zemini hazırlıyorlardı. Faysal için bir halkoylaması da yapılmış bulunuyor. 20 Mart 1920'de Suriye krallığına gelen Faysal, Fransız mandasına yanaşmadığı için tahtından uzaklaştırılmıştı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Hakimiyeti Milliye: Büyük muharebeler el'an başlamadı. -Bütün Anadolu galeyan içinde. Yunanlılar Haç için savaştıklarını ilan ettiler. Anadolu Müslümanları da Kelimetullah'ın ilanı ve Hilalimizin satvetini korumak için ileri avlıyorlar.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Öğüt: Bir Bulgar gazetesinin mütalaası: Zafer Türklerindir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Peyamı Sabah'ta Ali Kemal, Ankara ile İstanbul'un uzlaşması için çalışan Lutfi Fikri'ye cevap veriyor: Ya Ankara ile olunur ya bizimle, muhalefetle. İkisi ortası yoktur


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


İkdam'da Yakup Kadri: Eskişehir, Yunan ordusu için yeni ve öncekinden bin kat zahmetli bir macera eşiği olacaktır. Arkamızı dayadığımız yalçın kayalıkların kovuklarında öyle sırlar vardır ki o yalnız bize görünür. Küçücük Anadolu ordusunun hareket üssü, hiç bir Yunan kumandanının muhayyilesine sığmayacak derecede geniş ve derin noktalara dayanmaktadır. -Sakarya'nın garbındaki büyük harbin devamı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Bütün gözetlemeler ve keşif kollarından alınan raporlar, Yunanların bugün tüm cephe boyunca genel saldırıya kalkacağını kesin olarak belirlemişti. Birlik komutanları savunma hazırlıklarını son kez gözden geçirmiş, savaşçıları uyarmışlardı:

‘Abdest alın. Birbirinizle helalleşin. Düşman bugün saldıracak.’

Cepheye yeni gelen acemi erler şakındılar. Orta Anadolu’nun bulundukları kesimi susuzdu. İçecek su bile binbir güçlükle uzaklardan getiriliyordu. Ortalıkta ne ibrik ve bir testi vardı. Neyle abdest alacaklardı? İçlerinden kimileri hep akıl danıştıkları eski savaşçılara sordular. Aldıkları yanıt hep aynıydı:

‘Mustafa Kemal Paşa’nın emri var. Toprakla abdest alınacak. Savaş alanında komutanın emri Peygamberimizin emridir!’



(Kaynak: Sakarya / Alptekin Müderrisoğlu / Syf 100)

Beklenen gün gelmişti. Yunanların bugün kesin sonuca yönelik saldırıya geçeceğinden kimsenin kuşkusu yoktu. Günlerdir Sakarya doğusunda düşmanı bekleyen Türk savaşçılarındaki sinir gerginliği son kerteye ulaşmıştı. Ama sabahtan öğleye dek önemli bir olay olmamıştı cephe boyunca. Batı cephesi Komutanı İsmet Paşa’nın Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa’ya öğleden sonra verdiği raporun üçüncü bölümünde Türk savunma mevzilerinin güney kanadına doğru beş Yunan tümeninin ilerlediğini gösteriyordu. Yunanların güney kanattan kuşatma isteklerini sürdürdükleri anlaşılıyordu.


Yunan tümenleri saat 15:00’ten sonra Türk savunma mevzilerinin ilerisindeki güvenlik birliklerine çatmaya başladı. Saat 16’ya doğru Türk Savunma mevzilerinin güney kanadında 5 yunan tümeni toplanmış bulunuyordu. Bunlardan 1.Yunan tümeni, Mangal dağını savunmakta olan 5.Türk tümenine saldırıya geçti.


Sakarya Meydan Savaşması artık başlamıştı.

Mangal Dağı Haymana’nın 25 km güneyinde, ana savunma çizgisine göre ileriye doğru çıkıntı yapan tek başına bir mevzi durumundaydı. Bütün özelliği güneye karşı görüş ve ateş üstünlüğünün fazlalığıydı. Yunanların Mangal Dağı’nı ele geçirmeden etkili bir kuşatma yapmaları olanaksızdı. Mangal dağının özelliklerinden yararlanmak isteyen Başkomutan Mustafa Kemal Paşa buraya çok önem vermiş ve üç gün önce asıl savunma mevzi içine almıştı.


Mangal Dağındaki Türk savaşçılar gözlerini dikmiş beklerken öğleye doğru hafif bir yağmur başladı. Yağmur öğle üstü biraz daha arttı. Saat 16’ya doğru bardaktan boşanırcasına yağıyordu. Rüzgar fırtınaya dönüştü. Hava erkenden kararmış gibiydi. Gök gürültüleri ve yıldırımlar Mangal dağının korkunç bir duruma soktu. Savaşçılar çakan şimşeklerin birkaç saniyelik aydınlatmasından Yunanları görmeye çalışıyorlardı. Türk savaşçıları karşıdan gelen yağmurun şiddetli esen fırtınanın, sis ve bulutların etkisiyle görüş ve ateş olanaklarını tümüyle yitirdiler. Düşmanın yüzünü bile göremeden vurulup çamurların içine düşüyorlardı.


Bugün cephenin öteki kesimlerinde de çarpışmalar olmuş, fakat Türk birlikleri savunma mevzilerini korumayı başarmıştı. Ne var ki stratejik öneme büyük olan Mangal dağı, Sakarya Savaşması’nın ilk günü Yunana kaptırılacaktı.


(Kaynak: Sakarya / Alptekin Müderrisoğlu / Syf 100)




GUN GUN KUTULUS yazi.JPG