23 Haziran 1920 Çarşamba

Yunan ilerlemesi ve halkın iç bölgelere göç hareketi devam ediyor. Kırkağaç ve Salihli kasabaları Yunanlılar tarafından işgal edildi. Yunanlıların esir aldıkları Türkleri öldürdükleri söylentisi ve halktaki panik erler üzerinde olumsuz etki yapıyor. Birlikler yer yer dağılıyor.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 96)


Salihli ve civar köylerde yapılan mezalimin bir kısmı şöyledir:


Salihli’nin Sart Köyü’nde muhafız olarak bulunan jandarma neferi Alioğlu Mehmet ile beraber 12 kişi tutuklanarak kazaya sevk edilmişlerdir. Bunlardan bazılarının evleri yakılmıştır. Aynı köyden Gürcüoğlu Hikmet Ağa’nın evi bir Yunan müfrezesi tarafından aranılarak bir çok eşyası gasp edildikten sonra kendisi ve 12 yaşlarındaki oğlu ile birlikte köyden Arnavutoğlu Ömer, Gaffuroğlu Mehmet, Ömeroğlu Hasan, Ömeroğlu Süleyman, Tıraşoğlu Mehmet isimli şahıslar kolları bağlı olarak kasabaya götürülmüşlerdir. Burada 21 gün tutuklu kaldıktan sonra 5 kişi serbest bırakılmış, diğerleri Manisa’ya nakledilmişlerdir.


(Kaynak: Yunan Mezalimi / Mustafa Turan / Syf 200)


20'de Ankara'dan hareket eden Kuvayı Seyyare birlikleri, hızlı bir yürüyüşle Yozgat önüne geldi, şehri kuşattı. Yapılan çarpışmalarda 50' den çok isyancı öldürüldü. Yozgat'ı Çapanoğullarının kuvvetlerinden geri alan Çerkez Ethem, bazı Ermeni evlerini de yaktırdı. Çapanoğlu kardeşler Edip ve Celal, Alaca yönünde çekildiler. Bugün ele geçirilen 12 kişi, isyan kışkırtıcılığından askeri mahkemece asılacaktır.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 96)


Moskova'ya gitmek için Erzurum'da bekleyen Dışişleri Bakanı Bekir Sami Bey, Çiçerin'den Ermenistan yolunun açılmasını istedi. Bekir Sami Bey, Sovyet Cumhuriyeti'nin iyi niyet ve ilgisine teşekkür ederek Ermeni topraklarından geçmediği için Moskova'ya gelemediğini bildirdi ve Sovyetlerin, yol vermeleri için Ermenilerden izin almalarını istedi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 96)


İngiliz Yüksek Komiseri Robeck'in raporuna göre, Paris'e gidecek İstanbul delegelerinden Cemil Paşa ile Reşit Bey, Robeck'in ziyaretine gelerek Türk tasarısının anlayışla karşılanacağı umudunu belirttiler. Robeck onlara, bir an önce Paris'e gidip milliyetçileri kınamalarını tavsiye etti. Onlar, şiddetle kınamakta olduklarını söylediler, İngiliz koruyuculuğuna olan güvenlerini tekrarladılar. Robeck'in yorumuna göre, Reşit Bey, Ferit Paşa'ya karşı entrika çevirdiğinden ve milliyetçilerle işbirliği yapmaya yöneldiğinden derhal İstanbul' dan uzaklaştırılmalıdır. İngilizler, İtalyanların Ankara Hükümeti'ne yakın yürümesinden şikayetçi. Bu konudaki rapora göre, İzmit'teki İtalyanlar, İngilizler için açık bir tehlike teşkil edebilir, Fransa ve İtalyanlar Anadolu'daki kuvvetlerini çekmelidir...


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 96)


Venizelos, Yunanlıların ileri harekata geçme iznini nasıl aldıklarını Yunan Dışişleri'ne yazdı: Bu karan L. George sayesinde elde ettik. Türkiye'nin merkezi yaylada sınırlanması gerektiğini, Türkiye'deki Yunan kuvvetlerini gereği kadar artırabileceğimizi söyledim. Yunan halkından yeni gayretler isteyebilmem için Türkiye'nin parçalanması ile ilgili kararın alınması gerekmektedir, dedim. Tekliflerimin L. George tarafından kabulünü başardım.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 96)


The Times: Bu savaşın sonu tahmin edilemez


Le Matin: Bu tam bir Yunan başansı. Venizelos'un yıldızı, doğunun göklerinde şiddetle parlıyor. Dileyelim ki hiçbir bulut onu kapatmasın.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 96)


Orhan Duru’nun Amerikan Gizli Belgeleriyle Türkiye’nin Kurtuluş Yılları kitabından bir parça:

Yeni kara günler bekliyor Türkiye’yi. Yıl 1920 ve aylardan Haziran. İngilizlerin desteğiyle Yunan Başbakanı Venizelos, Yunan ordularının Anadolu’nun içine doğru ilerlemeleri emrini veriyor. Bu yayılmada İngiliz birliklerinin Yunanlılar kimi yerde yardımcı olduklarını görüyoruz. Yunan birliklerinde gözlemci olarak birer İngiliz Subayı da bulunuyor. Birbiri ardından Batı Anadolu’daki kentler Yunanlıların eline düşüyor. Böylece İngilizler, Yunanlıları kendi amaçları için kullanarak Ankara Hükumeti’ni, Türklerin direnişini cezalandırmak istiyorlar. Aşağıdaki belgede Atina’daki Amerikan temsilcisi Frazier, cepheden gelen haberleri ulaştırıyor.


23 Haziran 1920 Atina


Yunan ordusu dün gece Boulogne bulunan Başbakandan, Küçük Asya’daki Kemalistlere saldırı için emir almıştır. Yunan ordusunun hedefi Afyon’daki demiryolu kavşağını ele geçirmektir. Burası Yunan ordusunun en ileri hatlarından 200 km uzaklıktadır. İyi haber alan çevrelerde Venizelos’un bu ani davranışının hem avantajlı, hem de riskli olabileceği belirtilmiştir.


Frazier


(Kaynak: Amerikan Gizli Belgeleriyle Türk Kurtuluş Yılları / Orhan Duru / Syf 93)


Ali Fuat Cebesoy anlatıyor:


Yunan taarruzu ve ona karşı alınacak tedbirleri İcra Vekilleri Heyetine arz ve muvafakatlarını almak üzere Paşa ile beraber 22/23 Haziran gecesi Eskişehir’den Ankara’ya hareket etmiştik. Trende Paşa ile yeni vazifem ve Ankara’nın yeni vaziyeti hakkında görüştükten sonra kompartımana çekilmiş, başımı ellerimin arasında alıp düşünmüştüm. Umumi harp başlangıcından garp cephesi kumandanlığına tayinime kadar 7 yıl zarfında hiçbir zaman istirahata fırsat bulamamış ve çok yorgun düşmüştüm. Buna rağmen bütün kudret ve kuvvetimi toplayarak kabiliyet ve anlayış göstermek mecburiyetinde olduğumu da takdir ediyordum. Saatler geçiyor, tren Ankara’ya doğru süratle yol alıyordu. Ben hala uyumamıştım, bu gidişle de uyuyamayacaktım. Gözümün önünden geçen ve kafamda sıralanan hadiseler karşısında tedbirler ve çareler arıyordum. Anadolu’nun içlerine girmekte olan Yunan ordusunu ancak yeniden teşkil edilecek muntazam, talimli ve kudretli bir Türk ordusu mağlup edilebilirdi. Böyle bir orduyu kurup yetiştirebilmek için gereken zamanı kazanmakla mümkün olabilecektir. Bu da Yunan ordusunu daha çok içerilere çekip dağınık bir vaziyete sokmak ve uzayacak menzil hatları üzerinde ve cephede dağınık vaziyete girecek kuvvetlerine devamlı baskınlar yaparak toplu hareketine mani olmak, insiyatifi ona vermemek lazımdı. Bu hareket tarzı düşünüldüğü kadar kolay değildi. Çünkü bu baskınları yapacak milli müfrezelerin çoğu dağılmıştı. Elimizde yalnız Çerkez Ethem müfrezeleriyle Aydın milli kuvvetlerinden bazı müfrezeler kalmıştı. Yunanlıların bir yığınağına mesela Uşağa karşı üstün bir ordu hazırlanması kabil olursa, diğer Yunan yığınakları yoruşu ve yıpratıcı baskınlar ile meşgul edilirken hazırlanacak yeni bir Türk ordusu ile müsait bir istikametten Uşak yığınağına taarruz edilebilirdi.


Artık şafağın serinliği altında Ankara’ya doğru yol alan trenin gürültüsünü işitmez olmuştum. Gözlerimi kapattım, dalmıştım. Ankara’ya geldiğimiz zaman kendimi zinde hissettim. Trenden inerken Mustafa Kemal Paşa:


-Nasıl geceyi rahat geçirebildiniz mi?


Diye sorduğu zaman:


-Çok iyi geçirdim, Paşam.


Cevabını verdim. İstasyonda ve mecliste birçok arkadaşa rastlamıştım. Ankara’nın şekli ve havası çok değişmişti. Ankara artık milli karargah olmaktan çıkmış, yeni ve milli bir idareye merkez olmuştu. En çok karşılaştığım sual acaba Yunan ordusunu mağlup edebilecek muntazam bir Türk ordusu kurulabilecek mi? Suali idi.


(Kaynak: Milli Mücadele Hatıraları / Ali Fuat Cebesoy / Syf 480)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG