23 Mart 1921

Üçüncü Yunan genel saldırısı... Gece (22/23) Genelkurmay Başkanlığı, Batı

ve Güney Cephesi Komutanlıklarına bir Yunan saldırısının beklenmekte olduğunu

bildirdi. Yunan ordusu, Bursa ve Uşak

üzerinden olmak üzere iki koldan saldırıya geçti. Yenişehir işgal edildi. Yunanlıların

bu üçüncü genel saldırısı. (Birincisi 22 Haziran 1919, İkincisi 6

Ocak 1921). Üçüncü saldırıda 31 Mart 1 Nisan'da, ikincisi gibi İnönü'nde

durdurulacaktır. Türk kuvvetleri bugün oyalama savaşları yaparak mevzilerine

girdiler. Mareşal Wilson'un kabine toplantısından notları: Yunan

saldırısını görüştük. Başlayacak saldın tamamen gereksizdir. Bütün iş, iğrenç

bir deliliktir. Yunanlılar tamamen L. George'un bilgisiyle saldırıyorlar.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Atina Elçisi Granville'in Curzon'a bildirdiğine göre Yunan Savaş Bakanı,

İngiliz Başbakanı'nın Yunan hareketini desteklemesinden memnun. Yunanistan'da

seferberlik ilanı pek heyecan yaratmış görünmüyor. Venizelos yanlıları

kaygılı görünüyor, saldırının nereye varacağını ve paranın nereden bulunacağını

soruyorlar.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Azerbaycan Hükümeti, Türkiye'ye 30 samış petrol, 2 sarnıç benzin, 8 sarnıç

gazyağı getiren Azerbaycan katarının yola çıkarıldığını Ankara'ya bildirdi.

Yazıda, "Bu ilk yardımımızdır. Türk halkına karşı her zaman dostluk

elimizi uzatmak istiyorduk. Ancak buna Gürcü Menşevik Hükümeti engel

oluyordu. Ama bugün Gürcistan üzerinde de kızıl bayrak dalgalanıyor" denildi.

Ankara, Azerbaycan'dan 17 Mart'ta yardım istemişti.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


İnebolu'da bulunan Şehzade Fuat Efendi, Padişah'ın Sevr Anlaşması lehinde

Tevfik Paşa'ya çektiği telgraf konusunda bir gazetecinin sorusuna "Çektiyse

Damat Ferit ve avanesinin iğfali sonucudur, önemi de yok, çünkü milletimizi

Büyük Millet Meclisi temsil ediyor" dedi. Anadolu'ya geçmek için

İnebolu'ya gelmiş olan Şehzade Fuat Efendi, Hükümet'in buna izin vermemesi

üzerine İstanbul'a dönecektir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Moskova Büyükelçisi Ali Fuat Paşa, Mustafa Kemal'e çektiği telde, Enver

Paşa'nın Almanya'dan Anadolu için silah ve cephane satın almak istediğini,

bu iş için ayrıca eski Levazım Reisi Hakkı Paşa'yı önerdiğini bildirerek bunun

yerine Ankara'dan bir yetkilinin İsviçre'ye gönderilmesini önerdi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Nutuk’tan/


Efendiler, İtilâf Devletleri, delege hey’etimiz vasıtasıyla yaptıkları tekliflerin cevabını almayı beklemeden, daha delegelerimiz yolda iken, Yunanlılar bütün ordusuyla ve bütün cephelerimize karşı taarruza geçtiler.

Görüyorsunuz ki Efendiler, Yunan taarruzu konferans ve sulh hikâyesini bize zarurî olarak terk ettiriyor. Şimdi müsaade buyurursanız, size bu taarruzu ve sonucunu arz edeyim:

Yunan ordusunun Bursa ve doğusunda önemli bir grubu, Uşak ve doğusunda diğer bir grubu vardı. Bizim de kuvvetlerimiz,

Eskişehir’in kuzey-batısında, Dumlupınar’da ve doğusunda olmak üzere iki grup halindeydi. Bundan başka, Yunanlıların İzmit’te bir tümenleri, bizim de ona karşılık Kocaeli Grubu bulunuyordu.

Yunanlıların Menderes boyundaki birliklerine karşı da birliklerimiz vardı. Yunan ordusunun Bursa ve Uşak grupları, 23 Mart 1921 günü ileri harekâta geçtiler. İsmet Paşa komutasında bulunan Batı Cephesi birlikleri, arz ettiğim gibi, Eskişehir’in kuzey-batısında yığınak yapmıştı. Karar, savaşı İnönü mevzilerinde kabul etmekti.

Ona göre tedbir alınıyor ve hazırlıklar yapılıyordu. Düşman, 26 Mart akşamı, İsmet Paşa’nın işgal ettirdiği mevzilerin sağ kanadı ilerisine yanaştı. Ertesi günü bütün cephede karşılaşmalar oldu. Düşman 28’de sağ kanadımıza taarruza geçti. 29’da her iki kanattan taarruz etti.

Düşman yer yer önemli başarılar elde ediyordu. 30 Mart günü şiddetli savaşlarla geçti. Bu savaşların da sonucu düşman lehine oldu

Ben, Birinci İnönü Muharebesi’nden sonra Ankara’da birkaç gün kalıp tekrar cepheye dönmüştüm. Londra Konferansı henüz devam ederken biz yeni bir taarruz bekliyorduk. Bu şartlar altında martın son haftasını bulduk, Yunanlılar 23 Mart’ta tekrar taarruza geçtiler.

Biz Yunanlıların Londra Konferansı devam ederken böyle bir hazırlık içinde bulunduklarını çeşitli kaynaklardan haber almıştık. Londra’daki heyetimizden gelen raporlar, büyük bir Yunan taarruzu ihtimalinin kuvvetli olduğunu gösteriyordu.


( İSMET İNÖNÜ )

NUTUK / 836


ESİRLER VE DEĞİŞİMİ


Kurtuluş savaşı boyunca bazen İtilaf Devletleri ile bazen da Yunanistan ile esir değişimi konusu gündeme gelmiştir. Ancak Lozan Konferansında daha ağırlıklı olarak ortaya çıkmıştır. Lozan’ın diğer sorunları kadar önemli anlaşmazlıklar doğurmamışsa da, konulardan biridir.

Malta, Türklerin sürgüne gönderildiği ya da orada esaret altında tuttukları, Türk edebiyatına da geçmiş bir yerdir. Londra Konferansı sonunda Malta’daki esirlerin bir miktarı serbest bırakılmıştır. Yeni Gün, bu tahliyeyi Milli Mücadele’de daha kuvvetli adımlarla yürüyebilmek için iyi bir gelişme olarak değerlendirmektedir.


İngiltere ile Sovyetlerin ticaret antlaşması imzalama haberi, Türkiye’yi kuşkulandırmaktadır. Fakat bu antlaşmanın uzun süreli olmayacağı, İngiltere’ye bu kısa sürenin Anadolu sorununu çözmek için yeteceği, Türkiye’ye silahı bıraktırabilirse, masa başında Türkiye’yi imha yoluna gideceği, Yunan ordusu, barış ve propagandanın aracı olacağı umulmaktadır. “ Türkiye’yi öldürmek için savaş ve barış silahlarının da kullanıldığı görülmektedir. Öyleyse savaş silahına karşı mücadele veren kuvvetlerin idaresi için Erkan-ı Harbiye Teşkilatı kurulduğu gibi barış silahına karşı da böyle bir kurum kurulmalıydı. Böyle bir kurumun hazırladığı plana ihtiyaç vardı. Barışa plansız, programsız, teşkilatsız, hazırlıksız, yetişmiş adam olmadan girilirse sonuç hüsran olurdu. Barış mücadelesi için hazırlık yoktur. Misak-ı Milli programı ise genel, kapalı ve eksiktir. Barışın anlamı, gerçek şekliyle kavramamış bir mantığın ürünü olan her çözüm Misak-ı Milli olarak anlaşılabilir. Barış programımız yoktur. Muhittin Bey, gafil avlanmaktan kuşku duymaktadır. Barış mücadelesi için zaman kazanmanın yolu olarak da, bütün düşmanları, yurttan atmak gerekmektedir. “ Bu yüzden dış politikada her hangi bir konferansın getireceği kapalı gözle pazarlık barışından kaçınmak, memleketi yavaş yavaş ekonomik ve siyasal mücadeleye hazırlamak gereklidir. Barışı Avrupa’dan gelecek diye beklemek yerine, Türkiye kendi kendine yapmaya çalışmalıdır. Böyle bir hareket için Yunan, denize dökülmelidir.


KURTULUŞ SAVAŞI’NDA ANADOLU’DA YENİ GÜN / NURETTİN GÜLMEZ


Yunan taarruzu 23 Mart'ta başladı. İnönü mevzilerine hazırlıklarımız iyi,. Kesin muharebeyi burada vereceğiz. Toplayabildiğimiz kuvvetleri dağıtmak ve her yerde zayıf kalmak istemedik. Uşak'tan Afyon'a taarruz eden Yunan kolu 24 Mart'ta Dumlupınar mevzilerine işgal ettikten sonra, birkaç gün içinde Afyon'a girdi. Önceden kararlıyız, bu cephede ciddi bir muharebe kabul etmeyeceğiz. Eskişehir üzerine gelen kolu tepeleyeceğiz, Afyon cephesindeki kuvvetlerimiz mümkün olduğu kadar dayandılar Afyon'un doğusunda Konya istikametini örtmeye çalışıyorlar.


Eskişehir istikametinde iki koldan ilerleyen Yunan Kuvvetleri cephenin ileri hattındaki birliklerimiz de muharebe ederek 26 Martta İnönü mevzilerine çatlılar.


İSMET İNÖNÜ HATIRALARI / 238

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG