23 Mayıs 1920 Pazar


İsyancılar üzerine genel saldın başladı. Çerkez Ethem kuvvetleri, Kuvayı İnzibatiye'yi yenerek Sapanca'yı ve 10 Mayıs'tan beri Anzavur kuvvetlerinin elinde bulunan Adapazarı'nı kurtardılar. Çerkez Ethem, isyancılara katılmış bazı köyleri yaktırdı. Ankara'nın gönderdiği öğüt kurulundan Mebus Hüsrev ve Osman Beyler, Meclis Başkanlığı'na yazılarında, isyancı Çerkezbeylerinin "üzücü" olayları yanlış gördüklerini, anlaşmazlığın giderilmesi için kendilerini aracı tayin ettiklerini bildirdiler.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 53)


Adapazarı'nda milli kuvvetlere yenik düşen ve bir ayağı hayvanının altında kalarak ezilen Anzavur Ahmet, İstanbul'a döndü.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 53)


Yunanlılar bütün Batı Trakya'yı işgal ederek Meriç ırmağına kadar geldiler. General Milne, Yunan karşı saldırılarında üç kilometreden daha ileri gitmelerini, sonunda eski yerlerine dönmeleri şartıyla kabul etti. Fransız Genarali d'Esperey de Yunanlılara serbest hareket etme izninin verilmesini önerdi. Yunan Başbakanı, daha sonra, Türklerin, bir saldırı hazırlığını haber almamaları için işgal alanı dışına çıkılmayacağı inancının verilmesini emredecektir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 53)


Karabekir, Milli Savunma Bakanlığı'na gönderdiği raporda, kolordusu bölgesinde Kuvayı Milliye teşkilatı olmadığını, çünkü bu görevin ordu tarafından yerine getirildiğini, şimdiye kadar göreve çağırılmamakla birlikte Trabzon kıyılarında milli kuvvetler tertibatı olduğunu, sınırın doğusundaki Oltu ve Ortakale şuralarının silahlı kuvvetleri olduğunu, bunların beslenmesi için aylık 2.000.000 kuruşa ihtiyaç olduğunu bildirdi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 53)


Fransız kuruluyla yapılan görüşmeler devam ediyor. 23 Mayıs 1920’de imzalanan mütarekeye göre, 29/30 Mayıs gecesinden başlamak üzere 20 gün müddetle iki taraf arasında çatışmalar durdurulacak. İlk on gün Antep, Sis ve Pozantı Fransızlarca tahliye olunacak, Fransızlar Türk milli cereyanına karşı hiçbir davranışta bulunmayacak, bu akımın siyasi amaçlarını gayriresmi olarak destekleyeceklerdi.


Mecliste kimi mebusların karşı çıkmasına rağmen, Mustafa Kemal’in bu mütarekeyi kabul ile sağlamak istediklerinden ilki Adana bölgesindeki milli kuvvetleri takviye etmek ve düzene sokmaktı. İkincisi ise meclis ve hükumet henüz İtilaf Devletleri’nce tanınmamıştı. Fransızların İstanbul hükumetini bırakıp Ankara’ya bir heyet göndererek görüşmeleri, meclis riyasetine hitap etmiş olmaları ve mütarekeye de bu suretle imza koymaları o gün için sağlanması en önemli siyasal başarı idi. Ayrıca bu mütareke ile Fransa, giderek İngilizlerden ayrı düşmeye başlayacak ve sonunda iki ülke ilişkileri soğuyacaktı.


(Kaynak: Mustafa Kemal Paşa’nın Yabancılarla Temas ve Görüşmeleri / Cemal Güven / Syf 105)


İsmet İnönü Anlatıyor:


Antep’te devam eden muharebeler çok sert oluyordu ve iki taraf çok zayiat veriyordu. Bizim Antep’te bulunan Kuvayı Milliyemiz büyük ölçüde subaylarla takviye edilmişti. Her taraftan, her vasıta ile yardım istiyorlardı. Doğudan, batıdan, nerede ne teşkilat yapabilirsek, muntazam bir kuvvet ve ne silah bulursak, her taraftan orasını beslemeye çalışıyorduk. Bir aralık Fransızların bir mütareke teşebbüsü oldu. Antep muharebesine ara vermek istiyorlardı. Uzun boylu konuştuktan sonra yirmi günlük bir mütareke yapmaya karar verdik. Mütareke Mayıs’ın son günlerinden birinde imzalandı. Fakat bu yirmi günün daha haftası dolmadan Fransızlar Zonguldak havzasına bir çıkarma yaptılar. Sordum, aramızda mütareke var, nasıl şey bu? Mütarekeyi yapan başka kumandan, o Suriye’ye bağlıdır, çıkarmayı yaptıran İstanbul’a bağlı bir kumandandır dediler. Biz böyle bir şey tanımayız dedik ve mütarekeyi feshettik.


(Kaynak: Hatıralar / İsmet İnönü / Syf 200)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG