23 Mayıs 1921

İngiliz Casusu Mustafa Sagir, Ankara İstiklal Mahkemesi tarafından idama mahkum edildi. Mustafa Sagir, Hint Hilafet Komitesi delegesi sıfatını takınarak 8 Aralık'ta Ankara'ya gelmiş, görünmez bir mürekkeple İstanbul'a yazdığı mektuplar ele geçirilince ı Mayıs'ta yargılanmaya başlanmıştı. Aynı davadan yargılanan Ferit Cavit, ömür boyu hapse, İzzet ise kalebentliğe mahkum edildi. Mustafa Sagir yarın idam edilecek.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Padişah Vahdettin, İngiltere'ye tatile gitmekte olan Yüksek Komiser Rumbold'u kabul etti. Vahdettin, bu aylarda kamu oyunu meşgul eden Yunan zulümlerinden şikayette bulundu. Ankara yöneticilerini de suçlayan Padişah "Bekir Sami yerine Moskova'dan yeni bir yoldaş getirdiler. Büyük Devletler adil bir barış getirmelidir. Trakya'da tampon bir devlet kurulabilir. Büyük devletler arabuluculuk değil, baskı yapmalıdır. Bolşevikler Kafkasya'nın ötesine atılmalıdır. Türkiye, İngiltere'ye umut bağlamıştır" dedi. Yüksek Komiser, Anadolu'ya Bolşevik sızmasının farkında olduklarını, zamanı gelince tedbir alacaklarını, Anadolu'daki Yunan savaşının bir-iki aydan fazla sürmeyeceğini, Yunan zulümleri için soruşturma açtırdıklarını söyledi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Genelkurmay Başkanlığı, beklenen İtalyan çekilmesi konusunda bir emir yayımlayarak, iki ülke arasında henüz barış kurulamadığı için İtalyanların çekildikleri yerlerde özel törenler yapılamadığını bildirerek, şu sıralarda İtalyanlara iyi davranılmasını ve durumun elverişliliği oranında ziyaretlerine karşılık verilmesini istedi


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


10 Mayıs'ta kurulan Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubu'nun (Birinci Grup) kurulduğu bir genelge ile yurdun her yanına duyuruldu


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


12 Mayıs'ta İstanbul'dan Gemlik'e giden, burada ve Yalova'da Yunan zulümlerini araştıran İtilaf Devletleri temsilcilerinin yanında bulunan jandarma teğmeni ile Gemlik, Yalova ve Orhangazili 4 kişi, İstanbul Hükümeti'nin İçişleri Bakanlığı'na bağlı Göçmenler Genel Müdürlüğü'ne raporlarını yazdılar. Raporda, Yunanların ve Rum çetelerinin yaptığı toplu öldürme, işkence, yağma, ırza geçme ve yangınlar anlatıldı. Bir İngiliz gemisiyle körfez kıyılarında yapılan 10 günlük soruşturma gezisinde İsviçreli Kızılhaç temsilcileri de hazır bulunmuştu.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Malta'dan Tiflis'e gitmekte olan Cihangiroğlu İbrahim Bey, Trabwn limanından Mustafa Kemal'e çektiği telgrafta, şükranlarını ve bundan böyle Ankara Hükümeti'ne hizmet edeceklerini bildirdi. Mustafa Kemal 29 Mayıs'ta teşekkür edecektir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


İkdam: Ankara'daki değişiklik. -Görüş ayrılıklarına itibar edilmeyerek milli gayenin elde edilişine kadar bir fikir, bir ruh ile çalışacağına eminiz. -Japonya İstanbul'da neden bir mümessillik kurdu? Japon mümessili müsteşarı ile mülakat. Açıksöz: Yalova' da kardeşlerimiz Üzerlerine gaz dökülerek yakılıyor.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Casusluk davalarının en ilginci, dışta ve içte önemli etkileri olan Hintli casusu Mustafa Sagir’inki olmuştur. Mustafa Sagir, İngilizlerin Hindistan’ın çeşitli yerlerinden her beş yılda bir, küçük çocuklar arasından toplanıp İngiltere’de kendileri için okutup casus olarak yetiştirdiği ve İngiltere Krallığı için hayatını feda edeceğine yemin eden biridir. 1910 yılında İngiltere adına Mısır’a gidip, burada Mısır milliyetçileri arasına karışarak, edindiği bilgileri İngilizlere bildirmişti. 1911 yılında İngiltere’nin Hindistan valilerinden birinin Almanya’da yetiştirilen bir Hintli tarafından öldürülmesi üzerine, Mustafa Sagir Almanya’ya gönderilmiş, buradaki Hintli talebeleri izleyip, İngiltere’ye bilgi vermişti. Birinci Dünya Harbi içinde de önemli görevler almıştı. İran ve Afganistan’da da yine İngilizler adına çalışmış, hatta Afgan hükümeti tarafından şüpheli görülüp tutuklanmışsa da, İngiltere’nin araya girmesiyle serbest bırakılmıştı. Milli Mücadele başladıktan sonra İngilizler tarafından, bu savaşı yozlaştırmak, gerekirse suikastlar düzenlemek görevi ile Türkiye’ye gönderilmişti. Mustafa Sagir Ankara’ya, Hint Müslümanlarının temsilcisi sıfatıyla gelmişti. Özellikle M. Kemal’in hayatını inceleyip, kendisine suikast yapabilme olanaklarını araştırmıştı.


İnebolu yoluyla Ankara’ya gelen Mustafa Sagir’e geçtiği yerlerde büyük sevgi gösterilerinde bulunulmuş, Ankara’ya girerken de M. Kemal adına Kılıç Ali Bey başkanlığında bir kurul tarafından karşılanmıştı. Daha sonra İçişleri Bakanı Dr. Adnan, Yunus Nadi Bey’ler ve M. Kemal Paşa ile görüşüp Hint Müslümanlarının gönderdiği paradan bahsetmişti. Sagir’in casus olmasından şüphelenen M. Kemal, Dr. Adnan Bey’le bu konuyu görüştü. Adnan Bey de Mustafa Sagir’i sıkı bir göz hapsine aldırdı. Mustafa Sagir, Dr. Adnan Bey aracılığı ile İstanbul’a bir mektup göndermek istedi. Bu mektup kimyasal usullerle incelenince eczalı mürekkeple gizli bilgiler yazılmış olduğu görüldü. Mektubun bu gizli kısmında, İngiliz Albay’ı Nelson’a M. Kemal Paşa’nın yaşantısını, hangi saatlerde evinden çıktığını, yanında kimlerin bulunduğunu, nasıl bir otomobille gezdiğini, otomobilin hızını bildiriyordu. Bunun üzerine eşyaları arandı ve şüpheleri doğrulayan delillerin bulunması sonucu tutuklanıp, İstiklal Mahkemesi’ne verildi. Mustafa Sagir’in yakalanmasında, ona emir, talimat ve para verip çalıştıran Türkiye’deki İngiliz casus örgütünün ve İngiliz Dışişlerinin bütün gizli çalışmalarının, hazırlıklarının meydana çıkarılmasında İçişleri Bakanı Dr. Adnan Bey’in büyük hizmeti olmuştur.


Mustafa Sagir’in muhakemesi büyük ilgi gördü. Duruşmalar geniş bir halk topluluğu tarafından günlerce izlendi. Hakimiyet-i Milliye gazetesi duruşmaları 10 Mayıs 1921’den başlayıp günü gününe yayınladı. Delillerin çokluğu ve kesinliği karşısında Mustafa Sagir suçunu itiraf etti ve geçmişini açıkladı. Muhakeme karar günü olan 23 Mayısa kadar sürdü. Tanıkların dinlenmesine ve özellikle Sagir’in kendisini savunmasına büyük önem verildi. İstiklal Mahkemelerinin öteki duruşmalarına kıyasla uzun bir süre devam etmiş olan bu duruşmalarda, Mustafa Sagir İngiliz Dışişleri Bakanlığı emri ile M. Kemal’i Afgan Kralını öldürdüğü gibi öldürmek üzere görevlendirildiğini açıkladı. Anadolu’da bulunan İngiliz gizli örgütü hakkında önemli bilgiler verdi. Casusluk suçunu kabul etmekle beraber “Bu memleketin evladından değilim. Hiyanet-i vataniye ile maznun olamam. Ben Türk nimeti ile perverde olmadım. Beni İngiliz yetiştirdi. Siz yetiştirmiş olsaydınız, size de aynı hizmeti yapardım” diyerek, bu suçtan idam edilemeyeceğini ileri sürdü. Ankara İstiklal Mahkemesi 23 Mayıs 1921’de, delillere ve şahitlerin ifadesine, kendi itirafına dayanarak suçunu sabit gördü ve idamına karar verdi. Kendisine yardım edenlere de çeşitli cezalar verildi.


İSTİKLAL MAHKEMELERİ / ERGUN AYBARS / 98-99-100


Büyük Millet Meclisi Riyaseti

Başkitabet Evrakı Varidat Kalemi

Adet 6/586

Telgraf

Ankara Heyeti Merkeziyesi’ne Tezkere Ankara 23.5.337 (1921)


Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti

Bütün Livalar Heyeti Merkeziyelerine


1-Türkiya Büyük Millet Meclisi’nde “Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Grubu” unvanını taşıyan bir grup teşkil edilmiştir. Bu grubun asli ilkelerini tespit eden esas maddeleri şudur.


Esas Maddeler


Türkiya Büyük Millet Meclisi’nde teşekkül etmiş Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Grubu’nun temel ilkeleri, mevcut mücadelenin başlangıcından beri Erzurum ve Sivas Kongrelerinde tespit ve son İstanbul Meclisi Mebusanı ile Büyük Millet Meclisi tarafından da kabul ve teyit olunup milletin emellerinin özü olan Misakı Milli esasları dairesinde memleketin bütünlüğünü ve milletin beğınsızlığını temin edecek barışı elde etmektir.


Bu mukaddes gayenin elde edilmesi için milletin bütün maddi ve manevi kuvvetlerini icap eden hedeflere yöneltecek ve kullanacak ve memleketin resmi ve özel bütün teşkilat ve tesislerini bu esas maksadın hizmetinde kılmaya çalışacaktır.


Grup bu milli gayenin elde edilmesine çalışmakla beraber, devlet ve milletin teşkilatını, Teşkilatı Esasiye Kanunu dairesinde şimdiden peyderpey tespite ve hazırlamaya çalışacaktır.


2-Grup dahili nizamnamesi icabınca grup heyeti idaresi genel kongrenin toplanmasına kadar aynı zamanda bütün Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti’nin de merkezi idaresi vazifesini yapacaktır.


3- Grup genel kurulunca gizli oy ile seçilen reislerle heyeti idare üyelerinin isimleri aşağıdadır.

Reis : Mustafa Kemal Paşa

Reis Vekili : Şeref Bey /Edirne)

Reis Vekili : Şevket Bey (Sinop

Üye : Emin Bey (Canik)

Üye : Mustafa Esat Bey (İzmir )

Üye : Mustafa Necati Bey (Saruhan)

Üye : Hamdi Bey (Trabzon)

Üye : Kılıç Ali Bey (Ayıntap)

Üye : Vehbi Bey(Karesi)

Üye : Zekai Bey (Adana)

Üye : Avni Bey (Saruhan)

Üye : Muhittin Baha Bey (Bursa) )

Üye : Mazhar Bey (Üsküdar)

Üye : Osman Nuri Bey (Bursa)

Üye : Rifat Bey (Kayseri)


4-Heyeti Vekilenin 27/28 Temmuz 1336 (1921) tarihli ve 1/59 numaralı kararı üzerine mahalli üst seviyedeki mülki memurların riyasetleri altında bulundurulmasını icap ettiren sebepler ortadan kalktığından, heyeti merkeziyeler ve heyeti idareler cemiyetin Sivas Kongresi’nin tespit ettiği nizamnamesi icabınca seçilmiş reislerin riyasetleri altında milli vazifeyi yapmaya devan eyleyeceklerdir. Bu hususta icra vekilleri heyetince de icap edenlere tebligat yapılmıştır. Heyeti Merkeziye ve heyeti idarelerde noksan bulunan riyeset mahallerine ve üyeliklerine münasip zevat seçilmelidir.


5-Müdafaai Hukuk heyeti merkeziyeleri grup heyeti idaresiyle irtibat ve münasebette doğruca Ankara’daki Müdafaai Hukuk Grubu’nun da reisi bulunan Türkiya Büyük Millet Meclisi Reisi ile haberleşeceklerdir. Kazalar heyeti idareleri livalar heyeti merkeziyeleri ,le ve nahiyeler heyeti idareleri, kazalar heyeti idareleri ile haberleşeceklerdir. Zaruret olmadıkça bu silsileye riayet lazımdır.


6-Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti’nin kendi mücahedesinde çocuğu bulunan milli hükümet teşkilatına ve hükümetin icraatına, hükümet nüfusu tamamen muhafaza etmek ve korumak maksadıyla, müdahaleden sakınmalıdır. Cemiyetin hükümeti takviye ve milleti aydınlatmak ve uyarmak suretiyle yapacağı hizmetler hakkında nizamnamede belirtilen hususlardan başka halin icabına göre vuku bulacak tebligat dairesinde hareket olunacaktır.


7-Cemiyetin kuvveti başlıca bir noktadadır. O nokta fazilettir. Dolayısıyla her türlü hareketlerde şiarımızın fazilet olması lüzumunu hususi ehemmiyet ile hatırlatırım.


8-Nizamnamemiz icabınca her Müslüman ferdin üye bulunduğu cemiyetimizin fazilet ve karşılıklı kardeşlik ve bağımsızlık sevgisi esaslarına dayalı teşkilatın bütün milletin dayanışmasını teminen daha mükemmel ve muntazam bir hale getirilmesi ve heyeti merkeziyelerce kaza heyeti idarelerinin ve kaza heyeti idarelerince de nahiye heyeti idarelerinin bir an evvel teşkilatın tamamlanması ve bu heyetleri teşkil eden reis ve üye isimlerinin özel defterlerine tespiti lazımdır.


9-İşbu tebligat tamamen Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti bütn livalar heyeti merkeziyelerine yazılmış ve Heyeti Vekile’ye de takdim edilmiştir.


Türkiya Büyük Millet Meclisi Reisi

M. Kemal


Heyeti Vekile Riyaseti’ne


Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti heyeti merkeziyelerine yazılan tamim sureti ekte takdim kılınmıştır. İcap edenlere gereken tebligatın yapılması, dördüncü madde icabınca Dahiliye Vekaleti’nden icap edenlere yazdırılması rica olunur. Efendim.


M. Kemal


ATATÜRK’ÜN BÜTÜN ESERLERİ CİLT 11 / 181-182-183


GUN GUN KUTULUS yazi.JPG