23 Nisan 1921

Yeni Türkiye'nin ilk milli bayramı. TBMM, açıldığı gün olan 23 Nisan'ı milli bayram olarak kabul etti. Dini bayramların etkisinin azalacağından çekindikleri anlaşılan bazı mebuslar buna muhalefet ettiler. Muhittin Baha Bey, "Yalnız Türklerin değil, Anadolu'nun değil, bütün İslam dünyasının hayatını, geleceğini kurtaracak bir milletin temelini 23 Nisan'da attık" dedi. Meclisin açılış yıldönümü nedeniyle Ankara'da gösteriler yapıldı. Zonguldak'ta bayram. Doğu'da kutlama


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Mustafa Kemal, Meclis'in açılış yıldönümünü, Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti şubelerine bir telgraf çekerek kutladı. TBMM, Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerinin kongresi olarak kabul ediliyor. Mustafa Kemal, Hakimiyeti Milliye'ye verdiği demeçte, geçen yıl Meclis'in açılışı için yapılan çalışmaları anlattı. "Milletin bağımsızlığı bir hayat meselesidir. Milletin eğilimleri, bağımsızlık savaşında tereddüt edenleri utandıracak derecede yüksektir. Hürriyet ve istiklal, benim karakterimdir. Benim milletimi esir etmek isteyen bir milletin de bu isteğinden vazgeçinceye kadar amansız düşmanıyım" dedi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Doğu Cephesi birlikleri Gümrü'yü boşalttılar. Birlikler çekilirken şehirdeki cephanelikleri havaya uçurdular. (Çiçerin bu durumu 13 Mayıs'ta protesto edecek). Gümrü 7 Kasım 1 92o'den bu yana Türk işgali altında bulunuyor, gerek Ermenistan Hükümeti, gerekse Sovyetler, boşaltma konusunda Ankara'ya notalar veriyorlardı. Sonunda Hükümet, birliklerin Moskova Anlaşması'yla belirlenen sınırın batısına çekilmesini 14'te kararlaştırmış, Karabekir'e bu yolda talimat verilmiş, çekilme 16'da başlamıştı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Enver Paşa'nın (bir süre önce Trabzon'dan sınır dışı edilmiş olması gereken) Halil Paşa'ya mektubu: Cemal (Paşa) bir örnek alayı kurmuş. Para sıkıntısı çekiyoruz. Ankara'ya fikrinin yanlış olduğunu anlatmak gerek. Siz, gerekirse ad değiştirerek Trabzon dışında bir yerde kalabilirsiniz. Afganistan Emiri bana Afganistan'ın en büyük asalet unvanı olan Serdar-ı Ala rütbesini vermiş, belki işe yarar.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Hakimiyeti Milliye, Meclis'in açılış yıldönümü nedeniyle bugün kırmızı mürekkepli olarak çıkmış bulunuyor: Büyük Millet Meclisi Reisi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri'yle mülakat. -Milli bayram gösterileri. Yenigün: Tarih, Türk milleti için yeni bir bayrak açtı ve yeni bir gün yarattı: 23 Nisan. Vakit: Türk tarihinde yeni bir devir açan milli olayın yıldönümü.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Karagöz'ün sinirleri bozuk olan Kral için tavsiyesi: Kan aldırmak istiyorsa askerleri gibi cepheye gelsin!


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Yunanlılar Türkiye’de Mustafa Kemal’in kuvvetlerini hedef alan yeni bir saldırıya hazırlanmakta oldukları bildirilmektedir.


AMERİKAN BASININDA TÜRK KURTULUŞ SAVAŞI / OSMAN ULAGAY / 132


“ 23 Nisan’ın İlk Yıldönümünde Milliyetçi ve Mukeddesatçılar: Bilindiği gibi her yıl 22 Nisan’ın öğleden sonrası ve 23 Nisan gününün tümü ulusal bayram olarak kutlanır. Bu günlerin ulusal bayram olduğu 27/5/1935 tarih ve 2739 sayılı kanunun 2/B maddesinde yazılıdır. Böyle olmakla birlikte 23 Nisan’ın bayram olması çok daha eski bir tarihten 23 Nisan 1921’den gelir. Anlatayım:


Tari, 23 Nisan 1921. Günlerden Cumartesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin toplanmasının birinci yıl dönümündeyiz. Meclis gündeminde Saruhan (Manisa) Milletvekili Refik Şevket (İnce) ve on bir arkadaşının bir yasa önerisi var. Şevki Bey’in bir önerisi var. Her ikisinin amacı da birbirinin aynı:


23 Nisan gününün ulusal bayram olmasını istiyorlar.

İçel Milletvekili Şevki Bey, önerisinde şöyle diyor:

“Büyük Millet Meclisi Yüksek Başkanlığı’na;


Hayat ve bağımsızlığımızın korunması için Türk ulusunun savaştığı büyük devrime rastlayan 23 Nisan 1336 (1920) gününde Büyük Millet Meclisi kurularak ulusun yazgısıyla ilgili işlere elkoymuş bulunduğu mutlu bir gün olduğundan, halkın yüreğinde yüceltmek için bu tarihin resmi günlere giren bir bayram günü olmasını öneririm.”


Refik Şevket (İnce) ve arkadaşlarının yasa önerisi de harfi harfine şöyle ;


Madde 1- Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ilk yevmiye küşadı olan 23 Nisan ayadı milliyedendir.

Madde 2- Tarihi kabulünden muteber olan işbu kanunun icrasına B. Millet Meclisi memurdur.

23 Nisan 1921’de yani ilk toplantısından tam bir yıl sonra, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bu önerilerin görüşülmesine başlanıyor.

Başkanlık makamında Birinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey oturuyor.

İlk sözü Konya Milletvekili Vehbi Efendi alarak şöyle konuşuyor;


Vehbi Efendi (Konya) – Efendim, ulusal amacımıza ulaşmak için başlangıç sayılan bugün, gerçekten bizim ulusumuz için mutlu bir gün olacaktır. (İnşallah sesleri). Fakat gerçek gayemize ulaşmamız, düşmanlarımıza gücümüzü gösterip, özellikle İzmir’e o mübarek bayrağımızı diktiğimiz günde olacaktır. ( O da başka bir gün, sesleri) Efendiler, bu gibi bayramlar ulusun yüreğinden doğar. Dış görünüşüyle, nümayiş yapmakla bayram olmaz. Böyle nümayişlerle ulusun manevi gücünü kuvvetlendirmek, desteklemek istersek, bunlar geçicidir. Bunlarla güçlendirilmez, rica ederim. İçinizde bir tek Hıristiyan yoktur. Ezanı Muhammedi okunuyor da katiyen aldırış etmiyoruz. Eğer ulusun gücünü arttırmak, moralini yükseltmek istersek, onu itikat noktasından yukarı kaldırmak çaresine bakalım.

Yahya Bey (Kırşehir)- O başkadır efendim.

Vehbi Efendi (Konya)- Nasıl başka? Bugün nümayişlere önem verilmez, bu konuda yapılacak bir şey yoktur. Ulusumuz milli amacını tam olarak elde ettiği gün yüreğinde gerçek bayram yaşatır. Rica ederim, böyle kanuna ne ihtiyaç vardır?

Feyzi Efendi (Malatya)- Geçen yıl Ankara’ya sekiz saatlik yerde savaş oluyordu. Biz burada üzüntü ile oturuyorduk. Hamdolsun bu yıl askerlerimiz daha ileri gitmiştir.

Vehbi Efendi (Konya)- Efendiler, bayram, gösteri bir şey yapmaz. Söyleyeceğim budur efendiler.

Feyzi Efendi (Malatya)- Kutsal günleri taktir etmezsek o günlerin değeri kalmaz.

Yahya Galip Bey (Kırşehir)- Hoca Vehbi Efendi hiçbir vakit doğru düşünmüyor. Müsaadenizle söyleyeceğim, eğer sizin fikirlerinizi bu ulus tanımış olsaydı, bu Meclis toplanamazdı. Bu öyle bir ulus bayramıdır ki, bunun üzerine hiçbir bayram düşünülemez. Millet kurtuluş ve mutluluk beratını o gün almıştır.(…) Hoca efendi hazretleri, bugünü gökteki melekler bile yüceltiyor, siz ne için yüceltmek istemiyorsunuz?(…) Sizi buraya gönderenler İngilizler idi. Siz buraya kendiliğinizden gelmediniz.

Başkan – Rica ederim Yahya Galip Bey.

Yahya Galip Bey (devamla) – Bu bir gerçektir efendim. Efendi hazretleri buraya İngilizlerin vasıtasıyla ve aynı zamanda özel trenle gelmiştir.

Hamdi Namık Bey (İzmit)- Ben de şahidim.

Tunalı Hilmi(Bolu)- Evet İngilizler göndermişti.(Şiddetli gürültüler)

Yahya Galip Bey (devamla)- Ne patırtı ediyorsunuz efendiler? Benim sözümü dinlemek zorundasınız. Ben kimseye hakaret etmiyorum. Ne vakit böyle bir milli bayram olur, memleketin sevinçli anları olur, bunun için “ahlakı İslamiye” sokarlar. Her gün her fırsattan yararlanarak temcit pilavı gibi bunu söylemekten ne çıkar? Ben anlamıyorum.

Mahmut Celal(Bayar)(Saruhan)- (…) Bütün insanlığın hain ve rezil düşmanı olan İngilizler son hilafet makamına da saldırdılar. Papaz Fru adında bir casus, ne yazık ki, bugünkü padişahı eline almış.

Neşet Bey (İstanbul) O da onun gibidir. Kahrolsun.

Mahmut Celal Bey(devamla)- Efendiler, her gereği açık olarak söylemek zamanı gelmiştir.(…) Biz tutsaklığı kesin olarak reddediyoruz. Bağımsız olarak yaşadık ve yaşayacağız. Bu bizim hakkımızdır. Rica ederim bu, bütün İslamlar için büyük bir gün değil midir?(Hayhay sesleri)

Ali Şükrü (Trabzon)- Efendiler, hisleriniz gergin, beni sükunetle dinleyiniz.(…) Vehbi Efendi ve yüce arkadaşları ulusun seçmenleri tarafından buraya gönderilmişlerdir.(…) Sanıyorum ki biz kutsal savaşımızın daha başındayız. Boynumuza takılmak istenen tutsaklık halkasını atmak istiyoruz ve atacağız. İşte bütün ulus yaptığı halde bu başarı doğrudan doğruya bize mi aittir?

Mesela bir ordunun başarısı bir kumandana mı ait olacak? Meclis’in kendi kendine; “Ben bu işi yaptım, 23 Nisan’da burada toplandığım gün için bugünü bayram yapıyorum; bu günü siz da bayram yapın” demesi uygun değildir sanıyorum.

Feyzi Efendi (Malatya)- Pek yanlış söylüyorsunuz.

Ali Şükrü Bey(devamla)-(…) Duygusallıkla uğraşmayalım. Birtakım duygusal gösterilerle vakit geçirmeyelim….

Muhitti Baha (Bursa)- Efendim, 22 Nisan ile 23 Nisan arasındaki farkı düşünmek, bu günün milli bayram günü olup olmadığına dair kesin karar vermek için iyi bir ölçü olur. 22 Nisan’da bize hıyanet etmiş, yüksek Halifelik ve Saltanat makamına tecavüz etmiş bir adam (yani Sultan) ve onun takımı vardı. Ulus başsızdı.(…) Ulus burada 23 Nisan’da ilk sözü söyledi ve bu ulusal davaya atıldı, yoktan bir ordu çıkardı. Dağılan halk bir araya toplandı. Milletin başına musallat olan Halifeyi orada yalnız bıraktı. Müslüman alemini ve halkını buraya bağladı.(…) Bu nedenle yalnız Türklerin, Yalnız Anadolu’nun değil, bütün İslam aleminin hayatını, geleceğini kurtaracak bir ulusun temellerini 23 Nisan’da attı, efendiler (Bravo sesleri ve alkışlar) (…) Biz bu günü bayram yapmakla şerefi kendimize özgülemiyoruz. Biz ne yaptık? Yapan ulustur.

Müfit Efendi (Kırşehir)- Efendiler, bu günün bir milli bayram olması gereklidir. İki gün önce Afgan elçisi Sultan Ahmet Han’ı karşılamak için gitmiştim. O zat demişti ki,” Elli yedi gündür 23 Nisan’a yetişmek için menziller aşarak geliyorum: beni Tanrı bunda başarıya ulaştırdığı için sevinçliyim ve Afganistan’ın Müslüman halkı da sevinçlidir.” Diyor. İşte İslamın milli bayramı olan bu günü kutsallaştırmalı ve bu günü her bayramdan daha saygıdeğer olarak kabul etmeliyiz, efendiler (Şiddetli alkışlar)

Refik Şevket (Saruhan)- Koca tarihi canlandırmak şerefini, koca bir tarihi yeniden yaşatmak görevini üzerine alan Meclisimiz, bu günü elbette ve elbette değerlendirecek ve kutsallaştıracak ve bunu torunlarına yadigar bırakacaktır. Buna inandığım içindir ki, Yüksek Kurulunuza, bu önerinin oybirliğiyle kabulünü rica ediyorum.

Refik (Koraltan)(Konya)- Efendiler, 23 Nisan tarihinden önce düşmanlarımızın bizim için sürekli olarak söyledikleri “ Türk ulusu bağımsızlığa layık değildir” sözünü, işte bu büyük güne ulaşmakla yalanlıyoruz ve bunu bu günkü toplantı çözümlemiştir. Bu günün ayadı milliyemizden bir olmak üzere kabulünü rica ederim.

Abdülkadir Kemali (Kastamonu)- Efendim, milli bayram olsun.

Başkan- Efendim, milli bayram olarak düzeltilmesi teklif ediliyor. Kabul edenler lütfen el kaldırsın. Kabul edildi. Efendim, kanun teklifinin bütününü kabul edenler el kaldırsın. Kabul edildi. Efendim, şimdi kabul ettiğimiz kanun gereğince ( bugün resmi tatil olduğundan ) pazartesi günü toplanılmak üzere oturumu kapıyorum.


İLK MECLİS / ORD. PROF. DR. HIFZI VELDET VELİDEDEOĞLU / 114-115-116-117-118-119-120

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG