24 Aralık 1919 Çarşamba

Sivas’tan Ankara’ya gitmekte olan Temsil Kurulu, Kırşehir’de kurbanlar kesi­lerek karşılandı. Mustafa Kemal, Namık Kemal’in bir beytini değiştirerek “Va­tanın bağrına düşman dayasın hançerinî/Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini” dedi. Gençler Derneği’ni ziyaretinde de gençlerin yukarıdan bir şey beklememelerini istedi; milletin, kendiliğinden teşkilatlanma yoluna girdiğini söyledi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 292)


Mazhar Müfit anlatıyor:


24 Aralık 1919 Çarşamba günü Mucur’dan hareketle Kırşehir’e geldik. Hava sisli nemli ara sıra yağmurlu idi. Kırşehir’e gireceğimiz sırada kurbanlar kesildi ve misafir olacağımız haneye yerleştik. Kırşehirli’ler büyük bir tezahüratla bizi karşıladılar. Teşkilatımızın binasını ziyaretle hasbihallerde bulunduk ve hatıra defterine Mustafa Kemal Paşa aşağıdaki yazıları yazdı:


‘Kırşehir gençlerinin vatanımızda gençliğin kıymetli bir enmuzeci olduklarını isbat edecek efkarı metin ve musibe ile mütahalli bulundukları kanaatiyle vaz imza eyleriz.’


H.Behiç-A.Rüstem-M.Müfit-Hüseyin Rauf-M.Kemal


(Kaynak: Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk’le Birlikte Cilt 2 / Mazhar Müfit Kansu / Syf 495)


24 Aralık’ta Kırşehir’e geldi. Her yerde olduğu gibi coşkulu bir kitle tarafından karşılandı. Kırşehir Gençlik Derneği’nde, örgütlenmenin önemini vurgulayan ve gençleri, halkı örgütlemeye çağıran anlamlı bir konuşma yaptı. Dernek anı defterine ‘sağlam ve yanılmaz düşüncelerle donanmış’ Kırşehir gençliğinin ‘vatan gençliğinin değerli bir parçası’ olduğunu yazdı ve konuşmasında şunları söyledi: ‘En önemli kurtuluş ilkesi, halkın örgütlenmesidir. Örgütlenmeyen bir halk, saray karşısında, sömürgelciler karşısında yenilir ezilir. Öyle ise genç aydınlar! Halkın önüne düşeceksiniz. Ulusal bilincin ateşini yakacak ve Türk halkını Bağımsızlık Savaşımızın halkasında örgütleyip, birleştireceksiniz. Bu örgütlemeden nereye çıkacağız? Bu örgütlenmeden halkın yüzyıllardan beri özlediği, halk devleti yoluna çıkacağız. Bu halk hareketini, bir ulusal devlet haline getireceğiz. Kırşehir gülü gibi toprağa, halka bağlı, yeni bir Türk devleti.’


(Kaynak: Ülküye Adanmış Bir Yaşam 1 / Metin Aydoğan / Syf 207)


İtilaf Devletleri Yüksek Komiserleri, Harbiye Bakanı Cemal Paşa’yı Başbakan’a şikâyet ettiler. Onun, talimatları yerine getirmeyip itaatsizlik gösterdiğini belirttiler. Cemal Paşa verdiği cevapta, Yunanlılara karşı direnen halkı bastır­mada çaresizlik içinde olduğunu bildirdi. İtilaf Devletlerinin “suç”u Hükümet’e yüklememelerini istedi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 292)


Deli Halit Bey’in kuvvetleri olan 28. ve 29. Alay Bayburt’ta Şeyh Eşrefin karargâhını sardı. Yarın Şeyh öldürülecek ve ayaklanması bastırılacaktır. Erzurum Valiliği, İçişleri Bakanlığı’na Şeyh Eşrefin öğütleri dinlemeyerek tam bir isyan durumuna girdiğini, Rawlinson Bayburt’ta iken onun görmemesi için askerî harekâtın ertelendiğini, bugün Rawlinson Bayburt’tan ayrıldığı için Şeyh’e karşı silahlı harekete geçil­mesi emri verildiğini bildirdi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 292)


İleri’de C. Nuri: Ameleden bir mebus: Numan Usta.

Peyam’da A, Kemal: Kuvayı Milliye ne idi, ne yaptı? Başıbozukluklar, hoyratlıklar, menfî hareketler, İzmir musibetini genişletti, asayişi bozdu, dışarıyı aleyhimize çevir­di.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 292)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG