24 Kasım 1920

İngiliz Yüksek Komiseri'nin bugünkü raporuna göre üç yüksek komiser, İstanbul Hükümeti'nden Sevr Anlaşması'nin onaylanmasını tekrar istediler ve anlaşma onaylanmadan mali yardım yapamayacaklarını bildirdiler. Rumbold, kendini ziyaret eden Dışişleri Bakanı'na da, onayın İzzet Paşa Kurulu'nun Anadolu'dan dönüşünü beklemeden yapılması gerektiğini bildirdi. Sofya Elçisi Peel, Atchkoft adlı Bulgar milletvekilinin Mustafa Kemal adına ileri sürdüğü anlaşma koşullarını bildirdi. İddiaya göre Mustafa Kemal, Fransa ve İtalya tarafından desteklenmeye önem vermemekte, İngiltere'nin desteğini elde edebilmek için büyük fedakarlıklar yapmaya hazır bulunmaktadır.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Atchkofftan aktarıldığına göre Mustafa Kemal, milli azınlıklara güvence vermeye, Arabistan'la ilgilenmeğe, Bolşeviklerle işbirliğini bırakmağa hazır... W.Osbome'un düştüğü not: Türkiye ile bir anlayışa ulaşmanın avantajları inkar edilemez.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Yüksek Komiser Rumbold, Malta sürgünlerinden 58 kişinin Sevr Anlaşması'na göre kurulacak Müttefik mahkemesinde yargılanmaları gerektiğini bildirdi. Yargılanması istenen kişilerden bazıları şunlar: Ali İhsan Paşa, İsmail Canpolat, Hoca Rıfat Efendi, Şükrü (Kaya), Sait Halim Paşa, Halil (Menteşe), Kara Kemal, Ahmet Şükrü (Esmer), Ağaoğlu Ahmet, Abdülhalik (Renda), Ali Cenani Bey...


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Wilson'dan sonra ABD Cumhurbaşkanlığı'na seçilecek olan Harding, Yunanlılar Kulübü Başkanlığı'na gönderdiği yazıda, Batı Anadolu'nun, Trakya'nın ve 12 Ada'nın Yunanistan'a verilmesini desteklediğini bildirdi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Aynı günlerde yazılmış olan 3 Kasım 1920 tarihli Ermeni notası ise şu özellikleri taşıyordu; Her ulusun geleceğini kendi saptaması ilkesine uygun olarak Ermenistan Cumhuriyeti’nin hukuku ve mevcut bağımsızlığı Türkiye halkı ve TBMM kabul etmiş ve onaylamıştı. Bundan, Ermeni Ulusu ile Ermeni Hükümeti haberdardır. Ermenistan’a açılan savaşın nedenleri belirlenmediği gibi amacıda açıklanmadı. Bu girişimi yukarıdaki söz konusu ilkeye göre anlamak son derece güç ve çok da şaşılacak bir durumdur. Böyle bir saldırı yok yere kan dökmeye neden oluyor. Ermeni Hükümeti, son kez Ekim’in dokuzunda aradaki anlaşmazlığın barış yoluyla çözümlenmesi için İstanbul temsilcisi aracılığı ile Türk yetkililerine baş vurmuştu.. Ermenistan Hükümeti, aynı duygularla bugün doğrudan doğruya TBMM’ne ve onun hükümetine baş vurarak, barış yoluna girilmesini öneriyor.. temsilcilerin görüşme zamanlarının saptanmasını.. Ermenistan Hükümeti’nin bu ilk notasının altına Ahancaniyan imzası vardı. Bu durum Hakimiyet-i Milliye gazetesinde eleştirilerek, “Hariciye Komiseri” ünvanını taşıyan bir kimsenin Bolşevikliği, dolayısıyla Komünizm ilkeleriyle işleri yönetmeyi kabullenmiş olacağı böylece de Anadolu’nun halk hükümetini tanımak yerine, İstanbul’un emperyalistlerin oyuncağı olmuş olan “bendegan” hükümetiyle ilişkide bulunmasının son derece anlamlı olduğu ileri sürülüyor, bunun da Anadolu Hükümeti’ni tanımamak amacına yönelik bir girişim sayılacağı savunuluyordu.


Erivan Hükümetinin bu notası Ankara Hükümeti’ne ulaştıktan sonra, 8 Kasım 1920 tarihinde yanıtlandı. Barış koşulları olarak şunlar önerildi:


1- Türkiye-Ermenistan sınırının saptanması salt istatistik ve genel oy sorunu olacaktır. Anlaşmazlık durumunda olan tüm yörelerin sınırları gerek Bolşevikler gerekse Wilson’ca yayınlanan “ Her ulusun kendi geleceğini saptama hakkı kendisine aittir” ilkesine uygun olarak belirlenecektir…buraların güvenliğinin her iki ulusun ortak jandarma birliklerince yerine getirilmesini uygun görüyoruz. Bu çözüm biçimi Batılıların Asya ve Afrika uluslarına karşı uyguladıkları siyasi aldatmacalara pek büyük bir darbe olacaktır. Bunun özellikle İngilizlere hoş görünmek amacıyla Erivan Hükümeti’nce kabul edilmesinden kuşkuluyuz.


2- Ermenistan’ın her çeşit gereksinimine ve doğal bir ekonomik durumun oluşmasına elimizdeki tüm araçlarla yardımcı olacağız.


3- Her iki yan, demiryolu ve her çeşit taşım araçları üzerinde tam bir özgürlük içinde kullanım hakkına sahip olacaktır.


4- Göç eden Ermenilerin eski yerlerine dönmeleri kabul edilecektir.


5- Türkiye, gelecekteki güvencesi açısından “teminat-ı fiiliye” istemektedir. Temsilcilerimiz Gümrü’de barış görüşmeleri ve imza için tam yetkiye sahip olarak Ermeni temsilcilerini beklemektedirler.


6- Silah bırakışması Doğu Cephesi Komutanlığı’nca tarafınıza bildirilmiştir.


Ahmet Muhtar tarafından gönderilen bu notanın 6. Maddesinde söz konusu edilen silah bırakışması yedi maddeden oluşmaktaydı. Bırakışma Çağadamard gazetesinden alınarak 24 Kasın 1920 tarihli İkdam’da yayınlanmıştı. Özetle şu koşulları içeriyordu:


1-Gümrü’de 2000 adet tüfek, 20 adet ağır ve 40 adet hafif mitralyöz, 3 batarya, 4000 adet tüfek mühimmatı, 6000 top mermisi, 2 demiryolu makinası ve 50 vagon teslim edilmeli


2- Ermeni askerleri 3 gün içinde belirli bir sınırın doğusuna çekilecekler


3- Her çeşit mühimmat taşımacılığı durdurulacaktır


4- Bırakışmanın 3. Akşamı her iki yanın temsilcileri barış görüşmelerine başlamak üzere Gümrü’de bulunacaklardır


5- Bırakışma süresince Türk birlikleri bulundukları sınırdan ileriye geçmeyeceklerdir.


6-Bırakışma koşulları Ermeni öncü güçlerine duyurulması saatinden başlamak üzere uygulanmaya konulacaktır.


KURTULUŞ SAVAŞINDA TÜRK BASINI / Dr. İzzet ÖZTOPRAK / 230 – 231 – 232

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG