24 Nisan 1921

İstanbul Birinci Divan-ı Harb-i Örfi, Kuvayı Milliye'ye katılmanın suç olamayacağını, bu suçlamayla mallarına haciz konanların üzerindeki haczin kaldırılması gerektiğini belirten bir tutanak hazırladı. Başkan Hurşit Paşa ve üyelerin imzalarını taşıyan tutanağa göre, Kuvayı Milliyecileri suçlu saymak, vatan savunması gibi şerefli bir işle çelişiyor ve eskiyi yaşatma anlamına geliyor. Ermeni kınını suçlularını yargılamak için 16 Aralık 1918'de kurulan Divan-ı Harb-i Ôrfi'ler, 11 Mayıs 1920'de Mustafa Kemal'den başlayarak birçok Kuvayı Milliye önderini idama mahkum etmiş, Tevfik Paşa'nın Hükümet kurmasından sonra hükümler Temyiz'de bozulmuştu. 16 Nisan'da Harbiye Bakanı, Kuvayı Milliye ile ilgili dosyaların kaldırılmasını istemişti.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Yalova'ya bağlı Çınarcık Köyü'ne gelen Yunan askerleri ve çevre köylerden toplanıp silahlandırılmış Rum çeteleri, köylerdeki evlerden Müslümanlara ait olan ı 2o'sini yaktılar, bu evlerde oturan halkın bir kısmını süngü, balta ve kurşunla ya da ateşe atarak öldürdüler. Yunan Kocadere Köyü'nde birçok Türk öldürüldü, kadınlara saldırıldı, evler, içlerindeki insanlarla birlikte yakıldı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Azerbaycan Devrimci Komitesi Başkanı Neriman Nerimanof ve Dışişleri Bakanı M.D. Gusseynov, TBMM'nin kuruluş yıldönümünü kutladılar. Kutlama yazısında "Zafer bayrağını yakında İstanbul'a dikeceğinizden eminiz. Yaşasın Devrimci Türkiye! Yaşasın Sovyet Federasyonu'nun Türkiye ile ittifakı! " denildi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Ankara Hükümeti, Dünya Savaşı'nda iyi hizmetleri görülenlere verilen madalyaların daha sonraki savaşlarda fedakarlığı görülenlere de verilmesini öngören bir kararname çıkardı


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Nurettin Gülmez ‘Anadolu’da Yeni Gün’ kitabında gazetenin Türkiye-Azerbaycan İlişkilerine bakışını anlatıyor:


Azerbaycan Türkiye ilişkilerinin iyi olmasını özellikle Türkiye, ta baştan beri arzu ediyordu. ‘Azerbaycan için geçmişte çok büyük fedakarlıklar yapan Türkiye, o sıralarda bir ölüm kalım savaşı veriyor, ama Azerbeycan Türkiye’ye yardımdan kaçınıyordu. Anadolu ise, Azerbaycan’ın Bolşevik Rusya ile bir anlaşma imzalayarak, Anadolu Türkleri ile birleşmesini bekliyordu.’


Bu soğukluğu Yeni Gün’de de izlemek mümkündür. ‘İran şahları, Azeriler’i şii olduğu için, aradaki mezhep farkından faydalanarak, bu kardeş ulusu Anadolu’dan ayırmışlardır. Halis Türk olarak Azerbeycan’ın bir kısmı Çarlık yönetiminde kalmış, diğer kısmı İran yönetimine girmiştir. Çarlık yönetiminde kalanlar şimdi Sovyet yönetimindedir. Sovyet yönetiminden sonra resmi dil Rusça olduğu için Türkler, yönetici yetiştirme faaliyetlerine katılmamıştır. O yüzden yöneticiler Rus, Ermeni ve Gürcü’dür. (25.Nisan.1921 Yeni Gün)


(Kaynak: Anadolu’da Yeni Gün / Nurettin Gülmez / Syf 43)


337 (1921) senesi futbol müsabakalarının hitamını (sona ermesini) evvelce haber vermiştik. Cuma Birliği’nden Fenerbahçe ve Pazar Birliği’nden de İttihadspor kulübü şampiyonluğu ihraz etmişlerdir. İstanbul İdman Birliği’nden de Beşiktaş Terbiye-i Bedeniye Yurdu birinciliği ihraz etmiştir.


Bu çelişkili haberlerin hangisinin doğru olduğunu bilmek pek mümkün görünmüyor. Türk İdman Birliği 1921-21 sezonunda oynanan müsabakaların tamamına ulaşılamadığı için bu konuda yorum yapmak doğru olmaz. Bu noktada en iyi çözüm Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün – eğer en azından bir kısmı duruyorsa – arşiv kayıtlarını esas almak olacaktır.


Adını koyup, düzenlediği ilk kupayı Altınordu’ya kaptıran Galatasaray, 1921 senesinin Nisan ayı içinde bir turnuva daha tertip etti. İlk turnuvaya nazaran daha geniş bir katılımın olduğu Galatasaray Kupası müsabakaları sırasında Fenerbahçe ve Beşiktaş kulüpleri tarihlerinin ilk futbol müsabakasını oynayacaklardı. Fakat talihin garip bir cilvesi olarak, Galatasaray’ın koyduğu kurallara itiraz eden Beşiktaş turnuvadan çekilince bu müsabaka maalesef oynanamadı. İki kulüp ilk maçlarını bu tarihten ancak sene sonra yapabildiler.


Futbol tarihini anlatan kaynaklarda – bölümün başında yazılan- Galatasaray’ın düzenlediği ilk turnuvadan hiç bahsedilmemekte, bu ikincisi ise ilk turnuvaymış gibi anlatılmaktadır. Oysa Galatasaray, adını koyduğu bu turnuvaları toplam üç defa tertip etmiştir. Memleketimizde eliminasyon usulünün ilk defa uygulandığı bu turnuvaları futbol tarihimiz içinde özel bir yere koymak gerekir.


Galatasaray’ın ikinci turnuvasına tam on kulüp iştirak etti. Galatasaray, Fenerbahçe, Darüşşafaka, İstanbul Ermeni Karması, Hilal, İtalyan Stella, Vefa, Beylerbeyi, Beşiktaş ve Anadolu kulüpleri bu kıymetli kupayı kazanmak için çarpıştılar.


Turnuvanın yarı finalinde karşı karşıya gelen Fenerbahçe ile Beşiktaş kulüpleri arasındaki futbol maçı, Beşiktaşlıların sahadan çekilmeleri sebebiyle oynanamadı. Siyah-beyazlıların sahadan çekilmesine sebep olan hadiseyi İkdam gazetesi şöyle izah etmiş.


Fenerbahçe – Beşiktaş


Çekilen kura mucibince ilk oyun Beşiktaş ile Fenerbahçe arasında idi. Müsabakaların muntazam bir program tahtında (altında) icrası ve karışıklığa meydan vermemek için Galatasaray kulübü hafta içinde turnuva müsabakasına iştirak eden kulüplere birer tezkere yazarak, her kulübün kendi oyuncularıyla isbat-ı vücut etmelerini ( sahaya çıkmalarını ) bildirmişti.


Fakat Beşiktaşlılar Ünyon Kulüp’ten (İttihatspor Kulübünden) Bekir ve sabık Ünyon azasından Refik Beylerle geçen hafta misillü (olduğu gibi) takımlarına ithal ettiklerinden bittabi, Galatasaray kulübü buna itiraz etmiş ve bin-netice (sonuç olarak) Beşiktaşlılar sahadan çekilerek, Fenerbahçe galip addedilmiştir.


Galatasaray’ın düzenlediği turnuvada üç kulüp Fenerbahçe, Ermeni Karması ve Galatasaray finale yükseldi. Üç kulübün aralarında yapacağı maçlar neticesinde turnuvayı kazanan takım belli olacaktı.


İlk maç 24 Nisan 1921 Pazar günü Fenerbahçe ile Ermeni Karması arasında yapıldı, Büyük bir çekişmeye sahne olan maç 1 – 1 sonuçlandı. İkinci maç ise turnuvanın diğer finalisti Galatasaray ile ilk maçında Fenerbahçe ile berabere kalan Ermeni Karması arasında cereyan etti. 29 Mayıs’ta icra edilen bu müsabakayı Galatasaray zor da olsa 2 – 1 kazandı.


Final gurubunun son maçı Galatasaray ile Fenerbahçe arasında oldu. Ermenilere karşı galip gelen Galatasaray’a kupayı kazanması için Fenerbahçe önünde alacağı bir beraberlik dahi yeterli olacaktı. İki ezeli rakip arasındaki bu mühim final maçı 2 Haziran Perşembe günü Kadıköy’de oynandı.


ESİR ŞEHİRDE SPOR / MEHMET YÜCE / 206-207-208


GUN GUN KUTULUS yazi.JPG