25 Ağustos 1921

Sakarya Savaşı'nda üçüncü gün. iki taraf kuvvetleri geceden bu sabaha kadar çarpıştı. Beylikköprü'den Haymana'nın 25-30 km. doğusuna uzanan ve bütün cephelerde saldırıya geçen Yunanlılarla şiddetli savaşlar bütün gün de devam etti. Türbetepe önce Yunanlıların eline geçti; 7.Tümen'in alayları şiddetli saldırılar sonucu tepeyi "yığın halinde düşman cesetleri ve parçalanmış ağır makinalı tüfek ve hafif silahlarla lebalep dolu bir enkaz olarak" geri aldılar. Ancak tepe sonunda Yunanlıların eline geçti. Bu çarpışmalarda savaşa giren subay ve erlerin yüzde 15.4'ü (22 subay, 452 er) öldü. Dün Yunanlıların eline geçen Mangaldağı'nı geri almak için yapılan saldırılardan bir sonuç alınamadı. Mangaldağı kıyısındaki bir tepe karşılıklı şiddetli saldırılarla 6 sefer el değiştirdi. Yunan kuvvetlerinden 159 deve, 66 eşek, 1 otomobil Türklerin eline geçti. Genelkurmay Vekili Fevzi Paşa, Başkomutanlığa raporunda durumun önemli, başka bir raporunda da umut verici olduğunu belirtti


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Kral Konstantin, Eskişehir' de The Daily Telgraph muhabirine verdiği demeçte "Mustafa Kemal bu savaşı kabul ederse ordusunu yok edeceğiz. Ankara'ya gireceğimizi umuyorum" dedi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Rus Sovyet Cumhuriyeti'nden gönderilen altınların ikinci bölümü Ankara'ya ulaştı. Silah ve cephaneler de kağnılarla Ankara'ya getiriliyor. tik bölüm 10 Ağustos'ta gelmişti. Üçüncü parti ise 4 Ekim'de gelecek


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Bulgar Komünist Partisi meclis üyesi Atasanov, Ankara'ya gidip Mustafa Kemal ile görüşen Çiftçi Partisi'nden Grozkov ile arkadaşlarını savundu. "Eğer Mustafa Kemal'le görüşmüşse bahtiyardır. Bulgar halkı, Bulgar Hükümeti de durumunu, Mustafa Kemal'in getirdiği seviyeye getirseydi ne kadar bahtiyar olurdu" dedi. İtilaf Devletlerinin ağır baskısı nedeniyle Grozkov'un Ankara gezisi gizli tutuluyor ve ağır eleştirilere uğruyordu.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Ayine'nin 2. sayısı: Ayşe'den Mehmet'e mektup: Vatanın derdiyle coşan Mehmedim/Esaret ağından boşan Mehmedim


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


1.Yunan Kolordusu Komutanı General Kondilis dün ertelenen planı bugün uygulamak üzere kolordusunu saldırıya geçirtti. Tümenler üç ayrı koldan gece karanlığında ileri atıldılar. Saldırının odak noktası Türbetepe’ydi. Türbetepe Mangal dağından sonra cephenin güney kanadının stratejik yönden ikinci önemli noktasıydı. Yakın dövüş tam 5 saat sürdü. Türbetepe’yi 7.tümen savunuyordu. Komşu tümenlerden iki alaylık bir destek alarak yaptığı karşı saldırı da işe yaramadı. Türbetepe’nin her iki yanında cephesi bulunan 2. Ve 3.grupların iç kanatlarından kuşatılmasını önlemek amacıyla Yarbay Ahmet’e geri çekilme emri verildi. Boşaltılan tepede Yunan bayrağı dalgalanıyordu.


Başkomutan Mustafa Kemal Paşa Mangal dağı kesimindeki bunalımlı durumu daha yakından izlemekle amacıyla cephe gerisine geldi. Göğsündeki sargılar nedeniyle atının üstünde dimdik duruyor, göğüs kafesini saran ağrıları sezdirmemeye özen gösteriyordu. Yunanlar saldırıya geçince dikkatle izlemeye koyulmuştu. Mangal dağını geri almak için ileri atılan birliklerin bocaladığı anlaşılıyordu. Bu sırada cephenin bir yanında gedik açan düşman gediği genişletmekte ve ilerlemekteydi. Mustafa Kemal Paşa hemen emrini verdi:


‘Derhal yedekteki birliklerden yardım gönderilecek ve düşman süngü saldırısıyla eski mevzilerinden atılacaktır.’

‘Yedekte hiç kuvvet kalmadı. Hepsi çarpışmada. Yalnız Topal Osman’ın askerleri vardır.’

‘Kim olursa olsun süngü saldırısı yapacaktır!’

‘Bunların süngüsü yoktur.’


Başkomutan bir an düşündü. Gediği kapatmak zorundaydı. Giresunlu Topal Osman’ın adamları geleneksel Karadeniz giysileriyle cepheye gelmişlerdi. Süngüleri yoktu. Bellerindeki eğri Sürmene bıçaklarını anımsayan Mustafa Kemal Paşa son emrini verdi:


‘Osman Ağa’nın askerleri bellerindeki Sürmene bıçaklarıyla düşmanın üstüne atılacak ve eski mevzilerine atacaktır!’


Mustafa Kemal Paşa’nın emrini alan Topal Osman Ağa, alayını toplayarak çetecilere seslendi:

‘Arkadaşlar yurdunu ırzını namusunu seven karşıdaki Mangal Dağa saldırsın. Düşman Mangal dağı eteklerinde. Kim Mangal dağına sancağımızı dikerse onu ödüllendireceğim. Kendisine izin verip memlekete göndereceğim. Ayrıca 100 lira da bahşiş vereceğim. Memlekette ev ve toprak vereceğim.


Karadeniz giysili savaşçılar sırt çantalarını topluca bir yere bırakarak avcı düzenine girdi, saldırıya geçti. 47.Bağımsız Alay, cephedeki adıyla Topal Osman Alayı hava kararıncaya dek vuruştu. Sonra tümenle birlikte geri çekildi. Yitikleri çoktu. Sırt çantalarını bıraktıkları yere dönen yorgun savaşçılar çantalarını sırtlanarak gece konaklama yerlerine çekildiler. Ortada bir çok sırt çantası kalmıştı…


(Kaynak: Sakarya / Alptekin Müderrisoğlu / Syf 116)


Mustafa Kemal’in Sakarya Zaferi sonrası 19 Eylül 1921’de mecliste bir konuşma yaptı. O konuşmanın bugün ile ilgili olan bölümünden kesitler:


25 Ağustos günü düşman Beylikköprü’den Haymana’nın 20-30 km daha doğusuna kadar uzayan bütün cephe üzerinde genel taarruza geçti. Bu taarruzlar daha başlangıcında genel olarak yalnız bir nokta müstesna olmak üzere büyük zaiyat ile püskürtüldü ve durduruldu. Yalnız Haymana güney sahasında Alancak kuzeyinde Türbetepe denilen bir mevzimiz vardı ki, düşman burayı geçici bir surette işgal etmiş bulunuyordu. Fakat aynı günde o civarda bulunan ihtiyat kıtalarımız karşı taarruza geçti ve pek kahramane taarruz ve hücumlarla düşmanın oraya dahil olmuş olan kıtalarını hemen tamamen dilecek bir surette imha etmiş.


Buradaki düşman askerinin küçük bir kısmını teşkil eden kalan kısmını kuyuya atmıştır ve bu suretle aynı günde orası tekrar geri alındı. O günkü muharebede düşman bu tepede Yıldızdağı civarında fevkalade zayiata uğratıldı.


(Kaynak: Atatürk’ün Bütün Eserleri Cilt 11 / Syf 404)


GUN GUN KUTULUS yazi.JPG