26 Ekim 1919 Pazar

(Sait Molla Rahip Frew’a bugün 8.mektubunu gönderdi. Bu vesileyle İngiliz Muhipleri Cemiyeti ve mektuplar hakkında Nutuk’tan alıntılarda bulunacağım.)


Nutuk’tan/


İstanbul’da çeşitli maksatlarla gizli ve açık olmak üzere kurulmuş, parti veya dernek adı altında birtakım kuruluşlar da vardı.


İstanbul’da önemli sayılabilecek kuruluşlardan biri İngiliz Muhipleri Cemiyeti (12) idi. Bu addan, İngilizlere dost olanların kurduğu bir dernek anlaşılmasın. Bence, bu derneği kuranlar kendi şahıslarını ve kendi çıkarlarını gözetenler ile, kendi çıkarlarının korunma çaresini Lloyd George (Loyt Corc) hükûmeti aracılığı ile İngiliz himâyesini sağlamakta arayanlardır. Bu zavallıların, İngiliz Devleti’nin Osmanlı Devleti’ni bir bütün olarak korumak ve himaye etmek isteğinde olup olamayacağını bir defa olsun dikkate alıp almadıkları, üzerinde düşünülmeye değer.


Bu derneğe girenlerin başında Osmanlı Padişahı ve Halîfe-i Rûy-i Zemîn (13) ünvanını taşıyan Vahdettin, Damat Ferit Paşa, Dahiliye Nâzırı (14) olan Ali Kemal, Âdil ve Mehmet Ali Beyler ile Sait Molla bulunuyordu. Dernekte Rahip Frew (Fru) gibi İngiliz milletinden bazı macera heveslileri de vardı. Yapılan işlemlerden ve gösterilen faaliyetlerden anlaşıldığına göre, derneğin başkanı Rahip Frew idi.


Bu derneğin iki yönü ve iki ayrı niteliği vardı. Biri açık yönü ve usulüne uygun teşebbüslerle İngiliz himâyesini sağlama amacına yönelmiş olan niteliği idi. Öteki de gizli yönüydü. Asıl faaliyet bu gizli yöndeydi. Memleket içinde örgütlenerek isyan ve ihtilâl çıkarmak, millî şuuru felce uğratmak, yabancı müdahalesini kolaylaştırmak gibi haince teşebbüsler, derneğin bu gizli kolu tarafından idare edilmekte idi. Sait Molla’nın derneğin görülecektir. Bu dernek hakkında söylediklerim, sırası geldikçe yapacağım açıklamalar ve gereğinde göstereceğim belgelerle daha kolay anlaşılacaktır.açıktan yaptığı çalışmalarında olduğu gibi gizli çalışmalarında da ondan daha çok rol oynadığı görülecektir.


(Mektupların tamamı Nutuk’ta bulunabilir. Uzunluğu sebebiyle ben mektuplardan alıntılar yapacağım.)


Nutuk’tan/


Millî Mücadele sırasında uğradığımız açık ve gizli güçlükler üzerinde köklü bir fikir verebilecek ve gelecek kuşaklara ibret olacak nitelikteki söz konusu belgeleri, olduğu gibi bilgilerinize sunmayı uygun buluyorum. Bu belgeler, İngiliz Muhipler Cemiyeti’nin sözde başkanı olarak tanınmış bulunan Sait Molla’nın Mister Frew adındaki rahibe gönderdiği mektupların kopyalarıdır.


Efendiler, bu mektupların suretlerinin alındığını hisseden Sait Molla’nın, Türkçe İstanbul gazetesinin 8 Kasım 1919 tarihli nüshasında bu mektuplardan söz ederek sert bir dille kaleme alınmış bir tekzip yayınlamış olmasına rağmen, gerçekler inkâr edilemez. Bu mektupların suretleri, Sait Molla’nın evinden ve mektupların müsveddelerinin yazılı bulunduğu bir defterden aynen alınmıştır. Bu durum bir yana, mektupların içindekiler, memlekette kendini gösteren durumlar ve olaylarla ve ayrıca, ne oldukları ortaya çıkan bazı şahıslarla tam bir uygunluk göstermektedir. Şimdi müsaade buyurursanız bu mektupları tarih sırasıyla arz edeyim:


11.10.1919- Birinci Mektup


Aziz dostum,


Verilen iki bin lirayı Adapazarı’nda Hikmet Bey’e gönderdim. Oradaki işlerimiz pek yolunda gidiyor. Birkaç gün sonra verimli sonuçlarını elde edeceğiz.


Dün sabah Adil Bey’le birlikte Damat Ferit Paşa Hazretleri’ni ziyaret ettim. Biraz daha sabretmeleri ve beklemeleri gereğini tarafınızdan kendilerine bildirdim. Paşa Hazretleri, cevap olarak size teşekkür etmekle birlikte, Kuva-yı Milliye’nin Anadolu’da tamamen kök saldığını, buna karşı bir hareketle başındaki mel’unlar tepelendirilmedikçe, kendilerinin iktidar mevkiine gelemeyeceklerini, Kuva-yı Milliye’nin dağıtılması için şanlı İngiliz Hükûmeti nezdinde hemen teşebbüse geçilerek, Babıâli’ye, milletvekili seçiminden önce ortak bir notanın verilmesini rica ediyor.


İkinci Mektup


Hikmet Bey paraları almış. Biraz daha para istiyor. Ferit Paşa, Babıâli’ye verilecek notayı her dakika beklemektedir. Zâtışâhâne bu durumdan pek üzgündür. Teselli ettirmeniz ve daima kendisine ümit verici demeçler verdirmeniz çıkarlarımız gereğidir. Bizim padişahların her şeye karşı zayıf olduklarını unutmayınız.


Not :


Ali Kemal Bey o zatla görüşmüş. Konuşmayı idare edemediğinden karşısındaki maksadını anlamış ve hattâ kendisine esaslı bir hakaretle «biz sizin İngilizler hesabına çalıştığınızı anladık» demiş.


19.10.1919 – Üçüncü ve Dördüncü Mektup


Yapılan propagandaları göz doktoru Esat Paşa kolu ve özellikle Çürüksulu Mahmut Paşa, resmî bilgilere dayanarak durmadan tekzip ettiriyor ve halkın heyecanını yatıştırmaya çalışıyorlar. Bu adamlara başvurulduğunda hiç cevap verilmemesini, dün kararlaştırılan zâta, Zâtışâhâne vasıtasıyla emir vermenizi rica eder saygılarımı sunarım.


21.10.1919 – Beşinci Mektup


23/24 Ekim 1919 – Altıncı Mektup


Gizli örgütün yayıldığını, başındaki bozgunculardan yakasını kurtaran Muhiplerimizin, şimdilik köylerde kalmak şartıyla, el altından işe başladıklarını müjdeliyor ve zâtıâlîlerinin son plânlarının iyi sonuç vereceğini bildiriyor.


24 Ekim 1919 – Yedinci Mektup


Üstâdım,


Ali Kemal Bey dün o zatla görüşmüş. Basın konusunda biraz ağır olmak gerektiğini söylemiş. Bir kere bir görüşe inandırılmış olan düşünce ve kalem erbabını, o görüşe zıt bir gayeye yöneltmek, bizde kolaylıkla mümkün olmaz. Bütün resmî memurlar, Millî Mücadele’yi şimdilik iyi görüyor demiş. Ali Kemal Bey, talimatınıza harfi harfine uyacak.


Not :


Birkaç defadır söylemek istediğim halde unutuyorum. Mustafa Kemal Paşa’ya ve taraftarlarına biraz müsait görünmeli ki, kendisi tam bir güvenle buraya gelebilsin. Bu işe çok önem veriniz.


26 Ekim 1919 – Sekizinci Mektup


Aziz üstâd,


Seçimleri geciktirmek ve geri bıraktırmak için gerek Mustafa Sabri ve gerek Hamdi ve Vasfi Efendi’lerle talimatımız çerçevesinde uzun uzadıya görüştüm. Rızalarını aldım. Seçim bölgelerinde propagandalar başladı. Gereken şahısları elde edecekler. Bol para dağıtmak suretiyle oyları dağılmaya uğratacaklardır.


27/28 Ekim 1919 - Dokuzuncu Mektup


Keskin’deki teşkilât bitmiştir. Arkadaşlara propaganda için talimat verdim. Başarılarımızın ilk meyvelerini yakında toplayacağımızdan eminim üstâdım.


29/30 Ekim 1919 – Onuncu Mektup


Aziz üstâd,


Sarayda, yeni kabine kurulması ile ilgili hazırlık ve plânların yer aldığı haberi etrafa yayılmıştır. Bu işin hızlandırılması kaçınılmazdır. Anadolu’daki örgütümüzün bazı plânları Kuvay-ı Milliye’ce anlaşılmış.


Ne olursa olsun tasarlanan kabine mutlaka iktidara getirilmelidir. Ali Rıza Paşa’nın, plânlarımızı önleyici tedbirler alacağını da tahmin ediyorum.


4 Kasım 1919 – Onbirinci Mektup


Aziz üstâdım,


Kürt Tealî Cemiyeti’ndeki yakın dostlarımızla görüştüm. Yeni geldiklerinden, birkaç gün sonra verilen talimat çerçevesinde hazırlık yapacaklarını, yalnız Kürt aşiretlerinin bulunduğu Doğu illerine gönderilecek arkadaşlar için büyük bir ödeneğe ihtiyaç olduğunu söylediler.


5 Kasım 1919 – Onikinci Mektup


Aziz Üstadım,


Sıkı bir şekilde takip edildiğimizi, plân ve hazırlıklarımızdan Sivas’ın düzenli olarak haber aldığını arz edebilirim. Dış plânlama ve teşkilâtta bendenizden başkasını kullanmasanız daha isabetli hareket edersiniz.


Ali Kemal Bey’in listeye alınması zarurîdir. Bu kadar sırrımızı taşıyan bu zatı gücendirirsek, plânlarımız olduğu gibi düşmanların eline geçer. Bu zatı sıkça kollayınız. Saygılarımı sunarım üstâdım.


---


Efendiler bu örgütlenmeleri, isyanları, ihtilâlleri bastırmak için çok uğraştık. Bütün bu gizli tertip kaynaklarının, Rahip Frew’un kafasında toplandığı tahmin edildiğinden, Rahip Frew’un, bir süre için olsun, bu işlerden uzak kalmasını sağlar düşüncesiyle kendisine bir mektup yazdım. Mektubun iyi anlaşılabilmesi için şu bilgiyi de ilâve edeyim ki, ben, Mister Frew ile İstanbul’da bir iki defa görüşmüş ve tartışmıştım.:


Mister Frew’a


Yıllarca memleketimizde yaşamış olan sizin, hakkımızda en doğru kanaatları taşıyacağınızı beklerdim. Oysa, İstanbul çevresinde sizinle bağlantı kuran bazı gafil kimselerin, sizi yanlış yönlere sürüklediklerini büyük bir esefle anlıyorum. Bunlar arasında Sait Molla ile uygulamasına başladığınız plânın, İngiliz milletinin gerçekten suçlanmasını gerektirecek bir nitelikte olduğunu bildirmeme müsaadenizi rica ederim.


Milletimiz, Sait Molla’nın değil de gerçek vatanseverlerimizin gözüyle görüldüğünde, böyle plânların artık memleketimizde uygulama alanı kalmadığı yargısına kolaylıkla varılabilir.

Size samimiyetimle arz ederim ki, İngiliz milleti, milletimizin kendisine karşı gösterdiği dostluğa değer vermiyorsa, bundaki yanılgı pek derindir.


Özellikle sizinle bağlantı kuran sahtekârlar tarafından, ortak çalışmalarınızda ve meselelerinizde Osmanlı Padişahı’nın da rolü varmış gibi gösterilmesi pek tehlikelidir. Siz pekâlâ takdir edersiniz ki, Zâtışâhâne sorumsuz ve tarafsız olup, millî hâkimiyetimizi ilgilendiren gerçekleri değiştirmez ve bozmazlar.


Ancak, bu konuda garipliği dolayısıyla şunu da arz etmek mecburiyetindeyim ki, siz bir din adamı olarak kanlı çarpışmalarla sonuçlanacak işlerde rol oynamak sevdasına kapılmamalıydınız. Sizinle yaptığım görüşmelerde insanlığa hizmet eden, adaleti seven, faziletli bir insan gibi görmüştüm. Bunda ne kadar aldandığımı, son aldığım güvenilir bilgilerin doğrulamakta olduğunu bildirmekle şeref duyarım.


Mustafa Kemal


----


Şeyh Eşref Ayaklanması... Bayburt’un Hart bucağında oturan ve Erzurum’dan Karadeniz kıyılarına kadar yaygın bir üne sahip olan Şeyh Eşref, yedi devlet kralını huzuruna toplayacağını, dünyayı İslah edeceğini, Hükümet’in dinsiz ol­duğunu söylüyor. Bugün Bayburt Kaymakamı, Şeyhi, Müftü aracılığı ile ilçeye çağırdı, ancak Eşref çağrıyı kabul etmedi. Daha sonra üzerine gönderilen kuv­vetleri esir alacak olan Şeyh Eşref, 25 Aralık’ta öldürülecektir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 194)


Temsil Kurulu üyesi olan Vasıf Bey, dün geldiği İstanbul’da bir demeç verdi. Milli birlik ve bağımsızlık istediklerini, Hükümet’in işlerine karışmadıklarını, yerlerini terk eden amirlerin gayrimeşru hareketlerinin hesabını vermekten korktuklarını söyledi. İstanbul’a geliş nedeninin Kuvâyı Milliye adına bazı yet­kisiz kişilerin Hükümet işlerine müdahalesini önlemek olduğunu ileri sürdü.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 194)


Mustafa Kemal, 13. Kolordu’ya verdiği emirde Maraş ve Antep’i Fransızlara işgal ettirmemek, ederlerse de barındırmamak için her türlü tedbire başvurul­masını istedi. “Avrupa devletleri, milletimizi hâlâ haklarını korumaktan aciz hayvan mertebesinde görüyorlar” dedi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 194)


Hükümet Anadolu içlerinden Çukurova’ya yapılan Ermeni göçünü durdurma karan aldı. Karara göre bu konuda İçişleri Bakanlığı gerekeni yapacak, Dış

işle­ri de İtilaf temsilcileriyle görüşecek. Bir süreden beri Ermeniler, Çukurova’da çoğunluğu meydana getirmek-için buraya göç etmeye teşvik ediliyor, bu göçe gerekçe olarak, Ermenilerin Anadolu’da güvenlik içinde olmadıkları ileri sürülüyor.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 194)


İngiliz Hükümeti’nin General Milne’e talimatı: Anadolu demiryolu boyunca sivil Türk yönetimini desteklemek için kuvvet kullanılmamalıdır. Bu kuvvetle­rin orada kalmaları milliyetçilerle açıktan düşmanlığı davet ediyorsa tümü geri alınmalıdır.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 194)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG