26 Eylül 1920 Pazar

11 Eylül'de kabul edilen İstiklal Mahkemeleri Kanunu'na eklenen bir paragrafla, bu mahkemelerin asker kaçaklarından başka vatan hainliği, bozgunculuk, casusluk davalarına da bakması kabul edildi (13 Ekim'de savaş ihaneti suçlarına bakması da kabul edilecek). 7 mahkemede görev yapacak 21 mebusun seçimi tamamlandı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Başkumandan Paraskevopulos, bir Yunan gazetesine verdiği demeçte, askeri hareketin sonucundan pek memnun olduğunu, gerektiğinde Büyük İskender'in sefer yolunu izleyerek daha içerilere ilerlemeye hazır olduğunu, ordusunun sürekli "Ankara'ya!" diye bağırdığını söyledi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


İngiliz Karadeniz Orduları Başkomutanı General Milne yerine General Harington getirildi. İngilizlerin İstanbul'u terk etmesine kadar bu görevde kalacak olan Harington, Anadolu hareketine nispeten daha yumuşak bir yaklaşım içinde bulunacak ve hükümetini Mustafa Kemal'le görüşmeler yapmaya ikna etmek için çalışacaktır.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Ankara’ya ziyarete giden savaş muhabiri Alaedine Haidar Eylül 1920 sonunda İstanbul’dan ayrılışını anlatıyor:


Bruenn, Lloyd Triestiono’nun büyük zırhlısı, Haliç’te demir alıyor. Yolculardan bazıları da benim gibi İnebolu’da inecek ve Ankara’ya karadan arabayla devam edeceklerdi; bunlar arasında Osmanlı Bankası yönetici Bay Corpi ile şehrin büyük tüccarlarından oldukları söylenen birkaç Türk vardı.


-Ankara’ya mı gidiyorsunuz?


-Evet matmazel


-Muhabir olarak?


-Kesinlikle ve bir ayda dönmeyi hesaplıyorum.


-Fakat o korkunç Kemalistler yüzünden endişe etmiyor musunuz?


-Matmazel inanın endişelenecek bir şey yok, onlar Yamyam değil.


Yukarıdaki konuşma annesiyle Batum’a giden genç bir Fransız bayanla aramızda geçti. İstanbul’dan ayrılışımdan itibaren benzer pek çok itiraz duyduğumu belirtmem gerek, özellikle de hareket etmeden hemen önce. Limandayken kimi arkadaşlarım Anadolu’nun tamamının ateş ve kan içinde olduğuna beni temin ederek, Ankara’ya gitmekten vazgeçmemi önermişlerdi.


Öğlene doğru Kemalist kıyılardayız. Yüksek sıradağların ufuk hattında belirmesiyle beraber akşamki tüccarlar da başlarına ‘kara kalpaklar’, Mustafa Kemal taraftarı olduklarını açıklamakta gecikmeksizin ortaya çıkıyorlar.


(Kaynak: Ankara’da Mustafa Kemal’in Yanında / Alaeddin Haidar / Syf 28)



GUN GUN KUTULUS yazi.JPG