26 Mart 1920 Cuma

Mustafa Kemal, Karabekir’in önceki günkü yazışma cevap vererek, Rawlinson’un Türkiye lehine çalışmak için Ankara’ya gelmesine ya da Londra’ya git­mesine gerek olmadığını, bunu mektupla da yapabileceğini, tutuklanan arka­daşları serbest bırakılmadıkça, ellerindeki İngiliz subaylarının serbest bırakıl­masının doğru olmayacağını bildirdi. Karabekir, Rawlinson’un bu konudaki 19 ve 22 tarihli istekleri hakkında Temsil Kürulu’nun görüşünü sormuştu.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 451)


Karabekir, yayımladığı genelgede, İstanbul’un işgali ve Doğu Anadolu’nun Ermenilere verileceği yolundaki haberler üzerine heyecanlanan Kürt aşiretlerin­den birçok telgraflar aldığını, bunlarda, el ele vererek din için açılacak müca­deleye azimle katılacaklarını bildirdiklerini anlattı, teşekkür etti, aşiretlerin hiz­metlerinden ileride yararlanılacağını bildirdi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 451)


Ali Fuat Paşa 56. ve 61. Tümen kumandanlarına Ankara’dan gönderdiği emir­de, Yusuf İzzet Paşa’yı yola getirmelerini istedi. Albay Refet de Konya Valisi Suphi Bey ve 12. Kolordu Kumandanı Fahrettin Bey’i yola getirmek için bir kuvvetle Konya’ya gitmeyi önerdi. Her iki komutan da Ankara’ya getirilerek ikna edileceklerdir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 451)


Kılıç Ali anlatıyor:


(Kılıç Ali’nin Maraş Antep Milli Kuvvetleri’nin başına geçişi için 24 Ocak 1920 trhli gönderiyi inceleyebilirsiniz.)


21 Ekim’de Elbistan’a vardım. Fransızlar Urfa ve Maraş’ı işgal etmişlerdi. Durumu Mustafa Kemal Paşa’ya bildirdim. Aldığım cevap kesindi: ‘Fransızları Antep’a sokmayınız!’


Teşkilatlanmanın sağlıklı yürütülmesi için Maraşlı ve Antepli üçer kişiden oluşan heyet kurdum. Her iki şejirde hareket tarzımızı belirledik. Fransızların silahlandırdığı Ermeniler o günlerde iyice azmışlardı. Elbistan’ı hareket merkezi olarak uygun görmediğim için Pazarcık’daki bu faaliyetler Fransızları telaşlandırmaya başladı. Maraş ve Antep’teki işgal güçlerini sürekli takviye ediyorlardı. Buna karşılık biz de köylerde, aşiretler arasında teşkilatımızı güçlendiriyorduk. Gerçek tehlikeyi gören halka silah ve cephane dağıttırdım. Kısa sürede köyler silahlı hale geldi.


(Bu süreçte Maraş 12 Şubat 1920’de düşmandan kurtarılır.)


Maraş’ı işgalden kurtarmıştık ama Antep’ten gelen haberler iyi değildi. Benim Maraş’taki işgal güçlerini geriye atmak için bekleme mecburiyetinde kalmam, Urfa ve Antep’teki savunma güçlerinde hazırlık için zaman bırakmamıştı. Fransızların istila planlarını tamamlayabilmeleri için Antep’i ne pahasına olursa olsun elde etmeye çalışacakları belliydi. Kahraman beldelerin yiğit insanları, hiçbir uyarıya gerek kalmadan kendi ruhlarının yapısı olarak er meydanına dökülmüşlerdi. Antep haritası üzerinde, benim şahsen kaçınılmaz saydığım Fransız işgaline karşı, yerel savunmaları oluşturacak semtleri ayırdık ve numaraladık. O sırada Antep, Kilis ve Birecik’in durumu her gün değişiyor ve kaygı verici bir şekil alıyordu.


(Maraş yolunu Fransızlara kapatan Antepliler, Katma ve Kilis tarafından Antep’e gelecek Fransız yardımını önlemek için tedbir aldı. Bu görevi Şahin Bey üstlendi. Bunun üzerine Fransızlar Kilis-Antep yolunu açmak için 26 Mart 1920’de Andrea komutasında büyük bir askeri birlikle (2500 asker) Kilis’ten Antep’e hareket etmişlerdir. Şahin Bey’in idaresindeki kuvvetler, Kilis yolu üzerindeki Elmalı Köprüsü civarında mevzi almış, Fransızların üstün askeri kuvvetlerine karşı sonuna kadar direnen Şahin Bey 28 Mart 1920’de şehit düşmüştür.)


Antep Kilis yolunu tutan Şahin Bey, Fransızların güçlü bir birliğini önce yenilgiye uğratmış ama müfrezesini dağılması üzerine kahramanca çarpışarak şehit düştü.


(Kaynak: Kılıç Ali’nin Anıları / Derleyen Hulusi Turgut / Syf 101)


Antep halkına “Merak etmeyin; düşman, cesedimi çiğnemeden Antep’e giremez!” diyen Şahin Bey’in şehit düşmesi üzerine birçok ağıtlar yakılmıştır.

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG