28 Temmuz 1919 Pazartesi

Mustafa Kemal ileride gerçekleştireceği toplumsal dönüşümleri, Erzurum günleri ve öncesinde düşünce olarak olgunlaştırmış, yalnızca Cumhuriyet’i değil, birçok yeniliği tasarlamıştı. Mahzar Müfit’le yaptığı konuşmalar bu durumu ortaya koyan ilginç görüşmelerdir. Mazhar Müfit o gece için, anılarında şunları yazar: ‘Kongrenin bittiği gece, Paşa hem çok neşeli hem de çok düşünceliydi. Neşeliydi çünkü kongre Paşa’nın istek ve amacına uygun biçimde bitmişti. Düşünceliydi çünkü gittikçe ağırlaşan işgal koşulları ve ülkenin genel siyasi durumu karşısında, maddi ve manevi sorumluluk bütün ağırlığıyla, omuzlarına yüklenmişti. Gece arkadaşlar yattığında beni çağırttı. Gittiğimde Süreyya Bey yanındaydı. Paşa odanın içinde bir aşağı bir yukarı dolaştıktan sonra; ‘Erzurum’da ve kongrede gördüğüm içtenlik, mertlik, fedakarlık, azim ve iman beni çok cesaretlendirdi. Buraya geldiğim ilk günkü durumu biliyorsunuz. Ben burada rütbemi, padişah yaverliğini, resmi makamımı, üniformamı attım. Kişisel istek peşinde olmayan, yalnızca vatan ve ülke esenliğini amaç edinen insanlar olarak çalışıyoruz. Tanrı koruyucumuzdur, kesinlikle başarılı olacağız.’ Diye konuştu. Daha sonra ‘Not defterini al gel, bellekler zayıfladığı zaman bu defter çok işimize yarayacak.’ Dedi. Neredeyse sabah olacaktı. Onun yanında dünya gecesi gündüzü olmayan bir alemden ibaretti. Bu nedenle sanki uykuya da ihtiyaç yoktu. Defteri alıp geldim. Söylediklerimi not etmemi, ancak kimseye göstermememi istedi. Tarih koydurdu ve ‘Pekala yaz’ diyerek devam etti. ‘Bir zaferden sonra hükumet şekli Cumhuriyet olacaktır. İki Padişah ve hanedan hakkında zamanı gelince gereken yapılacaktır. Üç tesettür kalkacaktır. Dört fes kalkacak uygar uluslar gibi şapka giyilecektir.’ Bu anda ister istemez kalem elimden düştü. Yüzüne baktım. O da benim yüzüme baktı. ‘Neden duraladın’ deyince ‘Darılma ama Paşa sizin de hayalci yanlarınız varmış.’ Dedim. Gülerek ‘Sen yaz’ dedi: ‘Beş; Latin harfleri kabul edilecek.’. ‘Paşam yeter.’ Dedim ve biraz da hayallerle uğraşmaktan bıkmış bir insan edasıyla, ‘Cumhuriyetin ilanını başaralım da üst tarafı yeter’ diyerek defteri kapadım.


Çok sonra şapka devrimini ilan etmiş Kastamonu’dan dönüyordu. Eski Meclis’in önünden geçerken ben kapı önünde bulunuyordum. Kendisinin ve yanında oturan Diyanet İşleri Reisi’nin başında birer şapka vardı. Otomobili durdurttu beni yanına çağırdı ve ‘Azizim Mazhar Müfit Bey (kendine yakın gördüklerine azizim derdi) kaçıncı maddedeyiz? Notlarına bakıyor musun?’ dedi.


(Kaynak: Ülküye Adanmış Bir Yaşam 1 / Metin Aydoğan / Syf 167)


Kazım Karabekir, 3.Ordu Müfettiş Vekili sıfatıyla Harbiye Bakanlığı’na gönderdiği yazıda, manda görüşüne karşı çıktı. ‘Koca bir milleti, bir tevekkül ve teslimiyet ile kendi elimizle zincire vurmayalım.’ Dedi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 9)


Harbiye Bakanı, Nazım Paşa’dan 3. Kolordu Komutanlığı’na:’Refet Bey’in hangi yol ve tarihte İstanbul’a hareket ettiğini bildiriniz.’ 1 Ağustos’ta verilecek cevap: ‘Bugün Tokat yoluyla Samsun’a hareket etti. Mesleği ile ilgisini kestiğini söylüyor.’ Refet bey, İngiliz askerleri Samsun’dan içerilere girerse ateş açtıracağını ihtar ettiği için İngilizlerin şikayeti üzerine 13 Temmuz’da görevinden alınmış ve İstanbul’a çağrılmıştı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 9)


Yunanistan’ın İzmir çıkarması sırasında meydana gelen olayları Venizelos’un emriyle araştıran Albay Mazarakis raporunu tamamladı. Raporda, yunanlıların Türk direnişini abartarak katliam yaptığı kabul ediliyor ve şöyle deniliyor: ‘Türk askerleriyle birlikte sivil Türklere ve silahsız erlere hunharca danranıldığı tartışma götürmez bir gerçektir. Şimdi herkes suçu başkasına atıyor. Karışıklıktan sorumlu 74 kişi yakalanmış, 3’ü ölüme, 4 ‘ü ömür boyu hapse, 12’si asılarak idama mahkum edilmiştir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 10)


Gümülcineli İsmail Bey’in hakkında yoğun şikayetlerden ötürü İstanbul’a çağrılmasından sonra boşalan Bursa Valiliği’ne Azmi Bey, Erzurum Valiliği’ne ise Reşit Paşa atandı. Her iki vali de daha önce atandıkları illerde önceden valilik yapmıştı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 10)


İngiliz Yüksek Komiser Vekili Amiral Webb’den Dışişlerine Rapor: İzmir çıkarmasına kadar Türk halkını sakin tutmakta başarılı oluyorduk. Kötü valileri değiştirip Türk hükumetine istediğimizi yaptırmak suretiyle barış anlaşmasının onaylanmasına kadar Türkleri olay çıkarmadan idare edebilecektir. İzmir’İn işgali herşeyi altüst etti. Mustafa Kemal, Samsun civarında dize gelmeyi reddetmektedir. Barış şartlarını çabuk tespit edelim.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 10)


Konya Piskoposu Prokopius, Yunan İzmir karargahına gönderdiği bir yazıda, Mustafa Kemal’in teşvik ve talimatıyla, milis kurmak için ordu saflarından 800 kişinin silahlarıyla firar ettiğini bildirdi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 10)


GUN GUN KUTULUS yazi.JPG