28 Temmuz 1921

Kumandanlar arasındaki ayrılıkları çözümlemek amacıyla, Kütahya'da Yunan Savaş Divanı. Kral Konstantin, Başbakan Gunaris, Savaş Başkanı Theodokis, Anadolu Sefer Orduları Kumandanı Papulas, Genelkurmay Harekat Dairesi Başkanı Dusmanis, Sefer Ordusu Kurmay Başkanı Pallis, Komutan yardımcısı Ksenefon, Tümgeneral Stratigos'un katıldığı toplantıda, Türk ordusunu bir an önce yok etmek, savaşı kısa sürede sonuçlandırmak için Ankara'ya bir sefer düzenlenmesi için hazırlanan rapor okundu ve oybirliği ile kabul edildi. Dusmanis'in Kızılırmak'a kadar gidilmesi önerisine karşı Theodokis "Sen galiba yavaş yavaş İran'a kadar ilerlememizi isteyeceksin!" dedi. Ankara seferine itiraz eden olmadı. Başbakan, toplantı sonucunu gece Atina'ya bildirdi. Karara göre, Ankara işgal edilip demiryolu tahrip edilerek Eskişehir'e dönülecek.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Bazı mebusların Ankara'dan Kayseri'ye gitmeleri halk üzerinde olumsuz etki yapıyor. Keskin'den gönderilen 23 imzalı bir telgrafta, bu telaşın moral bozucu olduğu bildiriliyor ve "Mal ve canca her fedakarlığı yapmaya hazır bulunuyoruz. Gerçek bir tehlike varsa 7 yaşından 70 yaşına kadar cepheye gitmemize izin vermenizi diliyoruz" deniyor.



(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Mustafa Kemal, Meclis Başkanlığı ve İçişleri Bakanlığı'na gönderdiği yazıda, ı88g-ıgoo doğumlu kaçak ve bakaya erlerin toplanması ve yurt içinde halkın moralinin yükseltilmesi için görevlendirilecek milletvekillerinin yurda dağılmasını istedi.

(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Hatay'ın Alevi Türklerinden Şeyh Salih de 200 kişilik kuvvetiyle Milli Kuvvetler'e katıldı. Hatay Kuvayı Milliyesi'ni meydana getiren 3 taburdan birincisinde Türklerle birlikte 100 Rus, 8o Alman 180 Cezayir ve Tunuslu, 15 de Bulgar (?) bulunuyor


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Bütün Hindistan Kongresi, Bombay'da toplandı. Kongre, Ankara'ya karşı İngiliz Hükümeti'nin yapacağı bir harekata Hintli askerlerin katılmaması kararını aldı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Fethi Bey'in not defterinden: Çanakkale'de gemiye binen İtalyan doktoru, Yunanların Ankara'ya ilerlediklerini ve birçok esir aldıklarını maalesef doğrulamıştır. Yıldırımla başımdan vurulmuşa döndüm. Hiçbir şey düşünemiyorum. Ne olacağız? Ne olacağım?


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Toros eteklerinde yayımlanan Yeni Adana'da Ziya Gökalp'in şiiri: Ey İngiliz ne yapsan İslam seni koğacak/Hindistan'da, Mısır'da genç devletler kuracak/ And içtik ebediyyen silahlı kalacağız/Milletin her hakkını düşmandan alacağız.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Hakimiyeti Milliye: Yunan yalanlarına karşı: Ordumuz ne top ne de harp malzemesi terketti. - Anadolu orduları, harpteki amacı tamamiyle anlaşmışlardır ve muzaffer olacaklardır.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Selim Erdoğan Sakarya kitabında anlatıyor:


28 Temmuz 1921 günü Kral Konstantin başkanlığında Kütahya’da Savaş Meclisi toplanır. Ordu adına Kurmay Başkanı Pallis harekat planını meclise ayrıntılı şekilde anlatır. Ancak ordunun genel anlamda bu harekatı riskli bulduğunu, sıcak bakmadığını da ekler. Başbakan Gounaris’in hükumet adına ısrarcı yaklaşımı sonucunda, Türk Ordusu’nu ardındaki siyasi dayanağı ve tüm lojistik olanaklarını imha etmek üzere, Yunan Küçük Asya Ordusu’nun Ankara’ya yürümesine karar verilir. Gounaris ve diğer hükumet üyelerinin harekatı isteme nedeni ise esas olarak ülke ekonomisiyle ilgilidir; ‘Eğer Türk Ordusu imha edilemezse savaş hali sürer, Yunan ekonomisi asla düze çıkamaz.’ Ayrıca Yunan Ordusu’nun temel destekleyicisi olan İngilizlere göre Sevr Antlaşması’nı reddeden Ankara’nın mutlaka diz çöktürülmesi ‘paçavra’ diyerek yırttığı Sevr’i imzalamaya kendi ayaklarıyla gelmesi gerekmektedir. Başbakan Gounaris’in öncelikleri ekonomi ve Venizelos’un mirasının altında ezilmeme kaygısı. Askerliğe de, orduya da yabancı. Doğru kararı vermeye değil, harekatın devamı için orduyu ikna etmeye gelmişler.


Bir de Danimarka’dan ithal Kral Konstantin var ki, onun durumu da ilginç; orduyu ziyarete gelen Efes metropolitiyle sohbette ‘savaş meclisinde alınan hiçbir kararda etkisi olmadığını’ itiraf edecek kadar çaresiz.


Harekatın hedefi: ‘Türk Orudusu ve ardındaki siyasi dayanağın yani Millet Meclisi’nin imha edilmesi, bu mümkün olmadığı takdirde Milli Mücadele’nin üssü konumundaki Ankara ile Eskişehir arasındaki demiryolu ve benzeri lojistik unsurların ortadan kaldırılarak Türk Ordusu’nun uzun bir süre sorun olamayacak hale getirilmesi’ olarak konmuştur.


12.Tümen Komutanı Kallidopoulos başıyla onaylar: ‘İşte efendim sorunuzun cevabı. Bu yüzden buradayız. Madem hedef Türk Ordusunu yok etmek, onlar nerede isterse orada savaşmak zorundayız. Bu yüzden buraya. Madem hedef Türk Ordusunu yok etmek, onlar nerede isterse orada savaşmak zorundayız. Bu yüzden buraya, bu çöl gibi susuz, kuru, çorak bozkırın ortasına geldik.’


(Kaynak: Sakarya / Selim Erdoğan / Syf 121)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG