29 Ekim 1919 Çarşamba

Mustafa Kemal, İstanbul Hükumeti Bahriye Nazırı Salih Paşa’yla Amasya’da yapılan görüşmelerden hemen sonra kolordu komutanlarını Sivas’ta toplantıya çağırmış, gelemeyecek kadar uzak olanlarla telgrafla iletişim kurumuştu. İstanbul’da toplanacak bir meclise katılmanın, yalnızca yararsız değil, tehlikeli olduğunu, tutuklanma ve sürülme olasılığının yüksek bulunduğunu ilk kez bu toplantıda söyledi. Kazım Paşa (Karabekir), ‘İstanbul’la bozuşuruz, halk ayaklanır’ diyerek isteğine karşı çıktı, katılmaları gerektiğini söyledi. Hüseyin Rauf (Orbay), İstanbul’a gideceğini ve gerekirse kendisini ‘fedakarca tehlikenin içine atacağını’ söyledi. Sonuç belliydi, bu nedenle fazla diretmedi ve alınan karara uyacağını bildirdi.


(Kaynak: Ülküye Adanmış Bir Yaşam / Metin Aydoğan / Syf 188)


Bu konulardan Nutuk’ta şöyle bahseder:


TOPLANTI BİLGİLERİNİ AKTARMA:


Amasya’dan Sivas’a döndükten sonra, Hey’et-i Temsiliye ve orada bulunan öteki arkadaşlarla yaptığımız toplantıda, Amasya Mülâkatı ve diğer konular üzerine uzun uzadıya bilgi verdim. Bu toplantıda şu kararı tespit ettik:


Başta Sadrazam Ali Rıza Paşa olmak üzere hepsinin âciz, Padişah gözünde bir mevki tutmak isteyen kimseler oldukları, bir kısmının Millî Mücadele’nin yanında bir kısmının da karşısında bulundukları, bununla birlikte, Zâtışâhane (Padişah), ilk fırsatta bunları düşürerek yerine istibdadı sürdürecek bir hey’et getirmek isteyeceğinden, Millî Meclis kurulup da yasama görevine başlayıncaya kadar, Hey’et-i Temsiliye’nin bu kabineyi desteklemesinin vatan ve millet için hayırlı bir iş olduğu kabul edildi.


Gerçekten de bu kararımızı uyguladık.


---


MECLİS’İN YERİ


İstanbul teşkilâtımızdan, 13 Ekim 1919 tarihinde açıklanma istenmek üzere çekilen telgrafımıza verdikleri 20 Ekim 1919 tarihli cevapta, «milletvekillerinin İstanbul’da toplanmasında bir sakınca ve tehlike bulunmadığı » sözlerine; «bizim barış anlaşması yapılıncaya kadar, İstanbul’a ayak basmamaklığımız ve milletvekili olmamaklığımız» tavsiye olunuyordu.


İstanbul’daki teşkilât merkezimizden 30 Ekim 1919 tarihli şifrede, teşkilâtımızda bulunanların görüşleri, daha birçok kimsenin görüşleri ile destekleniyordu.


Bu şifrenin birinci maddesi şöyle başlıyordu: «Ahmet İzzet Paşa, Sadrazam, Harbiye Nâzırı, Genelkurmay Başkanı, Nafıa Nâzırı Esat Paşa, Rauf Ahmet Bey ve diğer zatlarla görüştüm. Bütün düşüncelerin birleştiği noktalar aşağıdadır:»


Bundan sonra bütün düşüncelerin birleştiği noktalar özetleniyordu:


Birinci Madde’de Meclis-i Meb’usan’ın İstanbul’da toplanması zarurî olduğu söyleniyordu. Sadrazam Paşa, meclisin İstanbul’da vicdan huzuru içinde kararlar alabileceğini yabancılardan söz alarak vâdetti. Fakat, yalnız bizim için güvence sağlamak mümkün olamayacağından, «milletvekili olurlarsa izinli olarak veyahut milletvekili olmadan milletin sevgilisi olarak kalmaları uygun olur» deniliyordu.


İstanbul’daki teşkilâtımıza uzun düşünce ve yorumların yer aldığı cevaplar verdik. Özet olarak: «Milletvekillerinin İstanbul’da toplanması her bakımdan tehlikeli ve sakıncalıdır» dedik ve açıklamasını yaptık. «Bizim için var olan tehlikenin bütün milletvekilleri için söz konusu olduğunu» ispata çalıştık.


Yalnız, çekilen telgrafta; «asıl garip karşılanacak olan nokta, bizi, yani adları bilinen iki üç kişiyi korumakta güçsüzlüğe düşen hükûmetin, Öteki milletvekillerini nasıl koruyacağı meselesidir. Bizde yavaş yavaş yer etmeye başlayan görüş, şimdiki hükûmet üyelerinin bizi tehlikeli saymakta olmalarıdır» dedik.


Efendiler, yazışmalarda ileri sürülen düşüncelerden kolaylıkla anlaşılmaktaydı ki, bizim İstanbul’daki teşkilâtımızın ileri gelenleri, hükûmet adamlarının, şunun bunun görüşlerine tutsak olmuşlar ve artık onlara sözcülük etmekten öteye bir görev yapmıyorlardı.


---


KOMUTANLARLA TOPLANTI


Efendiler, çok önemli olan bu Meclis’in toplanacağı yer konusunda kendi başına karar verip, bu kararı da millete ve seçilen milletvekillerine uygulatmak, pek tehlikeli olurdu.


Bu sebeple, büyük bir dikkat ve incelikle bütün şahsî veya genel duygu ve düşünceleri gözden geçirmek, gerçek eğilimi anlayarak uygulanabilecek kararı bulmak zarureti ile karşı karşıya idim.


Gördüğünüz gibi, bir yandan İstanbul’un ileri gelenleriyle haberleşirken, bir yandan da çeşitli yollarla kamuoyunu yokluyordum.


Vereceğim kararın uygulanmasını sağlamak için ordunun görüşünü almak da pek önemliydi. Bu yüzden daha Ekimin 29’unda, 15’inci, 20’inci, 12’nci ve 3’üncü Kolordu Komutanları’nı Sivas’ta bir toplantıya davet ettim.


Diyarbakır’daki Kolordu Komutanı’na, Edirne’deki Kolordu Komutanı Cafer Tayyar Bey’e, Bursa’da Yusuf İzet Paşa’ya Balıkesir’de Kâzım Paşa’ya, Bursa’da Bekir Sami Bey’e de «kendilerini, aradaki yolun uzaklığı ve özel durumları dolayısıyla davet etmediğimi, alınan kararları bildireceğimi» yazdım.


Efendiler, davet edilen komutanlardan Salâhattin Bey zaten Sivas’ta idi. Kâzım Karabekir Paşa Erzurum’dan, Ali Fuat Paşa Ankara’dan ve Konya’daki Kolordu Komutanı’nın cephe ile ilgili önemli işleri bizzat düzene sokması gerektiğinden, kendisine vekil olarak Konya’dan da Kurmay Başkanı Şemsettin Bey gelerek Sivas’ta toplandılar.


Hey’et-i Temsiliye’den olan veya bu hey’etten olmayıp da toplantıda bulunmaları yararlı görülen şahısların ve komutanların katılmasıyla, 16 Kasım 1919 günü görüşmelere başladık. Toplantı gündemimiz şu üç noktadan ibaret olacaktı:


1 — Meclis-i Meb’usan’ın toplanma yeri,

2 — Meclis’in toplanmasından sonra Hey’et-i Temsiliye’nin ve millî teşkilâtın alacağı şekil ve çalışma yöntemi,

3 — Paris Barış Konferansı’nın bizim için olumlu veya olumsuz bir karar vermesi halinde tutulacak yol.


Gece (28/29), Karaman-Çumra yolu üzerinde bulunan Kızılkuyu Köyü’nde is­yancılar, yatmakta olan erleri esir aldı. Hayvan ve eşyalan alındıktan sonra er­ler serbest bırakıldı. İki subay idam edilecekleri sırada bazı köylülerin müda­halesi üzerine kurtuldu.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 201)


Yenigün: Anadolu’dan bir seyahatten dönen Madam Gaulis ne yazıyor? (Madam Gaulis ile ilgili detaylı bilgiyi 21 Eylül 1919 tarihli paylaşımda bulabilirsiniz.)


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 201)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG