29 Mart 1920 Pazartesi

Temsil Kurulu adına Mustafa Kemal, Karabekir’in dünkü isteğini cevaplaya­rak Üç İl’i kurtarmak için yapılacak askerî harekâtı uygun gördüklerini bildirdi ve bunun için hazırlık yapılmasını istedi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 458)


Yüksek Komiserler, Başbakan Salih Paşa’nın, Mustafa Kemal ve Kuvayı Milli­ye aleyhindeki dünkü bildiri taslağını beğenmediler. Bunun Mustafa Kemal’in tasvip edildiği biçiminde yorumlanabileceğini ileri sürdüler. Kabul edebilecek­leri metinde, Mustafa Kemal’in reddedilmesini ve halkın yalnız meşru hükümetin emirlerine uymaya çağrılmasının bulunmasını şart koştular.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 458)


Dönemin Dahiliye Nazırı Ebubekir Hazım Tepeyran anlatıyor:


Komiserlerin ilanını istedikleri reddin hakiki manası Mustafa Kemal’in isyanını ilan etmek demekti. Biz bu teklifi; kabul etmeyeceklerini bildiğimiz beyannameler göndererek 15 gün sürüncemede bırakmıştık. Nihayet 29 Mart 1920 tarihli son notalarında yazılanları uygun bulmadıklarını belirttiler:


‘Ahali bu beyannameyi Milli hareketi idare edenleri ret değil tersine takdir şeklinde anlayacaklardır.’ Diyerek ‘Mustafa Kemal vesairenin açıkça reddine ve ahalinin ancak meşru hükumetin emirlerine itaate davet edilmesinde’ ısrar ediyorlardı.


(Kaynak: Belgelerle Kurtuluş Savaşı Anıları / Ebubekir Hazım Tepeyran / Syf 49)


Fransızlar, Antep sokaklarına bildiriler astılar. Türkler bildirileri hemen söktüler ve bazılarına da kan sürdüler. Albay Andrea, Mutasarrıf Celalettin Bey’i ziyaret ederek yol boyunca karşılaş tıklan çetelerden yakındı. Mutasarrıf, çetelere engel olamayacaklannı söyledi. Piyer Loti’nin resmini göstererek “Ne yazık ki, bütün Fransızlar Piyer Loti gibi değil” dedi. Andrea, Amerikalıların yurt içinde dolaşmasından da yakındı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 458)


İkdam: Köylü milletin temelini teşkil ettiği halde ihmal edili­yor.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 458)


(Antep Savunması için 24 Ocak ve 26 Mart 1920 tarihli gönderileri inceleyebilirsiniz.)


Kılıç Ali anlatıyor:


Antep cephesinde durum hiç iyi değildi. Şehit düşen Şahin Bey’in kuvvetleri dağılmıştı. Aynı anda Antep’ten çıkan bir Fransız müfrezesi de Kilis’ten gelen müfreze ile birleşerek harekete geçmişti. Hemen önlem almalıydım. Önce dağıtılmış kuvvetlerin toplanması gerekiyordu. Antep Askerlik Şubesi Başkanı Binbaşı Abdurrahman Bey’i, kuvvetleri yönetmek üzere Akçakoyunlu Kuvayı Milliye komutanlığıyla görevlendirdim. Şehrin korkaklıklarıyla harekatımızın sonuçsuz kalmasına yol açabilecek ileri gelenlerini, bir mescitte gizleyip sonra Antep’e soktuğum küçük bir müfreze aracılığıyla evlerinde gözaltına aldırdım ve topluca karargahıma getirttim. Hareketlerinin karşılığını benden gördükten sonra önce bize güvenemediklerini, düşman kuvvetlerine ve propagandasına kandıklarını, bundan sonra ne emredilirse onu yapmaya hazır olduklarını söylediler.


Burç’a varışımdan bir süre önce bir Fransız kuvveti şiddetli topçu bombardımanı korumasında atışa başlaması üzerine şehirde yuvalanan Ermeniler taşkınlığa başlamışlar ve Müslüman mahallelerine ateş açmışlardı. Derhal harekete geçtim ve kalabalık bir törenle şehre girip morali bozulmuş olan ahaliye şu bildiriyi yayınladım:


‘Bütün Müslüman Kardeşlerime


Şimdiye kadar fiilen uyguladıkları tecavüzleriyle hareketlerini açığa vuran Fransızların Antep’e yeni bir kuvvet soktuklarını işittim. Bu yığınaktan etkilenmemenizi rica ederim. Müslümanların her kuvvetten çok dayanağı Cenab-ı Hakk’ın yardımı ve Hazret-i Peygamber’in ruhaniyetidir. Elde böyle büyük dayanağı olan Müslümanlar, bundan başkasına boyun eğmez.


Dinini, namusunu, vatanını korumak amacıyla kollarını sıvayan kardeşlerimin kararlılığını hiçbir kuvvet ezemez. Dolayısıyla Antep ve çevresindeki kardeşlerimden rica edeceğim bir şey varsa od da Fransızların Antep’e girmesiyle, sıkıyönetim ilanına ve yapacakları her türlü uygulamaya kesinlikle boyun eğmeyerek vatanseverliğe yakışan savunmada bulunmaları ve bildiğim bazı korkak insanların yapacakları Fransız propagandasına kulak asmayarak bu gibi kişileri lanetlemeleri ve Büyük Allah’ın af ve yardımına güvenmeleridir.’


(Kaynak: Kılıç Ali’nin Anıları / Derleyen: Hululise Turgut / Syf 101)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG