29 Mart 1921

Yunan genel saldırısının yedinci, İkinci İnönü savaşlarının üçüncü gunu. Metristepe'den yeniden saldırıya geçen Yunanlılar, Söğüt kasabasını yaktılar. Bugünkü çarpışmalarda Yunanlılar, mevzi kazanamadılar, ancak Türk kuvvetleri önemli kayıplar verdi. Papulas, Atina'dan acele takviye istedi. Yunan Savaş Bakanı bir Efzon alayının hareketini emretti, yarın da yeni takviye birliklerinin yola çıkarılmasını emredecek. Belçika Orta Elçisi'nin raporu: Resmi protestolara rağmen, genel kanı, Yunanlıları İngilizlerin teşvik ettiği Merkezindedir


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Harbiye Bakanlığı'nın raporlarına göre Yunanlılar, Doğu Trakya'da zulümlerine devam ediyorlar. Bakanlıkça alındığı haber verilen bilgilere göre Yunanlılar, Pomakların oturduğu Çerkez Müslim köyünü 4 taraftan ateşe vererek, halkı süngü zoru ile ateşe sürdüler. 500 haneli köyün halkından pek azı kurtulabildi. Hayrabolu Müftüsü soyularak buzlu bir dereye sokuldu.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Hakimiyeti Milliye: Muharebe lehimize devam ediyor.

Gaye-i Milliye: Yunan taarruzları, kahraman kıtalarımız karşısında sendelemeye başladı

İkdam: Yunanistan'da askerler harpten kaçıyor.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


29 Mart günü Büyük Millet Meclisi muhafız taburu ile Cemil Cahit Bey'in emrindeki alay öğle üzeri ve öğleden sonra cepheye yetiştiler. Bugünkü muharebelerde sol cenahın vaziyeti nezaket kesbetmişti. Ertesi gün sağ cenahta düşmanın ciddi bir faaliyeti olmadı,. fakat sol Cenah gittikçe tehlikeye giriyordu. Buraya cephenin diğer yerlerinden büyük ölçüde kuvvet toplamaya çalıştım. Bu suretle hem tehlikeyi önlemiş, hem de cephenin bu noktasından düşmana mukabil taarruza geçmek için imkan hazırlamış oluyordum. Ben de Metristepe tarafından sol cenaha geçtim. Ankara'da muharebeyi heyecanla takip ediyorlardı. Ben cephenin bir yerinden öbür tarafına gidip geldikçe arada bir Ankara ile muhabere kesiliyordu. O zaman büyük karargahta heyecan da artıyordu. Bir ara Fevzi paşa karargahımın nerede olduğunu ve vaziyeti nasıl gördüğümü sordu. Kendisine yerimi bildirdim düşündüğüm vaziyetin daha güçlük çekilmeden alındığını .mukabil taarruza geçmek üzere olduğumu bildirdim. Vaziyet hakkında iyimserim merak etmeyin muvaffak olacağız, dedim. Benim cevabımı Mustafa Kemal Paşa görünce bana hemen bir telgraf çekti “son raporlarınız muhteviyatı ve kanaati devletleri mucibi memnuniyetimiz oldu Muzaffer'i hepimize dua ederiz” diyordu


Düşündüğüm mukabil taarruzu yaptım. Düşmanın sağ kanadına yüklendim. Burun buruna muharebe ediyor, düşman direniyordu. Nihayet İzzettin Bey de sağımızdan mukabil taarruza geçti düşman cephesini çökertti. Sol cenah karşısındaki düşman da çekilmeye başladı Muharebeyi kazandık


İSMET İNÖNÜ HATIRALAR / 240-241


Muharebeye sevk edilen birliklerden 1.Süvari Tümeni’nin 10.Alayı’na bağlı 3.Bölük Kumandanı olan Yüzbaşı Mustafa Nazım (Evren) Bey’in 1935 yılında Babalık Gazetesi’nde yayınlanan 2.İnönü Muharebesi hatıralarından kesitler/


‘Kumandan: Nazım! 5.Kafkas Tümenine katılmış süvari bölüğü henüz cepheye gelememiştir. Alayımızdan bir bölüğün tümene katılması isteniliyor. Senin bölüğünü münasip gördüm. Şimdi bölüğünüzle Poyra köyüne hareket ediniz.’ dedi.


‘Vardığımızda düşman makineli tüfek ateşinin yağmuru içinde at üstünde malumat alan bir kişi vardı. Bu kişinin kumandan (Cemil Cahit Toydemir) olduğunu anlamıştım. Bu dakikada topçu subayı bilgi veriyor, bense bu kahraman kumandanın vakar ve sükûnetini resmeden bu tarihi manzaranın unutulmaz anılarını zihnimde not ediyordum.’


‘Sabah yaklaşırken İnönü’ye girdik… Boz renkli dağlarının eteğine yaslanan İnönü, gündüz savaşlarının yorgunluğunu gidermek için, yarım ay ışığının donuk gölgeleri altında yatağına çekilen heybetli bir aslan gibiydi. BU ARADA YATAĞINDA BÜTÜN YAĞMALARA KARŞI BÜYÜK BİR ULUSUN ÖLMEZ DAVASINI OMUZLARINA ALAN AZ FAKAT ÖZ BİR ORDUNUN KARARGÂHI OTURUYORDU. BU KARARGÂH TÜRK’ÜN KARA BAHTINI AK EDEN VE TARİHE “İKİNCİ İNÖNÜ GALİBİ” ADIYLA GEÇEN GENERAL İSMET İNÖNÜ’NÜN KARARGÂHI İDİ’


Savaşın en buhranlı gününde cepheye yetişen bu miktarı az fakat esas itibariyle çok değerli olan bu kuvvet, savaşın talihini değiştirecek bir kudretle vaziyete zamanında müdahale ediyordu.


29 Mart öğleden sonra saat 3.00 itibariyle ordumuz için pek büyük tehlikeler gösteren düşmanın sol tarafımıza yaptığı taarruzlar tamamen durdurulmuş, İkinci İnönü Savaşı’nın makus talihi değiştirilmişti.


(Ankara Üniversitesi Türk İnkılâp Tarihi Enstitüsü Atatürk Yolu Dergisi S 47, Bahar 2011, s. 631-646/Yüzbaşı Mustafa Nazım (Evren) Bey’in Hatıralarında II. İnönü Savaşı ve 5. Kafkas Tümeni ile Dört Gün Doç. Dr. Serpil SÜRMELİ)


GUN GUN KUTULUS yazi.JPG