29 Temmuz 1920 Perşembe

Türk kuvvetleri Antep'te Fransızlara karşı genel bir saldırıya geçtilerse de hareket başanya ulaşamadı. Teğmen Hikmet, çarpışmalarda öldü. Fransızlar da birçok ölü verdiler. Fransızlar, üçüncü kez çember içine alındı. Bu durum 10 Ağustos'a kadar sürecek.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 148)


Padişah yanlıları Bolu ve Düzce yöresinde yeniden kıpırdamaya başladılar. Yarbay Nazım Bey, kuvvetleriyle birlikte Denizli'ye girerek Demirci Mehmet Efe'nin buradaki hakimiyetine son verdi. Şile, Yunan işgalinden kurtarıldı. Kasaba yarın yeniden işgal edilecektir. Menteşe Mıntıka Kumandanlığı'na İzzetin Bey atandı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 148)


Mustafa Kemal, milletvekilleriyle birlikte çıktığı cephe gezisinde Eskişehir yönündeki birlikleri denetledi, Bilecik'e döndü, Pazarcık'a gitti.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 148)


İngiliz haber alma raporlarına göre, Yunan ilerlemesi milliyetçi kuvvetlerin moralini bozuyor, Hint Müslümanlarından bazıları Mustafa Kemal Paşa'nın tarafına geçiyor, polis, İstanbul'da Türk-Hint dostluk derneğini ortaya çıkarmış bulunuyor... Atina Elçisi Granville'den Dışişleri Bakanı Curzon'a: Yunanlıların Doğu Trakya'da ilerlemeleri, Edirne'nin zaptedilmesi ve Cafer Tayyar'ın esir edilmesi, burada korkunç şenliklere sebep oluyor. Bir çeşit delilik buhranı. Bütün gazeteler, İstanbul'u Yunanistan için istiyor. Majestelerinin hükümeti, en yüksek prestijini yaşıyor. İngiliz parlamentosunda Mr. Melone'un başkana sorusu: "İtalyanların Mustafa Kemal'e yaptığı silah yardımı konusunda bir teşebbüste bulundunuz mu" Başbakan'ın cevabı: "Dikkatlerini çektik!"


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 148)


The Orient News'den: Anadolu harekatını yönetenler, Yunan saldırısı karşısında düş kırıklığına uğradılar. İzmir'i alacağız, Edirne'yi ancak bir enkaz yığını halinde düşmana teslim edeceğiz, Bolşevikleri çağırıp Anadolu'yu bir anarşi ocağı haline getireceğiz! diye atıp tutuyorlardı. Bunlardan bir şey elde edemediler.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 148)


Dr. İzzet Öztoprak’ın yazdığı Kurtuluş Savaşı’nda Türk Basını kitabında anlatıyor:


İstanbul’da çıkmakta olan İngiliz The Orient News gazetesi de Temmuz sonlarına doğru yayınladığı bir başyazıda, barış koşullarının uygulanması sırasında ortaya çıkabilecek güçlükler üzerinde durarak bunlardan etkinliğinin kırılması gerekenin Anadolu Direnişi olduğunu açıkça söylüyor, bütün Trakya’nın Yunan egemenliği altına girmiş olmasının ‘yeni ve temiz’ bir yönetimin kurulmasını sağlayacağını savunuyordu. Bundan sonra Anadolu girişiminin İtilaf Dvletleri’nin askeri gücü karşısında yetersizliğini kanıtlamış olduğunu savunan gazete, isyan edenlerin dört bir tarafa dağılmalarının sağlanmasıyla Türkiye’nin, tek meşru reisi olarak Osmanlı Padişahı’nın yönetimi altına gireceğini ileri sürüyor, bundan sonra da barış koşullarının kolaylıkla uygulanacağını anlatıyordu.


Aynı gazete başka bir yazısında Anadolu Harekatını olumsuz bir biçimde eleştiriyor, bu girişimi yönlendirenlerin Yunan saldırısı karşısında düş kırıklığına uğradıklarını ileri sürüyordu. Bu başyazı İkdam gazetesinin 29 Temmuz 1920 tarihli sayısında yer almıştır ki, bu sırada Yunan saldırış durmuş, İstanbul’da Saltanat Şurası barış antlaşmasını imzalamaya karar vermişti.


İstanbul’da yayınlanmakta olan İngilizce gazeteler görüldüğü gibi, bütün güçleri ile Anadolu Direnişini yeriyorlar, öte yandan da İtilaf Devletleri’nin önerdiği barış koşullarının imzalanması ve en kısa zamanda da yürürlüğe konulmasından ayrı bir çözüm biçiminin bulunmadığını ısrarla savunuyorlardı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı’nda Türk Basını / Dr. İzzet Öztoprak / Syf 183)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG