3 Ağustos 1921

Batı Cephesi Komutanlığı, halkın moralini ve direnme gücünü artırmak için sivil makamlara bir genelge gönderdi: "Yunan ordusunu bir daha yaşamayacak derecede kesinlikle yok etmek amacındayız. Orduya hizmeti en büyük bir dini farz ve yurtseverlik bilip hizmetten kaçanları lanetlemek hepimize düşen görevlerin başında gelir. Ordumuzun kesin başarısının en esaslı şartı bu başarıya candan inanmaktır. Milletimizin maddi ve özellikle manevi güçlerini savaşa yöneltiniz ve bu sonucu her çare ile ne yapıp yapıp elde ediniz"


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Meclis'te gizli birleşimler hızlandı. Bugünkü görüşmelerde Maliye Bakanı, dünkü görüşmeler üzerine bütçe imkanlarını anlattı. 50 milyon lira gelir, 15 milyon açık olduğunu söyledi. Gizli birleşimde İstiklal Mahkemesi üyelerine yalnız yolluk verilmesi kararlaştırıldı


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Asım Bey (Gündüz), Anadolu'da görev almak üzere İstanbul'dan İnebolu'ya geldi. 22 Temmuz 1919'da esirlikten İstanbul'a dönmüş olan ve Eylül 1919'dan beri çeşitli askeri komisyonlarda üyelik, başkanlık, Harp Akademisi öğretmenliği, şehzade öğretmenliği, Genelkurmay 2. Şube Müdürlüğü gibi görevlerde bulunan Asım Bey, 18 Ağustos'ta Batı Cephesi Kurmay Başkanlığı'na atanacak, savaşın sonuna kadar bu görevde kalacaktır. Malta'dan dönmekte olan Fethi Bey (Okyar) de İstanbul'dan İnebolu'ya geldi


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Mustafa Kemal, Üçüncü Kafkas Tümeni Komutanlığı'ndan, Trabzon'a gelen Sovyet yardımı 150.000 altın rublenin en çabuk ve güvenli araçlarla Ankara'ya gönderilmesini istedi


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Hakimiyeti Milliye'de Ruşen Eşref: Manevi Kuvvetimiz: Biz fatihlik, istilacılık oynamıyoruz, varlığımızı koruyoruz. Türkler, bir ihtilal ordusu halinde, her karış toprakta bir harika gösteriyor. Kurtuluş günleri bizimdir. -Kahraman ordumuza itimat.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Burada Cebeci Hastanesinde yaralarını tedavi ettiren bir genç subaydan aldığım uzun mektubun bazı parçalarını nakledeyim.

‘Türk’ün: Allah Allah’ avazesi Yunanların kaçmalarına pek büyük vesiledir. Diyebilirim ki ordumuzun arzu imanı önünde Yunan sürüsü er geç dağılacaktır. Bilhassa ordumuz arzu ettiği hattı tutmuş ve manevrasını ihmal etmiştir. Düşman şimdi düştüğü faktan nasıl kurtulacağını düşünüyor!’

Bu mektup muharebenin en şiddetli safhasında yaralanan bir zabitin maneviyatındaki kuvveti gösterdiği gibi orduda yaşayan manevi kuvveti de ortaya koyuyor.

Dokuz süngü yiyen Mehmetçiğin önüne üç Yunan askeri katıp yaralarına rağmen vücudunu da bu canlı ganimetleri de kendi karargahına teslim ettiğini hepimiz biliyoruz.

Böyle misaller sayıp dökmek gerekse satırlar değil sütunlar dolar. Falih Rıfkı’nın ‘Ateş ve Güneş’te dediği gibi ‘Her zaman düşman bizden çok, biz düşmandan kaviyiz.’

İşte kesin muharebeyi bu manevi kudret kazanacaktır. Türk’teki bu kuvvet iki salla Rumeli hisarını aşan, karada gemi yürüten Amsterdam’daki yüce ağaçlara ismini hakkeden, Sengotar’dan aşağı atının karnında kayan Türk günlerinden, Plevne, Şıpka, Çatalca ve Çanakkale’den bu ölmez manevi kuvveti şahaserlerinden kalma ananevi mirastır. Onun için gayet mühim ve mukaddestir.

Fıtrat değişir sanma, bu kan yine o kandır!

Bu toprakta bizimdir!


(Kaynak: İstiklal Yolunda / Ruşen Eşref / Syf 26)


The New York Times: Türklerin işini bitirmek için, son 750 yılın en büyük fırsatını yakalamış olan Konstantin'in bu şansı iyi kullanması en iyi dileğimizdir


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Karagöz'de denize düşen Karagöz'ün yılana sarılışı. -Konstantin ipe dolaştı, tam şimdi belasını buldu. -Karagöz, sahillerdeki gazino ve lokantacıların Osmanlı bayrağı yanına Yunan bayrağı asmalarını ve Beyoğlu'nda beş dakikada bir Konstantin Marşı çalan eğlence yerlerine Türklerin gidişini eleştiriyor.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Yunanların cephe gerisinde bulunan Türk ajanları bilgi toplamayı sürdürüyorlardı. İsmet Paşa’ya bugün gönderilen raporun içeriği oldukça ilginçti.


‘Batı Cephesi Komutanlığı’na

Trenlerin ara vermeden taşımasına karşın, Yunanlar henüz yaralı taşımanın arkasını alamamışlardır. Temmuz sonuna dek İzmir’e getirilen yaralıların sayısı otuz bini buluyor. Bütün hastaneler ve evler dolduğu gibi vapurlarda aralıksız adalara, Selanik’e ve Yunanistan’a yaralı taşımaktadır. Aynı zamanda Yunan ordusunda toplu kaçmalar olmaktadır. 13.Yunan tümeninin komutanlığını yapmış olan Prens Andrew Eskişehir yöresinde yaralanmıştır. Prens Nikola’nın da yaralandığı söylentisi kuvvetlidir.

Haber Alma Müdürü Hasan Fehmi’


(Kaynak: Sakarya / Alptekin Müderrisoğlu / Syf 13)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG