3 Ekim 1919 Cuma

Mustafa Kemal gece (2/3), kolordulara, bütün il ve bağımsız liva Merkez kurullarına, belediye başkanlarına, Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri başkanlıklarına çektiği telde, Ali Rıza Paşa’nın hükumet kurduğunu bildirerek yeni hükumetten neler isteneceğini bildirdi ve bu konuda görüş sordu. Ali Rıza Paşa’ya çekilen telde de hükumete yardımcı olmak istediklerini belirtti ancak konuda anlaşmaya varabilmek için belli başlı konularda hükumetin şu istekleri kabul edip etmeyeceğini sordu: Erzurum ve Sivas Kongresi kararlarıyla, kongrelerde saptanan örgütlere saygı duyulup duyulmadığı, Meclis toplanıncaya kadar milletin kaderi ile ilgili bir yükümlülük altına girilip girilmeyeceği Barış Konferansı için atanacak delegelerin milletin isteklerini anlamış kişilerden seçilip seçilmeyeceği


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 145)


Nutuk’tan/


Efendiler, Ferit Paşa Hükumetinin düştüğünü ve Ali Rıza Paşa’nın hükumeti kurmakla görevlendirildiğini 2/3 Ekim 1919 tarihinde yazdığım bir genelgeyle bütün millete duyurdum. Bu genelgenin bir örneğini de, bilgi edinilsin diye, yeni sadrazama verdim.

2 Ekim günü, yeni hükumet başkanıyla, ilişki kurmaya çalışmıştık. Ertesi günü, Vekiller Heyeti’nin toplantısı sırasında, Heyet-i Temsiliye ile görüşeceklerine söz vermişlerdi.

Bilgilerinize sunduğum bu genelgede belli başlı noktalar şunlardı:

1- Yeni hükumet, Erzurum ve Sivas Kongreleri’nde belirtilip saptanan ulusal örgütlere ve amaçlara uyarsa, Kuvayi Milliye ona yardımcı olacaktır.

2- Yeni hükumet, Meclis-i Mebusan toplanıp etkin denetime başlayıncaya kadar ulusal kaderi hakkında herhangi bir yüklenime girmeyecektir.

3- Barış Konferansına atanacak delegeler, ulusun erklerini gerçekten anlamış ve milletin güvenini, sağlamış bilgili ve güçlü kişiler arasından seçilecektir.

Bildiride, bu saydığım ilkelerin, yeni hükumet tarafından benimsenmesi önerileceği belirtildikten sonra, ‘bu konuda başkaca düşünceler varsa yarın öğleye kadar tezelden bildirilmesi’ istendi.

3 Ekim 1919 günü, Sadrazam Ali Rıza Paşa’ya yazdığım telgrafta,’Millet şimdiye kadar başına geçenlerin, anayasaya ve ulusal amaçlara aykırı davranışlarından üzüntü duydu. Bundan dolayı meşru haklarını tanıtmaya ve kaderini yetenekli ve güvenilir ellerde görmeye kesin karar verdi. Gereken sağlam girişimlere başladı. Düzenli örgütlere bağlı Kuvayi Milliye, ulusun kesin iradesini bütünüyle gösterip kanıtlama gücünü kazandı.

Millet, padişahın güvendiği yüce kişiliğinizle yüksek arkadaşlarınızı, zor durumda bırakmak istemez. Aksine yardım etmeye tüm içtenliğiyle hazırdı. Ancak hükumet üyeleri arasında Ferit Paşa’yla işbirliği yapmış hükumet üyelerinin bulunuşu, yüksek kurulunuzun görüşleriyle, ulusal erklerin bağdaşma derecesini, tam bir açık yüreklilikle, anlamak zorunluluğunu doğurmuştur. Ulusa tam güven gelmedikçe atılmış olan iyileşme adımlarının durdurulması ve yarım önlemlerle yetinilmesi, uygun görülmemektedir. Bundan dolayı şu ilkelerin, sizce benimsenip benimsenmeyeceğini kesin ve açık olarak anlamak isteriz.’ Dedik ve genelge dolayısıyla bildirdiğim iç ilkeyi sıraladık. Daha sonra ‘Bu esas ilkelerde uyuşma olduğu anlaşıldıktan sonra, olağan dışı durumların giderilmesi amacıyla, ikinci derecede bazı diyeceklerimiz olacağını’ bildirdik.

Ali Rıza Paşa, bugün ant içmek için, saraya gideceklerinden telgrafımıza yarın karşılık verileceği bildirildi.

Bakanlar Kurulu bir toplantı yaparak izleyeceği siyaseti görüştü, seçimlerin yapılmasına karar verildi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 145)


Eskişehir halkı, İl Muhasebecisi Çolakoğlu Sabri Bey’i Mutasarrıflığa getirdi. Şehirde sıkıyönetim kaldırıldı. Eskişehir’de millî direniş taraftarları duruma hakim oldular. İngiliz kuvvetlerinin de bulunduğu Eskişehir’de, İstanbul’a bağlı mahalli idarecilerle Temsil Kurulu yanlıları arasında çoktandır sürüp ge­len çekişme Sivas lehine sonuçlanmış oldu.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 145)


Aksam’da N.Sadık’ın başlığı çıkarılmış yazısı: Ferit Paşa aldandı. Hadiselere karşı gösterdiği kayıtsızlığa kurban gitti. Dün millet derin bir nefes aldı. Eski başbakan da sevinmelidir. Mazallah daha büyük felaketlere maruz kalacaktık.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 145)


İfham Gazetesi: Damat Ferit’in son günahı, milleti günlerce istifa haberini bekler halde bırakması oldu. Tarih onu, hiç değilse milli duygulara karşı ilgisiz biri olarak vasıflandıracaktır.

(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 145)


Peyam’da Ali Kemal: Damat Ferit, din ve millet gayretiyle belalara göğüs gerdi. Muarızlarının patırtıları yalnız onu istifa ettirmek için değildi. Bakalım, gelişmeleri göreceğiz. Ali Rıza Paşa, Damat Şerif Paşa gibi tedbirli zatların başımızda bulunmasından bir tatmin hissi duyduğumuzu da saklamıyoruz.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 146)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG