3 Haziran 1920 Perşembe

Sovyet Dışişleri Bakanı Çiçerin, Mustafa Kemal'in Lenin'e hitaben yazılmış 26 Nisan tarihli mektubuna cevap verdi. Mektupta Sovyet dış politikasının Türkiye ile ilgili bölümü anlatıldı, iki ülke arasında dostça ilişkiler ve birlik anlaşması için diplomatik ilişki isteği dile getirildi, 2 milyon lira ile 6o.ooo tüfek, 112 hafif makinalı tüfek ve 10 ağır topun verileceği belirtildi. Çiçerin Mustafa Kemal'den Ermeni sorununun barışçı yollarla çözümlenmesini isteyerek Sovyetlerin bu konuda arabuluculuk yapabileceğini bildirdi. Mektupta yer alan Türkiye'deki milliyetlerin kendi kaderlerini kendilerinin tayin etmesi isteği, Ankara Hükümeti'nce hoş karşılanmayacaktır. Mustafa Kemal Çiçerin'e 20 Haziran'da cevap verecektir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 67)


Moskova'da Sovyet Hükümeti ile iki ayn Türk delege kurulu arasında yoğun görüşmeler yapıldı. Üçüncü Enternasyonal Sekreteri Radek, Cemal Paşa ve Halil Paşa-Fuat Sabit gruplanyla ortak toplantı yaptı. Ermenilerin Büyük Ermenistan projelerinden vazgeçmelerine karşılık Türkiye'nin bazı fedakarlıklar yapmasını önerdi. Bu fedakarlığın en önemlisi, Kafkaslara sığınmış olan 300.000 Ermeni'nin Anadolu'ya yerleştirilmeleri. Baku'daki Türk Komünist Fırkası delegesi Dr. Fuat Sabit, Trabzon'da Tümen Komutanı Rüştü Bey'e gönderdiği mektupta, Halil Paşa ile Moskova'ya geldiğini, Bolşevik reisleri ile görüştüklerini, paraya ve silaha olan ihtiyacı anlattıklannı, Moskova operasında 50.000 kişi önünde Türk köylüleri ve işçileri adına konuştuğunu ve büyük bir etki yaptığını anlattı. Cemal Paşa da Moskova'dan Mustafa Kemal'e gönderdiği mektupta, Türkiye'ye yardım sağlamak için yaptığı çalışmaları anlattı. Cemal Paşa Almanya'dan Moskova'ya 27 Mayıs'ta gelmişti.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 67)


Kılıç Ali anlatıyor:


1 Haziran’da 1920’de Yozgat’a vardığım durum şöyle idi:


Bu bölgede maalesef teşkilatlanmaya önem verilmemiş ve başlangıçta ayaklanma hareketi önemsenmemişti. Bütün şehir halkı zehirlenmişti. Askerlik ve vergi muafiyeti vaadiyle kandırılan halk, asilerin tarafına geçmişti. Hükumet zayıf isyancılar güçlü görülüyordu.


Yozgat’ta Çapanzade Halit ve kardeşi Ziya’nın asiler katılmaları ve haklarında hiçbir işlem yapılmaması, halkın kafasını karıştırmıştı. Çerkez Deli Mustafa ile Postacı Nazım adlı başıboşlar, çevrelerine topladıkları önemli kuvvetlerle Yenihan (Yıldızeli) ve Zile havalisinde, Deli Ömer adlı asi ise Akmağdeni’nde faaliyet gösteriyorlardı.


Hemen şehrin ileri gelenlerini, önde gelen devlet memurlarını topladım ve bana katılarak, halka önayak olmak üzere görev almalarını istedim. Başlangıçta kabul ettiler. Çapanzade Halit’in kardeş Celal’in tezviratıyla, ertesi gün bana katılmaktan vazgeçtiklerini bildirdiler.


Durum tehlikeliydi. Seksen altı kişiden ibaret olan müfrezemle bu çevredekileri kanunlara boyun eğdirmek mümkün değil idiyse de, hiç olmazsa şurada burada toplanmaya başlamış asileri dağıtmak ve bu şekildeki güç gösterisiyle bozuk olan halkın moralini yükseltmek gerekiyordu. Bunun için önce Akmağdeni’ne gidip duruma hakim olmak ve o civarda Deli Ömer’in faaliyetlerine izin vermemek gerekiyordu.


(Kaynak: Kılıç Ali’nin Hatıraları / Derleyen: Hulusi Turgut / Syf 118)


Yozgat'ta duruma hakim olmak için ı Haziran'da Antep'ten Yozgat'a getirtilmiş olan Kılıç Ali, Akdağmadeni'ne gitti. 130 erden meydana gelen Çorum Birliği de bölgede huzursuzluk yaratanları bastırmak için Zile'ye gönderildi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 67)


Açıksöz, Türklerle Çerkezleri birbirine düşürme çabalarını lanetliyor.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 67)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG