3 Ocak 1921

Dışişleri Bakan Vekili Ahmet Muhtar Bey, Meclis'te Türkiye-Ermenistan ilişkileri konusunda bilgi verdi. Sevr Anlaşması'nın değiştirilmesini kabul etmeyeceklerini, çünkü bu anlaşmayı yok saydıklarını belirtti. "Rusya ile birlik, kapitalizme karşı birlik değil, emperyalizme karşı birliktir. Hükümet'in bu çetin mücadelede, mutlaka kendine yardımcı olacak bir kuvvete dayanması zorunludur" dedi. Mustafa Kemal de Ruslarla samimi dost olduklarını, komünizmin bütün halkça anlaşılmasından ve uygulama imkanının olmadığı belli olduktan sonra kesin tedbirler alınması gerektiğini, Hükümet'in haberdar olduğu (resmi) Türkiye Komünist Fırkası ile Halk İştirakiyun Fırkası'nı kuranların değerli kişiler olduğunu, yurda komünizmi sokmak isteyenlere

engel olacaklarını söyledi. Ermenistan'la ilişkiler konusunda da "Ermenilerin elindeki bütün silahlan istiyoruz. Komünist olduklarına göre silaha ihtiyaçları kalmamıştır" dedi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Kazım Karabekir, Erzurum Valisi Hamit Bey'in dünkü yazısına cevap vererek, Mustafa Suphi ve arkadaşları hakkında çeşitli tertiplere girişilmesi konusunda onun görüşlerine katıldığını belirtti, halkın aleyhte kışkırtılması emrini verdi. Karabekir, aleyhte gösterilerin komünizme karşı değil, Mustafa Suphi'ye karşı yaptırılmasını da istedi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Yunan Genel Karargahı, İnönü yönüne yapılacak keşif saldırısının 6 Ocak'ta yapılmasını emretti. Başkumandan Papulas, İzmir'den Bursa yönüne hareket etti. Türk Batı Cephesi'nin haberalma raporuna göre, Kral saldın için emir verirse, askerler isyan edecekmiş. Yunan subaylarının çoğu Venizelosçu imiş


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Çerkez Ethem kuvvetleri üzerine harekata devam edildi. 1.Kuvayı Seyyare'den bazı birlikler orduya katıldılar. Ethem'den Demirci ve Havalisi Komutanı'na gelen telgrafta, Yunanlılarla ateşkes yapıldığı bildirilerek Kula Demirci telgraf hattının onarılması istendi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Kurtuluş Savaşı'na katılmak için İstanbul'dan İnebolu'ya geçen Nazım Hikmet ve arkadaşları, burada Ankara'ya gitmek için izin belgesi bekleyen Almanya' da eğitim görmüş Türk Spartaküscülerle tanıştılar.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Ziya Gökalp'in Malta'dan kızı Seniha'ya (Göksel) mektubu: Yeni bir seneye giriyoruz. İnşallah bu yeni sene başı, felaketimizin de sonu olacaktır. En fena zamanlarda Allah'tan ümidimizi kesmedik. Şimdi milletimizin yüzü gözü gülmeye başladı. Eskiden milli haklarımızı tanımayanların birçoğu, şimdi tanıyorlar. Daha biraz sonra hepsi tanıyacak. Dünyada en büyük kuvvet hakkın kuvvetidir. Memleketimiz hiç bu kadar uyandırıcı vakalar karşısında kalmamıştı. Bu günkü uyanıklık ebedidir. Bir millet bu derece uyandıktan sonra artık hiç bir afyon kuvvetiyle uyutulamaz.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Nutuk’tan/


Yıllarca vatanın çeşitli savaş alanlarında komuta ettiğim ordularımızın üstsubay ve subayları ile ilgili, zaten bildiğim bir gerçeği yüz sekseninci defa da olsa işitmiş olmaktan elbette pek memnun olmuştum.


Efendiler, savaş alanında verilecek emri bekleyen Doğu Ordumuz, 28 Ekim 1920 günü Kars üzerine harekete başladı. Düşman, direnmeksizin Kars’ı terk etti. Kars 30 Ekimde tarafımızdan işgal edildi. 7 Kasım tarihinde birliklerimiz, Arpaçay’ına kadar olan bölgeyi ve Gümrü’yü ele geçirdi.


Ermeniler, 6 Kasımda ateşkes ve barış için müracaat etmişlerdir. Biz de ateşkes anlaşmasının maddelerini, Dışişleri Bakanlığı vasıtasıyla, 8 Kasımda Ermeni ordusuna bildirdik. 26 Kasımda başlayan barış görüşmeleri 2 Ocakta son buldu ve 2/3 Ocak gecesi Gümrü Antlaşması imzalandı


Efendiler, Gümrü Antlaşması, Millî Hükûmet’in yaptığı ilk antlaşmadır. Bu antlaşma ile, düşmanlarımızın hayallerinde ta Harşit vadisine kadar uzanan Türk ülkelerini kendisine bağışlamış oldukları Ermenistan, Osmanlı Devleti’nin 1877 seferiyle kaybetmiş olduğu yerleri, bize, Millî Hükûmet’e terk ederek aradan çıkarılmıştır.


Doğudaki durumlarda önemli değişiklikler olması yüzünden, bu antlaşma yerine, daha sonra yapılan 16 Mart 1921 tarihli Moskova ve 13 Kasım 1921 tarihli Kars Antlaşmaları geçerli olmuştur.


Efendiler, o bölgenin genel durumu ve sınırlarımız bakımından temas halinde bulunduğumuz Gürcistan ile olan ilişkilerimiz ve aramızda geçen olaylar hakkında da kısaca bilgi vereyim:


1920 yılının Temmuzunda, Batum, İngilizler tarafından boşaltılınca, Gürcüler hemen işgal ettiler. Bu durum Brest – Litowsk ve Trabzon Antlaşmalarına aykırı olduğundan, 25 Temmuz 1920’de tarafımızdan protesto edilmişti.


8 Şubat 1921’de Ankara’da itimatnamesini sunmuş olan Gürcü elçisiyle de, Türkiye – Gürcistan antlaşması için görüşmeler başlamıştı. Nihayet 23 Şubat 1921’de verdiğimiz kesin bir ültimatom üzerine Ardahan, Artvin ve Batum’un bize bırakılmasına razı olundu.


Batum’un işgali bu tarihten on beş gün sonra gerçekleşmiştir. Bu yerlere, Türkiye’ye katılmayı sabırsızlıkla bekleyen halkın alkışları içinde girildi.


Daha sonra, Moskova Antlaşması gereğince Batum boşaltıldı; fakat işgal etmiş olduğumuz öteki yerlerin anavatan sınırları içinde kalması pekiştirildi.


Birkaç gün sonra gizli merkez düzenlendi ve bu merkezin adı ve adresi “ PR” olarak belirlendi. Hiçbir kaynakta ve anılarda PR işaretinin neden seçildiğine dair bir bilgiye rastlayamadık. PR’nin “Payitaht Riyaseti”’nin kısaltması olduğunu düşünüyoruz. İhsan Bey’in anılarında ve yazışmalarında, PR (Payitaht Riyaseti)’yi “ İstanbul Merkezi” anlamında , adres işareti olarak kullandığımızda anlam yerine oturmaktadır. Ayrıca İhsan Bey’in verdiği bilgiye göre Büyükada’nın kullandığı adres işareti de “PR “ idi. Büyükada’nın eski ismi “Prinkipo” olduğu için Prinkipo ve Riyaset kelimeleri “PR” olarak kısaltılarak telgraf haberleşmesinde burası için kullanılıyordu. İhsan Bey’in belirlediği adres işareti, hem İstanbul’u ifade ediyordu. Hem de açığa çıkması durumunda, Büyükada tarafından da kullanıldığı için kendi işaretini gizliyordu. Ayrıca Büyükada mütareke döneminde İstanbul’daki harp zenginleriyle Irak cephesinde esir alınmış olan İngiliz General Townshend’in 1916-1918 yılları arasındaki ikametgahıydı.


İhsan Bey, Genelkurmay’a bir yazı yazarak, geceleri Adapazarı üzerinden “ MR “ işareti ile Ankara’yı arayacaklarından bu telin daima kendilerine hazır tutulmasını talep etti. Yine hiçbir kaynakta ve anılarda Ankara’ya MR işaretinin neden verildiğini belirten bir bilgi, ya da açıklamaya rastlanmadı. Bu konudaki tahminimiz, Ankara’yı Meclis Riyaseti (MR) anlamında kısaltmış olabileceğidir. Ancak Ankara için Milli Riyaset (MR) yada Mukavemet Riyaseti (MR) ihtimallerini de düşünmüş olacağını değerlendirmekteyiz.


Gizli merkezin güvenliği açısından telgraf haberleşmesinin şifreli yapılması kararlaştırıldı. Böylece telgraf haberleşmesi ele geçirilse bile adresler işaretten ibaret olacak (PR ve MR gibi) ve içerik gizli tutulacaktı. Bunun için şifrelerin belirlenmesi ve adres işaretlerinin Ankara’ya ulaştırılması gerekiyordu.


ATATÜRK’ÜN ÖZEL ŞİFRE HATTI PR GİZLİ TELGRAF MERKEZİ / HALİL ÖZCAN / 95-96

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG