3 Temmuz 1921

Resmi olmayan görüşmeler yapmak üzere Avrupa'ya gönderilmiş olan Erzurum Mebusu Celalettin Arif Bey, Paris'ten Mustafa Kemal'e gönderdiği raporda, Fransız Hükümet yetkilileri ile yaptığı görüşmeyi anlattı. Fransızların Misak-ı Milli çerçevesi içinde Türklerle anlaşmaya istekli olduklarını, Türkiye'yi tutanların sosyalistler, katolikler ve muhafazakarlar olduğunu, Yunanların mevkiinin her gün biraz daha düşerken İtalya ve Fransa'da Türklüğün büyük bir şeref kazandığına belirtti.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Yunanistan'a arabuluculuk önerisi yapıldığını ve bunun reddedildiğini gazetelerden öğrenen İstanbul Hükümeti, İtilaf Devletleri'ne teşekkür etti. Yunanistan'ı şikayet ederek büyük devletlerden Yunan saldırısının önlenmesini rica etti.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Ankara Bakanlar Kurulu, 12 Haziran'dan başlayarak, Karadeniz kıyılarındaki bütün ilçelerin savaş bölgesi ilan edilmesini kararlaştırdı. 12 Haziran' da Hükümet, bir Yunan çıkarması ve çıkarmanın buradaki Rumlardan destek alması ihtimaline karşılık Rum erkeklerin iç bölgelere nakledilmesini kararlaştırmıştı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Harington'dan Londra'ya: Yarın İzzet Paşa'yı görerek, onun aracılığı ile Mustafa Kemal'e bir mesaj göndereceğim. Benimle buluşmayı istiyorsa İnebolu açıklarındaki Ajax gemisine gelmesini isteyeceğim. Söylediği her şeyi zapt edeceğim. 6 nüsha imzalatıp size postalayacağım. Görüşme Yunan saldırısı başlamadan yapılmalıdır. Yoksa Mustafa Kemal'in Ankara'dan ayrılma şansı çok az olur


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


zmir Karşıyaka'da bulunan Yunan Kara Ordusu Genelkurmay Başkanı Dusmanis, büyük devletlerin "Savaş ve düşmanca hareketlerin ertelenmesi" konusundaki önerileri üzerine düşüncelerini soran Kral'a bir rapor vererek Küçük Asya Ordusu Kumandanı Papulas'ı sert bir biçimde suçladı. Yunan ordusunun Sevr Anlaşması'yla Yunanistan'a verilen yerlerin korunmasıyla yetinmesini, Türk ordusu imha edilmedikten sonra Anadolu'da ilerlemenin boşuna olduğunu savundu. Eski Başbakan Venizelos, arabuluculuk önerisinin kabulünü tavsiye etti


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Amerikan Yüksek Komiseri Amiral Bristol'un yabancı bir kaynaktan öğrendiğine göre, iki Bolşevik atlı tümeni Sivas dolaylarında, iki piyade tümeni ise Erzurum yakınlarında görülmüş. Bristol, bir ABD Savaş gemisinin İzmit'te Yunan birliklerinin yaktığı 15 köy gördüğünü de yazdı


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Türk-Yunan savaşının sonlarına yaklaşmakta olduğumuz şu günlerde, Türk görüşüne ağırlık tanımayan bir Yakın Doğu barışının kalıcı olmayacağı bir kez daha anlaşılmış bulunmaktadır.


Berlin Kongresi’nden bu yana, Yakın Doğu sorununu Türklere karşı amansız bir nefret kampanyası sürdürerek çözümlemeye çalışan Batı, bölgede tarihin en büyük karışıklıklarından birine yol açmıştır. Elli yıldan beri sürdürülen bu politikanın çıkar yol olmadığı artık açıkça anlaşılmıştır. Türklere karşı değişik bir tutum izlemek ve yeni yöntemler denemek gerekmektedir.


İlk kez Gladstone tarafından ortaya atılan, “ Türklerin bavulunu ellerine vermek “ politikasını uygulayarak onları Avrupa’dan kovmak isteyenlerin 1918 yılından bu yana girişmiş oldukları çabalar sonuç vermemiştir. Bu politika hiçbir soruna çözüm getiremediği gibi Yunan birliklerinin Türk mevzileri karşısında eriyip gitmesine ve Java dağlarında yaşayan Müslümanlara dek tüm İslam dünyasının Batı’ya karşı ayaklanmasına yol açmıştır.


Batı, artık kendine gelmeli ve Türk Ulusu’nun bugün olduğu gibi gelecek yüzyıllarda da Yakın Doğu’nun en güçlü ve güvenilir ulusu kalacağı gerçeğini kabul etmelidir. Batı’nın hoşuna gitsin- gitmesin Türk görüşüne ağırlık tanımadan Yakın Doğu sorununu çözümlemek mümkün değildir. Batı dünyası, hiçbir sonuç vermeyen, Türklerden nefret etme alışkanlığından kurtulduğu gün Yakın Doğu’da sürekli bir barış sağlayabilecektir.


AMERİKAN BASININDA TÜRK KURTULUŞ SAVAŞI / OSMAN ULAGAY / 138


GUN GUN KUTULUS yazi.JPG