30 Nisan 1921

Malta tutuklularından 33 kişi daha özgürlüğüne kavuştu. Kars İslam Şurası'nın 9 üyesinden başka bugün adadan ayrılan kişiler şunlar: Yusuf Razi Bey, Mümtaz Bey, Atıf Bey, Ferit Bey, Kadri Bey, Ahmet Haydar Bey, Tevfik Hadi Bey, Ziya Gökalp, Ahmet Ağaoğlu, Salah Cimcoz, Fethi Bey, İsmail Canbolat, Rahmi Bey, Halil Bey (Menteşe), Ahmet Sami Bey, Muhlis Bey, Ubeydullah Efendi, Ahmet Nesimi Bey, Hacı Ahmet Paşa, Rıza Hamit Bey, Fahrettin Paşa, Hacı Adil Bey, Ali Münif Bey, Ahmet Şükrü Bey. İngilizler, Ankara'da görev alabilecek kişilerden çoğunu bırakmadılar. Malta'da 78 tutuklu daha var.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Bugünkü Vakit gazetesinin Patris'ten aktardığına göre Mustafa Kemal, Kuvayı Milliye'nin kuruluş yıldönümü sebebiyle Meclis balkonundan bir konuşma yaptı. Mustafa Kemal şöyle dedi: Yunanlılar barış yapmak istiyorlarsa İzmir ve Trakya'dan gitmelidirler. Bunu şimdiye kadar halkımıza ve adalete güvenerek istiyorduk. Bundan sonra galibiyet hakkı ile istiyoruz.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Maliye Bakanlığı, Yusuf Kemal Bey'in Kars'a getirdiği 4 milyon altın rublenin Batı Cephesi'nin ihtiyaçları için acele Ankara'ya getirilmesini istedi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Meclis, kurtarılmış iller halkına 1918 ve 1919 yıllarında verilen tohumluk borçlarını affetti.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Dışişleri Bakanı Baltacis, İngiliz Atina Elçisi Granville'in 22 tarihli notasına verdiği cevapta, şöyle dedi: İtilaf Devletleri'nin kendilerini bu savaşta tarafsız saymaları Yunanistan'ı güç durumda bıraktı. Müttefik kontrolü: Mustafa Kemal'e kaçak silah naklini önleyemedi. Bu ortak düşmanın direnme gücünü azaltacak kontrol tedbirlerinden Yunanistan yoksun bırakılamaz. Yunanistan'a Anadolu'daki görevini Müttefikler verdi. Bu görevi yerine getirirken Müttefikler'ce desteklenmesi gerekir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Tanınmış Fransız gazeteci ve yazarlarından Bayan Berthe Georges ·Gaulis Ankara'ya geldi. Bir süredir cephelerde incelemeler yapmakta onları ve Ankara'da 15 gün kalacak olan Gaulis, Yunan zulümlerini dünyaya ilan edeceğini söyleyerek "Mutlaka muzaffer olacaksınız, çünkü hak sizinledir’ dedi. Gaulis, Mustafa Kemal'le de el altından görüşmeler yapacaktır.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Akşam: Anadolu zaferinden hayrete düşenler belki Sorbon'da okumuşlardır ama Anadolu köyünde ismini yazamayan bir rençberden daha cahildirler (Falih Rıfkı).


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Berthe Gaulis’in bu saygı ve hayranlık dolu ifadelerle yazdığı tebrik telgrafına, TBMM Başkanı Mustafa Kemal, cevaben Ankara’dan 17 Nisan 1921’de Berthe Gaulis’e şu telgrafı göndermiştir.” Nazik telgrafınız ve ordularımızın kazandığı son zafer dolayısıyla bana gönderdiğiniz tebrikleriniz için hararetle teşekkür ederim. Ülkemizde kalışınızı biraz daha uzatacağınızı ve Ahmet Muhtar Bey’in de rica ettiği gibi Ankara’ya kadar gelacağinizi umarım. Derin saygılarımı kabul buyurunuz Madam” Mustafa Kemal Paşa’nın bu nazik ısrarı karşısında Berthe Gaulis, 18 Nisan’da Eskişehir’den şu telgrafı göndermiştir: “ Paşam sözleriniz beni pek duygulandırdı. İsmet Paşa’nın lütfen izin verdiği cepheye gezimden dönünce, Paris’e çağırılmama rağmen, Ankara’ya gitmekten geri kalmayacağım. İsteğiniz üzerine Anadolu’da kalışımı uzatacağım. Uzun zamandır sizinle ve sizin davanız üzerine konuşmak arzusundayım, Pek içten sempatime ve en iyi duygularıma inanmanızı dilerim Paşam “


Bu telgraflardan da anlaşılacağı gibi Mustafa Kemal Paşa, Berthe Gaulis’in Ankara’ya gelmesine önem veriyordu. Türk Fransız ilişkilerinin gelişmesi ve batı kamuoyunun aydınlatılması konusunda Berthe Gaulis’in büyük hizmet üstleneceğinin farkındaydı.


Bertge Gaulis. II. İnönü Muharebesinin bütün şiddetiyle devam ettiği sıralarda, İsmet Paşa’nın davetlisi olarak, bir ay kadar Eskişehir, Bilecik, ve Pazarcık’ta bulunmuştur. Bu sırada muharebe alanlarını gezerek incelemelerde bulunmuş, bizzat çatışmaların olduğu yerlere yakın hatlarda dolaştırılmış, Yunanlıların çekilirken arkalarında bıraktığı korkunç tahribat ve zulmü görmüştür.


Yunan mezalimini tetkik eden Berthe Gaulis incelemelerinin ardından, 30 Nisan 1921’de trenle Ankara’ya gelmiştir. Gaulis hemen Ankara Garındaki binada çalışma odası olan Mustafa Kemal Paşa’nın yanına çıkarılmış ve burada uzun süre görüşmüşlerdir. Berthe Gaulis bu ilk görüşmedeki intibaını: “ Derinliğine inilemeyen ve her an değişen bakışlarında karşısındakini hemen etkisi altına alan bir güç vardı. Biraz saklamaya çalıştığı çelik gibi bakışlarıyla hal ve tavrındaki sadelik birbiriyle çelişir gibi idi. Daha sonra onu birçok değişik hallerde görecektim. Ama hepsinden de esas çizgilerinde bir değişikliğe rastlamadım. Kullandığı kelimeler tam bir isabet, hızlı ve açık bir muhakeme, daima en nazik ve tatlı bir ifadeye bürünmüş olmakla beraber konuşurken şef olduğunu belli eden bir hava vardı. Yürüyüşü çok zarif, sözleri ve hareketleri çok rahattı” şeklinde dile getirmiştir.


Berthe Gaulis, Anadolu’da Yeni Gün gazetesinde “ Beş büyük Fransız gazetesinin tanınmış muharriresi” olarak tanıtılmaktadır. Gaulis Ankara’ya geldiği zaman gazetecilere şu beyanatı vermiştir. “ Harekat-ı harbiyeyi yakından müşahede ettim. Hatta İsmet Paşa karargahından muharebe hatlarını gördüm. Yunanlıların harbe iştirak etmeyen halka reva gördükleri mezalim ve faceyi pek müthiş ve pek vasidir. Yunan mezalim ve tahribatını derhal Uniyon gazetesine mufassal telgraflarla bildirdim. Memleketime avdet ettiğim zaman bu vahşetlerini bütün tafsilatıyla aleme ilan edeceğim. Yunanlıların bu mezalim ve cinayeti irtikab etmekten maksatları Türkleri Anadolu’daki Hıristiyanlar aleyhinde mukabele-i bilmisile icbar etmek ve Avrupa’yı pek müşkil bir mesele karşısında bulundurmak suretiyle siyaset ve askerlik sahasındaki mağlubiyetlerini telafi eylemektir. Fakat Türkler her yerde şahit olduğum vechle Hıristiyanlara kemafissabık en medeni ordulara yakışan bir alicenaplıkla mukabele etmektedirler… Bu cidalden mutlaka muzafferen çıkacaksınız, hak sizinle beraberdir. Haysiyetinizi aleme tastik ettirecek, asrımızın anladığı en maddi kuvvete de tamamen sahipsiniz, azimkar ordunuz yüksek bir kuvve-i maneviyye ile mücehhezdir.”


Harp halinde olduğumuz Fransa’nın bir vatandaşının ağzından, milli mücadelenin merkezinde bu cümlelerin söylenmesi ve benzeri demeçlerinin gerek Türk gerekse Avrupa gazetelerinde neşredilmesi, Berthe Gaulis’in Milli Mücadeleye sağlayacağı asıl katkı idi. Böylelikle Türk davasının sesini Avrupa’ya iletmek de mümkün olacaktı.


Berthe Gaulis, Ankara’da hükümet tarafından kendisi için hazırlanmış bir evde misafir edilmiştir. Onun Ankara’ya gelişinden bir gün sonra, Mustafa Kemal Paşa, 1-2 Mayıs gecesi Batı cephesine gitmek üzere Ankara’dan ayrılmıştır. Gaulis Ankara’da iken, İngiliz casusu Mustafa Sagir’in 1 Mayıs’ta Ankara İstiklal Mahkemesinde yargılanmasına başlanmıştı. Mahkeme duruşmalarına Berthe Gaulis de katılmaktaydı. Gaulis Mustafa Kemal Paşa’yı cephe dönüşünde 6 Mayıs’ta ziyaret etmiştir. Bu görüşmede Mustafa Kemal, Gaulis’in duruşma hakkındaki izlenimlerini öğrenmiştir. Daha sonra Mustafa Kemal Paşa şunları söylemiştir: “ Ben gerçek İngiltere ile bana karşı büyük bir kin besleyen Emperyalist parti İngiltere’si arasındaki farkı çok iyi anlıyorum. Hatta İngiliz kamuoyunun bir kısmının da bizimle beraber olduğunu biliyorum. Acaba kamuoyunun bütünleşmesi mümkün olabilecek mi, yoksa iki yıldan beri bizi mahvetmek için çalışan bu birkaç kişi için acımasızca ve aralıksız mücadeleye mecbur mu kalacağız? Bütün mesele burada”


Bu sözler Mustafa Kemal Paşa’nın İngiltere’nin sosyal dokusuna vakıf olduğunu göstermektedir. Mustafa Kemal Paşa’nın Bertha Gaulis’e bu sözleri söyleme nedeni Türk halkının sadece İngiliz Hükümetiyle mücadele ettiğini, İngiliz halkıyla bir sorununun olmadığını müttefik devletlerin kamuoyuna en iyi duyurabileceklerin başında onun gelmesi olsa gerekir.


Berthe Gaulis Ankara’yı ziyaretinde, meclis çalışmalarını da zman zaman locadan izlemişti. Böylelikle TBMM’ye dinleyici olarak giren ilk yabancı kadın olmuştur. Bertha Gaulis, Ankara’dan ayrılıncaya kadar birkaç gün içinde Mustafa Kemal Paşa ile tekrar görüşmeler yapmıştır. Gaulis bütün görüşmeleri esasında, edindiği izlenimleri şöyle aktarmıştır: “ Onun Avrupalı gibi hissettiğini, söyledikleri hakkında tam bir bilgi sahibi olduğunu, Londra, Paris, Roma ve Berlin’de çok iyi tanındığını öğrendim. Ne kudretli irade, bakışlarında ne canlı bir parıltı var; son derece medeni olan kişiliğinde ne kadar çok titizlik var. Karşısındaki ile konuşurken ona düşüncesini tamamlamak fırsatını vermekle beraber her şeyi de göstermekte. Uzun ve ince silüeti zarif yürüyüşü ilr, emir vermeye alışık bir komutan olduğunu tahmin etmek pek güç. Hoşa gitmesini ve hoşlanmasını çok iyi biliyor. Her şeyi pek çabuk kavrıyor ve her şeyden duygulanıyor. Eserine bağlılığı yüzünden devamlı çaba harcamakta, görevini bir an olsun hatırından çıkarmadığı çok iyi anlaşılıyor. O aynı çalışma temposu ile idari ve askeri görevlerine, hiç aralıksız devam ediyor.”


MİLLİ MÜCADELEDE MUSTAFA KEMAL PAŞA’NIN YABANCILARLA TEMAS VE GÖRÜŞMELERİ / Doç Dr. CEMAL GÜVEN / 110-111-112-113

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG