30 Temmuz 1921

Kral Konstantin, yanında Prens Nikola, Pavlos, Başbakan Gunaris, Savaş Bakanı Theodokis, Kunnay Başkanı Dusmanis olmak üzere Kütahya'dan Eskişehir'e gitti


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Fevzi Paşa, Eskişehir'in düşmesinden sonra yaptığı cephe teftişini Meclis'in gizli oturumunda anlattı. İlerde daha önemli savaşlar verileceğini belirten Fevzi Paşa, İslam dünyasının uyandığını, Yunanlıların davayı kaybettiğini söyledi. Meclis'in Kayseri'ye nakli konusuna bazı mebuslar itiraz ettiler. Bir mebus, "Biz meselenin daha Elirini okuyoruz. Ye'sine kadar geleceğiz. Yunan Eskişehir'i almakla bu davayı bırakacak değiliz" dedi. Dışişleri Bakanı Yusuf Kemal Bey de Fransızlarla yapılan görüşmeler konusunda bilgi verdi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Yunan ordusunda savaşırken Seyitgazi'de esir edilen Türkiyeli Rumlardan 28 kişi, Ankara İstiklal Mahkemesi'nin kararıyla vatana ihanet suçundan Karaoğlan Çarşısı'nda asılarak idam edildi


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Açıksöz: Türk ordusu sadece, kendine bir şey yapılamayacağı hakikatini anlatmakla yetinecek. Biliyoruz ki önümüzde anlatılacak daha başka hakikatler var!


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Tevhidiefkar'da Ebüzziyazade: Galip gelmeye mecburuz!


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Çeşitli cephelerin düştüğü milli kuvvetleri yenildiği ve düşmanın hemen gelmek üzere olduğu şeklindeki propagandalar, halk ve asker üzerinde pek tesirli olmaktadır. Özellikle de asker üzerinde etkili olmakta ve savaşın gereksiz olduğu fikrini kuvvetlendirerek, onlarda firar fikrini oluşmasına yol açmaktadır.


30 Temmuz 1921 Cumartesi günü başkanlığını Mustafa Kemal Paşa’nın yaptığı, Meclis’in 57. birleşiminde, Fevzi (Çakmak) Paşa “ Yunan geliyor, Hilafet ordusu geliyor diyerek askerin ve milletin moralini bozanların derhal ele geçirilip cezalandırıldığını ve fenalıkların önüne geçildiğini” ifade etmektedir.


Ayıntap milletvekili Yasin Bey’in “ Ordunun içinde casus var midir? Sorusuna, Fevzi (Çakmak) Paşa; “ Her geri çekilmede böyle şeyler vaki olur. Bu gibi harekette bulunanlar korkaklıklarından, geriye doğru kaçarken düşman geliyor diye duyurur. Bunlara hain ve cani denilemez. İkinci kısım vardır ki, ordunun içinde bulunur, yakalanırsa idam edilir. Şimdiye kadar ordumuz içinden böyle bir kimse çıkmamıştır. Mamafih yok da denemez. Bizim onların arasında adamlarımız olduğu gibi, onların da bizin aramızda adamları vardır” cevabını vermiştir.


Buradaki örnekte, casusların görevinin sadece haber toplamaktan ibaret olmadığını, dost ve düşman tarafı içinde karşılıklı casusların bulunduğunu ve karşı tarafın moralini bozmak suretiyle bir bozgun yaratmak gayretinde olabileceklerini görmekteyiz ki bu durum, istihbarat çalışmalarının bir kolunu oluşturan psikolojik istihbaratın eyleme dönüştüğü safhadır. Fevzi (Çakmak) Paşa’nın açıklamalarından, Türk Ordusu tarafından bu tür faaliyetlerin, başarılı bir şekilde takip edildiğini ve kaşı taraf kuvvetleri içinde de benzer faaliyetlerin icra edildiğini anlamaktayız.


MİLLİ MÜCADELE DÖNEMİ İSTİHBARAT FAALİYETLERİ / SERDAR YURTSEVER / 102-103


GUN GUN KUTULUS yazi.JPG