31 Mayıs 1921

İngiliz Bakanlar Kurulu'nda, Savaş Bakanlığı'nın ve General Harington'un raporlan görüşüldü. Harington, Yunanlıların yenileceğini, Mustafa Kemal'in güçlendiğini bildirerek İstanbul'un boşaltılması gerektiğini anlattı. Hindistan İşleri Bakanı Montagu da Sevr Anlaşması'nda köklü değişiklikler yapılmasını ve İstanbul'un boşaltılmasını savundu. Dışişleri Bakanı Curzon ile Sömürgeler Bakanı Churchill, İstanbul'dan çekilmenin felaket doğuracağını, bunun Irak ve Filistin'de de İngiliz çıkarları için tehlike yaratacağını savundular. Bakanlar Kurulu, en az kuvvetle Boğazlar bölgesinde nasıl tutunabileceği konusunda askeri makamların bir rapor hazırlamasını kararlaştırdı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


İngiliz Dışişleri Bakanlığı, İngiltere Başsavcılığı'na yazısında, Malta'da tutuklu olup Ermeni kırımından suçlu saydıkları kişiler hakkında, delil bulmanın güç olduğunu, fakat gene de bunlardan 42 kişiyi cezalandırmanın siyasi bakımdan son derece arzu edilir olduğunu bildirdi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Akşam: Dumlupınar etrafında başlayan şiddetli topçu atışları, taarruz beklendiğini göstermektedir.


İkdam, Mustafa Kemal Paşa, zaferden emin


Hakimiyeti Milliye: Irak ve Necit'te yeni ittifaklar.-Şark siyaseti için Churchill yeni bir plan hazırlıyor. -Alman saldırısı başladı. -Mustafa Kemal Paşa, Ankaralıların kendisine hediye ettiği köşkü, Milli Ordu'ya bağışladı. - 15 Haziran'da Maarif Kongresi toplanacak


Vakit: Refet Paşa'nın demeci: Ben elimdeki silahımı bırakmak isterim, fakat karşımdaki de bıraksın.


Açıksöz: Askeri zaferimizi, iktisat alanındaki zaferle devam ettirebiliriz. Hükümet lüks eşyaya fazla gümrük vurarak servetimizin dışarıya gitmesini önlemelidir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Nurettin Gülmez Anadolu’da Yeni Gün kitabında gazetenin liderler ve ediplere bakışlarını anlatırken bir başlık olarak ‘Şeyh Ahmet Es-Sünusi’ den bahsediyor:


‘İstanbul’dan sonra Bursa’ya gelen ve oradan da Konya’ya geçen Şeyh Sünusi, bir süre Konya’a oturmuştur. Anadolu’da bir seyahati düşünen ve gerçekleştiren Şeyh Sünnusi, İslam’ın kurtuluşunu Anadolu’daki milli ordunun direniş ve başarısına bağlamaktaydı. Anadolu’nun başarılı olacağına da inanmaktadır. Konya’dan Ankara’ya geçen Şeyh Sünusi Ankara’da Mustafa Kemal ile görüşmüş, Mustafa Kemal kendisini şehir içinde ve dışında dolaştırmıştır. Şeyh Sünusi şerefine Millet Meclisi’nde ziyafet verilmiş ve bu sırada askeri bando çeşitli parçalar çalmıştır. Mustafa Kemal’in bu ziyafetine milletvekilleri ve önemli kişiler de katılmıştır. Şeyh Sünusi’ye büyük bir önem ve görev verilmiş gibidir.


Mardin’e kadar uzanacak seyahatine çıkan Şeyh Sünusi otomobilini Kayseri Belediyesi’ne hibe etmiştir. Elcezire Cephesi’ni dolaşan Şeyh Sünusi, her gittiği yerde halk ve yöneticiler tarafından saygıyla karşılanmıştır. Mustafa Kemal’e gönderdiği bir telgrafta Müslüman halka gerekli dini öğütleri verdiğini ve etkili olduğunu belirtmektedir.


Anadolu ordusunun kazandığı her zaferi ‘İslamiyet’in kurtarıcısı olan ordumuzun zaferinden dolayı askerleri ve BMM üyelerini tebrik ederim.’ Telgrafıyla kutlamıştır.


Yeni Gün’ün Şeyh Sünusi ile yaptığı bir röportajda Şeyh Sünusi, zafer için birleşmek ve ısrarcı olmak gerektiğini, İslamiyet’in yabancı egemenliğini reddettiğini, Mütareke’nin ağır şartlarına rağmen Anadolu’dan kesinlikle ümidini kesmediğini, bu şartların Türkler’i harekete geçireceğini tahmin ettiği, kurtuluş mücadelesinin de kendisini doğruladığını, Doğu’nun ve İslamiyet’in galip geleceğini, Trablus’ta İtalyan idaresine karşı Anadolu’da olduğu gibi bir mücadeleyi yönetebilecek bir grubun bulunmadığını, Konya istanının yabancı oyunu olduğunu, İslam düşmanlarının propaganda ve bozgunculuk çıkarma konusunda usta bulunduğunu, Türkler’in sabır, dayanıklılık ve cesaretle ünlendiklerini, milletlerin en erdemlisi olduğun tarihin tanıklık ettiğini, Türkler’in Milli Mücadele’deki fedakarlıklarından sonra amaçlarına ulaşıp bütün Doğu’yu uyaracaklarını söylemektedir.


O’na göre Ankara meyve veren bir ağaç gibidir ve bu ağaçtan yalnız Anadolu değil, bütün dünya Müslümanları yararlanmalıdır. Ankara’daki BMM, İslam tarihinde önemli bir yere sahip olacaktır. Çünkü meclis’in kararları halkın refahına yöneliktir.


Anadolu seyahatinin maçı olarak, halka durumu anlatmayı onları aydınlatmayı göstermiş, bunun için ne gerekiyorsa ve nereye gidilmesi lzım geliyorsa onu yapacağını ifade etmiştir.


Anadolu hareketini Şeyh Sünusi şöyle görmektedir:


İtilaf Devletleri İslamiyet’i ortadan kaldırmak istiyorlardı. Buna bir süre Osmanlı engel oldu. Dünya Savaşı’ndan sonra İtilaf Devletleri, amaçlarına ulaşmaya yaklaştılar. Osmanlı’ya kabul ettirdikleri barış şartları ile Ermeni ve yunanlara toprakları paylaştılar. Ancak Allah ‘din düşmanları istemese de nurunu tamamlamayı vadetmişti.’ İşte kurtuluşu gerçekleştirecek sebepleri hazırladı. Anadolu saygın kişilerin meşru hareketlerini takdir ederek onların etrafına toplandı. Düşmanların ümit etmeidkleri harikaları yarattılar. Anadolu’nun düşmanlara karşı aldığı tavır, İslamiyet’in ruhunu tamamen uygun şeri bir harekettir. Buna yardım ve onu koruma her Müslüman için farzı ayındır. Temenni ederim ki, bütün Müslümanlar aynı hal ve vaziyette bulunsun. İslamiyet’in kahraman evladı olan Türkler’in özellikle şu son zamanda yaptıkları görev, Türkiye’nin bağımsızlığından çok, bütün İslam dünyasının kurtuluşuna yönelik olduğundan, peygamberimizin ruhunu şad ettiğinden eminim. Bu hareketi idare eden kişiler, yalnız Türkiye’nin değil, İslam dünyasının da büyük kahraman çocuklarıdır.’


Bütün Müslüman’ı bir vücut gibi gören ve aralarında ayırlık olmasını istemeyen Şeyh Sünusii Anadolu’da ‘Ya istiklal, ya ölüm’ için herşeyini feda etmeye hazır bir millet gördüğünü, çok büyük bir çalışma ve iman bulduğunu, savaşın sonunun mutlu bir devri başlangıcı olacağını umduğunu belirtmektedir. ‘Allah İslam’ın büyük kahramanı Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri’ni, kendisine yardımcı olan mücahitleri, milleti ve memleketi uğruna can ve mallarını feda eden bu kahraman ulusu sonsuza kadar sürekli kılsın!’ demektedir.


Vahdettin’in İstanbul’dan bir İngiliz zırhlısı ile kaçışından sonra görüşü sorulan Şeyh Sunusi ‘İngilizler Vahdettin’i Malta’ya götürdüler. Görevden alınan Vahdettin’i alet edip, İslamlar arasına bozgunculuk sokabileceğine inanan İngilizler’in niyetini bilmeyen yoktur. Hilafet hakkında TBMM’nin aldığı kararlara karşı çıkarak, Vahdettin’i halife olarak değil, insan olarak bile kabul edecek bir İslam ülkesi yoktur. İslam dünyasının sevgisi TBMM ve onun başkanı Gazi Mustafa Kemal Paşa’yadır.’ Demiştir.


Afyonkarahisar mebusu Hoca İsmail Şükrü Efendi’nin 15 Ocak 1923’te yayınlanan ve yeni Hilafetin durumunu papalık makamına benzeten risalesi üzerine Celal Nuri Bey, Şeyh Sünusi’nin görüşlerine başvurmuştur. Şeyh Sünusi ‘En önemli şer’i farz namazdan sonra cihattır. Hüküm kuvvet sahibi olanındır. TBMM düşmanlara karşı savunmada bulunup, İslam topraklarını istiladan kurtardığı için meşruluğu tartışılamaz. Bütün haklar ve görevler Meclisi’ndir. Meclis bu görevi yapmaz ve iyi yoldan uzaklaşırsa, o zaman bütün Müslümanlar’n düşünmesi gerekir. Yoksa Şükrü Efendi’nin dediği gibi hareket edilirse, bu birlik ortaya çıkışıdır ki, bu gibileri şeriata göre düşmanın dostu sayılması lazım gelir. Bu işte, İslam’ın zararına bir bozgunculuk vardır.


Milli Mücadele boyunca çeşitli şekillerde Anadolu’daki harekete yardımcı olan Şeyh Sünusi’nin Araplar üzerinde de etkili olabileceği bir Arap—Türk ittifakı meydana getirebileceği korkusu İngiltere’yi sarmış ve İngiliz casusu Mustafa Sagir de yargılanması sırasında bunu itiraf etmiştir. Bu yüzden İngilizler, Şeyh Sünusi’yi yakın takibe almışlar ve İzzet Osman aracılığı ile Şeyh Sünusi’nin Türk Milli Mücadelesi’ne yardımcı olmasının önüne geçmeye çalışmışlardır.


(Kaynak: Anadolu’da Yeni Gün / Nurettin Gülmez / Syf 645)


GUN GUN KUTULUS yazi.JPG