4 Şubat 1921

Meclis'in gizli birleşiminde Londra Konferansı konusunda İstanbul Hükümeti'yle yapılan yazışmalar okundu. Mebuslar, çağrı almadan Londra'ya gitmenin iyi olmayacağını, İngilizlerin er geç Anadolu'yu tanımak zorunda kalacağını, İstanbul Hükümeti'nin de milleti temsil etmediğini söylediler. Yahya Galip Bey, "Padişah'ın milletle ilgisi kalmamıştır. Ondan kesinlikle vazgeçmek gerekir", Hüsrev Bey "Bizim çıkarlarımız daima Doğu'dadır", Abidin Bey "Buraya idam için geldik. Kurtulursak milli istiklalimizle birlikte kurtulacağız" dediler. Mebuslar, Hükümet'in önerdiği delege listesine de bazı adayların milli inançları zayıf olduğu gerekçesiyle itiraz ettiler.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Yunan Başbakanı Rallis istifa etti. Rallis Hükümeti, Venizelos'un düşmesi ve Kralcıların kazanmasıyla sonuçlanan 14 Kasım seçimlerinden sonra kurulmuştu. Yeni hükümeti yarın Kalogeropulos kuracak.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Fransız İşgal Komutanı Andrea, Antep halkına bir bildiri yayımlayarak teslim olurlarsa hiç kimseye bir şey yapılmayacağına, halka yiyecek dağıtılacağına söz verdi. * İkinci Kolordu Antep'i kurtarmak için çırpınıyor. Gece (4/5), Fransız muhasara kuvvetlerinde bir gedik açıldı. 50 kişi Antep'ten çıkmayı başardı. Fransızlar açılan gediği kapayarak daha fazla kişinin çıkışına engel oldular. Daha önce yapılan çıkış girişimleri başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Hareket 6/7 gecesine ertelendi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


İstanbul'dan Ankara'ya gitmekte olan İçişleri eski Bakanı Ebubekir Hazım Bey, Kastamonu'ya vardı. 24 Ocak'ta İstanbul'dan kaçmış olan Hazım Bey Ankara'ya hareket edecek.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Nurettin GÜLMEZ Anadolu’da Yenigün Kitabında Gazeteci Ali Kemal’i Anlatıyor.


Asıl adı Ali Rıza olan bir gazeteci ve yazardır. Çeşitli devlet memurluklarında bulunan 1. Meşrutiyet döneminde sürgüne gönderilen II. Meşrutiyet döneminde tekrar İstanbul’a dönüp Hürriyet ve İtilaf Fırkasına giren, İkdam ve Peyam-ı Sabah’ta makaleler yazan, maarif ve dahiliye nazırlıklarında bulunan Ali Kemal, Mütareke yıllarında Anadolu’daki Milli Mücadele aleyhine yazdığı yazılarla tanınmış bu yüzden de zaferden sonra İzmit’te halk tarafından linç edilmiştir.


Yeni Gün Ali Kemal ile hiç barışık olmamıştır. Olamazdı da. Çünkü birisi Kurtuluş Savaşının haklılığını, diğeri gereksizliğini ve gayri meşru olduğunu savunmaktaydı. Bir ara Ali Kemal’in Londra’ya İstanbul Hükümetini temsilen sefir olarak gideceği haberi çıkınca , Ali Kemal’in ulaşacağı asıl mertebenin ‘sefaret’ değil ‘sefalet’ olduğunu iddia eden Yeni Gün; “ Ali Kemal’in beş on para için memleketi İngiliz’lerin ayakları altında çiğnetmek. Halkı onların sonsuza kadar esiri yapmak yolunda ilerlediğini yazmaktaydı.” Londra memuriyetini de Ali Kemal’in alçaklıklar cümlesinden kabul etmektedir. Fakat onlar İngiliz’lerden alarak, memleketten çalarak böyle işlere devam etsinler, Anadolu gerçekleri görmektedir. Ali Kemal’in Londra memurluğunda en önemli kazancı, “ günün birinde milletin pençeleriyle parçalanacak olan sefil hayatını, İngiltere’ye nakil ile, İngiliz koruması altında tehlikeden uzak bulunduracaktı”. Hatta Yeni gün Ali Kemal’in Mısır’da dolandırıcılık yapmış olduğunu, bu yüzden zaman aşımına kadar Mısır’a giremeyeceğini girerse hemen tutuklanacağını belirtip, “ Mısır dolandırıcısı İngiltere elçisi olur mu ? diye sormaktadır.


Ali Kemal Yunanistan’daki seçimleri Venizelos’un kaybetmesine çok üzülmüş ve Venizelos’a mersiyeler düzmüştür. “ Kral Konstantin’in tacına kavuşmasını, Rallis’in yeni kabine kurmasını, Yunanistan’a verilen nimetlere karşı küfür etmek olduğunu, yana yakıla anlatmıştır. Dünyayı mavi beyaz bir kubbe altında toplamaya karar vermiş balon kafalı adamlar ve zavallı Ali Kemal, Venizelos’un düşüşünü Anadolu’nun başarısının başlangıcı olarak gördüğü için biraz da kendi kaderine ağlamaktaydı. Ayakları altındaki ipin gırtlağına yaklaştığını hisseden Ali Kemal bir cambaz gibiydi.” Venizelos’un düşmesine üzülen Ali Kemal, Anadolu’nun Londra’ya çağrılışına sevinir görünerek halkı kandırmaya yönelmiş ve Ankara’ya “ İtilaf Devletleri’nin lütuflarından yararlanarak teveccühlerini kazanma zamanı gelmiştir” öğütünü vermekteydi. Bu fırsattan yararlanılmazsa artık bunun sonu felakettir. “ görüşünü savunmaktaydı. Ali Kemal, düşman çıkarlarını savunduğuna göre, Ankara’nın tavrı onun söylediklerinin tam tersi olacaktı. Ama Ali Kemal “ Anadolu’nun kendisini, Avrupanın büyük devletleri karşısında fasülye gibi nimetten saydığını, Ankara’dakilerin İttihatçılar’dan daha melun insanlar ve zebaniler olduğunu , her işinin zorbalık bulunduğunu, asıp kesmeyi bildiğini, fakat siyasetten, hükümetten ve erdemden habersiz insanlar olduğunu, İnönü Zaferi’nin inatlarını arttırdığını” söyleyerek, tavsiyelerinin tutulmayacağını da tahmin etmektedir.


KURTULUŞ SAVAŞINDA ANADOLU’DA YENİ GÜN /NURETTİN GÜLMEZ / 366-367

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG