4 Haziran 1919 Çarşamba

İstanbul’da bazı kuruluşlar yayımladıkları bildiride ve Padişah’a çektikleri telde, Paris’e gidecek delegelere güvenmediklerini bildirdiler. Rıza Tevfik, Ali Kemal, İzzet Fuat gibi kişiler gönderilirse bunun ağır sonuçlar doğuracağını belirttiler. Bu tepkiler üzerine Ali Kemal’le İzzet Fuat kuruldan çıkarılacaktır.


(Paris Barış Konferansı için bakınız: 18 Ocak 1919 / 12 Mart 1919 / 21 Mart 1919 / 1 Haziran 1919)


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan / Syf 301)


Jandarma Genel Komutanı Ali Kemal Sırrı, İzmir’in işgali sonrası durumuyla ilgili olarak yazdığı raporda, ‘İzmir’de Hükumet egemenliğinin yalnız adı var. İzmir’in çevresinden hiçbir haber alınamıyor.’ dedi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan / Syf 301)


Damat Ferit, İngiliz Yüksek Komiserliği Baştercümanı Ryan’a,kendisi Türkiye’de olmadığı zaman yapılacak ahmaklıklardan korktuğunu söyledi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan / Syf 302)


Çine’de bulunan 57.Tümen Komutanı Albay Şefik bey (Aker), Yörük Ali Efe ile Kıllıoğlu Hüseyin Efe’ye haber gönderdi. Onlardan mücadeleye atılmalarını istedi. Yörük Ali ve Hüseyin Efe yarından sonra Albay Şefik’in önerisini kabul edeceklerdir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan / Syf 301)


İnternet kaynaklı bilgiler:


Yörük Ali Efe (1895-1951)


Yörük Ali Efe 1895 yılında, Aydın’da doğmuştur.

19 yaşında, Aydın dağlarında dolaşan Alanyalı Molla Ahmet Efe’nin gurubuna katıldı. Kısa zamanda grupta ikinci adam konumuna yükseldi.

Alanyalı Molla Ahmet Efe’nin Bozdoğan Kavaklıdere baskınında ölmesi üzerine Yörük Ali Efe olarak gurubun başına geçti. Dört yıldan fazla dağlarda dolaşan Yörük Ali Efe, bu süre içinde daima ezilenin mağdur edilenin, güçsüzün yanında oldu. Haklı olarak halk tarafından sevildi, itibar ve destek gördü.

Yörük Ali Efe 1919 senesinde dağdan indi. O sıralar düşman İzmir’i, ardından Aydın ve Nazilli’yi işgal etmişti. Yörük Ali Efe, Kıllıoğlu Hüseyin Efe ve bazı arkadaşları, Aydın İli’nin Çine İlçesi Yağcılar Köyünde toplanarak, Sultanhisar İlçesine yakın güçlü bir düşman karakoluna baskın yaptılar. Karakol tümüyle imha edildi. Oldukça önemli cephane ve erzak ele geçirildi. Bu baskın Batı ve Güney Anadolu’da düzenli, bilinçli, ve milli şuurla düşmana yapılan ilk baskındır.


Yörük Ali Efe alçak gönüllü bir insandı. Kurtuluş Savaşındaki rolü ile ilgili olarak yapılan övgülere verdiği şu yanıttı her zaman hatırlanacaktır. “Bazı kimseler savaş zamanında yapılan işlerin birçoğunu bana ve başkalarına mal ederler. Bu yanlıştır. Bir kişinin, beş kişinin böyle büyük davalarda ne ehemmiyeti olur ki? Gönlünde vatan muhabbeti taşıyan her vatansever o günlerde bizim gibi düşünmüş, bizim gibi duymuş ondan sonra da bizimle beraber olmuştur. Milli mukavemette aslan payını kendine ayırmakta hata vardır. Bir elin şamatası olurmu ki?”

Yörük Ali Efe 1951 senesinde, tedavi için gittiği Bursa’da vefat etti.

Kıllıoğlu Hüseyin Efe


Aslen Aydın'nın Çine İlçesinin Yağcılar köyunden olup Yörük Ali Efe'nin hem dava arkadaşı hem de dost çetesinin lideriydi. Yörük Ali ve Kıllıoğlu çeteleri Kurtuluş Savaşı'nda aktif rol oynamışlar, Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki Türk ordusuna ellerinden gelen yardımı yapmışlardır. Savaşın bitimiyle silahını bırakmayan Efe, 1923 senesinde Aydın'ın Bozdoğan İlçesinde vurularak öldürüldü.


GUN GUN KUTULUS yazi.JPG