4 Temmuz 1920 Pazar

Türk şehir ve kasabalarının Yunan kuvvetleri tarafından işgali devam ediyor. Bugün, Biga, Ayvacık, Ezine, Lapseki, Bayramiç'te Türkiye'nin egemenliği sona erdi. Batı Cephesi Komutanlığı, Meclis Başkanlığı'na ve Genelkurmay'a verdiği raporda, en önemli hedefin kuvvetleri ezdirmemek ve Eskişehir ana yönünü kapatmak olduğunu, savaşmadan arazi terk etmek istemediklerini bildirdi. * Denizli'de mitingler düzenlendi. Denizli Milli Kurulu, herkesin hayatını ve namusunu koruma edişesiyle çırpındığı böyle bir zamanda, kahvelerde oyun oynatılmamasını ve çalgı çalınmamasını ihtar etti. Ankara'ya çekilen telde, Denizli gençliğinin son kişiye kadar canını feda etmeye and içtiği bildirildi. * 52. Tümen karargahı, Sarayköy'den Yoncalı'ya alındı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 111)


Meclisin gizli oturumunda ülkenin savunma kaynakları ve araçları tartışıldı. İlgili komisyon, genel bir seferberlik ilanına imkan olmadığını açıkladı. Meclis'e verilen 5 ayn önergede, mebus mektuplarının ve resmi makamlara gönderilecek yazıların sansürden ayn tutulması istendi. Verilen karara göre, mebusların gönderdikleri ve onlara gelen mektuplar, Meclis'ten seçilecek 3 kişi tarafından kontrol edilecek.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 111)


Robeck'ten Curzon'a: Mr. Khatissian İstanbul'dan Paris'e gitti. Ermeniler adına Majestelerinin Hükümeti'ne derin şükranlannı bildirdi. 25.000 tüfek almışlar, Rus yapısı 30.000 tüfekleri de varmış. Yunan ilerlemesi başlayınca Ermeniler de derhal saldırıya geçeceklermiş.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 111)


İkdam: Padişahımız Halifemiz Efendi Hazretleri'nin tahta çıkışının üçüncü yıldönümü. İki senelik saltanat hayatı, pek elim olaylarla dolu (Vahdettin 4 Temmuz 1918'de tahta çıkmıştı). -Yunan saldırısı ilerliyor.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 111)


Amerikan Basınında Türk Kurtuluş Savaşı kitabından:


ASIA dergisi Temmuz 1920 sayısında Lewis Heck yazıyor:


Yakın Doğu ülkelerini, yabancı sermayeye karşı takındıkları tavır açısından iki gruba ayırabiliriz. Birinci grubu milliyetçi duyguları kuvvetli olan Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya oluşturmaktadır. Bu ülkeler yabancı sermaye yatırımlarına izin vermekle beraber kendi topraklarındaki ticari kuruluşların milli bir nitelik yarışmasına dikkat etmektedirler. İkinci grubu oluşturan Osmanlı İmparatorluğu, İran ve Güneş Rusya’da ise milliyetçi duyguların zayıfladığını ve yerli bir kapitalist sınıfın doğmuş olduğunu görüyoruz.


Amerikan sermayesi için en elverişli imkanlar ikinci grubu oluşturan ülkelerde bulunmaktadır. Bu Yakın Doğu ülkeleri, madencilik alanı dışında, tek bir modern sanayi kuruluşuna sahip değildirler. Halıcılık gibi bazı küçük çaptaki sanayi girişimleri, Batı’nında desteğiyle modern şartlara ayak uydurmaya çalışmaktadırlar. Çanak çömlekçilik, bakırcılık, oymacılık, ayakkabıcılık gibi birçok el sanatları ise daha ucuz Avrupa mallarının rekabetine dayanamayarak çökmekte ya da ithal malı makineler kullanan küçük fabrikalara dönüşmektedir. Yerli sanayi kuruluşlarının üretimi toplam tüketim malları ihtiyacının ancak çok küçük bir kısmını karşılayabilmektedir. Sanayiin bugünkü gelişme temposuyla daha uzun yıllar ülkedeki tüketim malları talebini karşılaması beklenemez. Diğer bir ifadeyle Amerikalı ihracatçılar için son derece çekici iş imkanları vadeden, her türlü mamul mala aç, bir Yakın Doğu Pazarı bulunmaktadır. Bu talep daha sonraki yıllarda basit üretim araçlarına doğru kayacak ve halkın satınalma gücünün gelişmesiyle birlikte bizden talep edeceği malların niteliği de değişecektir. Sözünü ettiğimiz gelişme süreci yabancı sermaye yatırımları için yeni imkanlar yaratacak ve özellikle madenlerin işletilmesi ve tarımsal ha maddelerin değerlendirilmesi büyük önem kazanacaktır.


(Kaynak: Amerikan Basınında Türk Kurtuluş Savaşı / Osman Ulagay / Syf 110)



GUN GUN KUTULUS yazi.JPG