5 Şubat 1920 Perşembe

Mustafa Kemal kolordulara gönderdiği bir genelge ile siyasî durumu anlattı. Genelgede Türkiye’nin İtilaf Devletleri tarafından çember içine alındığını belirtti. Sovyetlerle birlik olunarak, İtilaf Devletleri’nin Türkiye ile Sovyetler arasına diktiği Kafkas Cumhuriyetlerinin yıkılmasını önerdi. Doğu’da seferberlik yapılmasını istedi ve bunu gerçekleştirecek bir hükümet kurulmazsa, Temsil Kurulu’nun İstanbul’da bulunan üyelerini çekmeyi de önerdi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 361)


Genelge’den/


Türkiye bugün Adalar Denizi, Karadeniz, Avrupa ve Suriye cephesinde kuvvetli bir şekilde sarılmıştır. Irak ve İran cephelerinin mutlak şekilde kapalı olmayan vaziyetleri seri istifadelere elverişli değildir. Türkiye’nin bir diğer cephesi Kafkasya’dır ki müsait olmayan barış şartlarına karşı silahlı mukavemet azmini kendisine en ziyade bahşeden cephe orasıdır. Bu hal karşısında İtilaf Devletleri Bolşevikler ile Türklerin arasını Kafkas milletleri ile kesmek planını bulmuşlardır. Eğer bu plan muvaffak olur ve Kafkas milletleri ile memleketimiz kuşatılırsa, artık Türkiye için mukavemet imkanları temelinden yıkılmış olur.


Mukavemet vasıtalarımızı imha edecek tedbirlerin ikincisi ise Türkiye’yi dahilden oyarak çökertmektir. Tabii ilk işleri Kuvayi Milliye’nin dağıtılması ve Türkiye’nin elinde kalan cephanenin kullanılamaz kılınmasını temin etmektir.


Bu iki planı İtilaf devletleri ancak zayıf hükumetler sayesinde temin edebilirler. İşte 5 Şubat 1920’de aleyhimize işleyen plan budur. Bu planın açıklanması bize düşen vazifeleri göstermektedir. Bunlar; Doğu cephesinde seferberlik yaparak Kafkas seddini arkadan yıkacak yığınaklara başlamak, yeni Kafkas hükumetleriyle acilen temasa geçerek İtilaf planına karşı vaziyetlerini anlamak, milli teşkilatı genişletmek ve cephanemizi vermemek için silah kullanmaktır.


Müdafaai Hukuk Cemiyeti içinde acil bir vazife, siyasi vaziyetin icaplarına uyan tedbirleri almak için hükumetle fikir mutabakatına imkan olup olmadığını kestirmektir. Ancak eğer imkan yok ise vazifemiz Heyet-i Temsiliye’de bulunan arkadaşlarımızı İstanbul’dan çekmek, Kafkas milletlerine müracaat etmek ve belirtilen tedbirlere fiili olarak teşebbüs etmektir.


Bir İngiliz Birliği, Gelibolu mutasarrıfı ile memur ve sivil 10 kişiyi tutuklayıp götürdü. Heyecana kapılan halk mitralyözlerle tehdit edildi. Köprülü Hamdi kumandasındaki çeteler, 26/27 Ocak’ta Gelibolu’da Akbaş Cephaneliğini soy­muşlar ve silahlan Anadolu yakasına taşmışlardı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 361)


Yeni Harbiye Bakanı Mustafa Fevzi Paşa (Çakmak), birliklere yayımladığı ge­nelgede, bu zor zamanda Tanrı’nın ve büyük-küçük bütün arkadaşlarının yar­dımına güvendiğini bildirdi. Gazetecilerin sorularına verdiği cevapta, Hükümet’in Kuvayı Milliye ile değil, Meclis’le ilişkide olacağını söyledi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 361)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG