5 Ağustos 1921

İçinde bulunulan olağanüstü durum sebebiyle, Meclis uzun bir gizli birleşim yaptı. Olağanüstü tedbirler almanın gereğinde birleşildi. Düşmanı 3 ay içinde yurttan kovacağı umuduyla Mustafa Kemal Paşa'ya, Meclis yetkilerini kullanması kaydıyla başkomutanlık yetkisi verildi. 169 mebus karara olumlu oy kullanırken 13 mebus karşı çıktı. Orduya serbest hareket etme imkanını vermek için hükümet merkezinin gerektiğinde Kayseri'ye taşınması konusunda Hükümet kararı kabul edildi. Açık birleşimde oylanan Başkomutanlık Yasası, 184 mebustan tamamının 0lumlu oylarıyla kabul edildi. Başkomutan olması dolayısıyla Mustafa Kemal Meclis'te "Zavallı milletimizi esir etmek isteyen düşmanları yüzde yüz yeneceğimize olan güven ve inancım bir dakika olsun sarsılmamıştır. Bu inancımı bütün millete ve dünyaya karşı ilan ederim" dedi


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Hem Genelkurmay Başkanlığı hem Batı Cephesi Komutanlığı üzerinde bulunan İsmet Paşa, Batı Cephesi'ndeki işlerinin yoğunluğu nedeniyle Genelkurmay Başkanlığı'ndan istifa etti. Bu göreve, 184 mebustan 183'ünün oyu ile ve tartışmasız Fevzi Paşa seçildi. Fevzi Paşa'dan boşalan Milli Savunma Bakanlığı'na ise İçişleri Bakanı Refet Paşa getirildi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Mustafa Kemal, Başkomutan olarak orduya ve millete bir bildiri yayımlayarak umut aşılamaya çalıştı: Ordumuzun asıl cephelerinden hiç bir şey kaybetmeden bugünkü durumu aldık. Düşman yurdumuzun harim-i ismetinde boğulacaktır. Buna ulaşmak için gereken her şey yapılacaktır.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Önceki gün merkezi Afyon'da olmak üzere kurulan Yunan Güney Tümenler Grup Komutanlığı'na atanan Trikopis, 1913'ten beri komuta ettiği 3.Tümen'e bir veda mesajı yayımladı. Tümen'in kahramanlıklarını övdü. 3.Tümen, Trikopis'in bir süreden beri komutanlığını yaptığı Kuzey Tümenler Grubu içinde bulunuyor.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Harington'un raporu: Mustafa Kemal ve Genelkurmay dışında herkes, Enver Paşa'nın Bolşevik kuvvetlerle Anadolu'ya dönmesini istiyor. Ankara'dan dönen Kanadalı Binbaşı Brown'a göre duruma hakim olan Mustafa Kemal, geri çekilmeye pek aldırmıyor. Bolşevik yardımı da istemiyor


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Malta'dan dönmekte olan Fethi Bey, faytonla İnebolu'dan Kastamonu'ya geldi

Dergah: Ziya Gökalp Bey ve mesleği münasebetiyle (Ragıp Hulusi). -Necmettin Halil'in şiiri: Anadolu Dağlarında: Felekler bilsin ki bu kaç zamandır/Son günü beklemiş bir kahramandır...


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Meclisin oturumunun konusu yine Mustafa Kemal Paşa’ya başkomutanlık verilmesi sorunuydu. Başkomutanlık görevi verilecekti ancak yetkilerinin ne olacağı konusunda duraksamalar vardı. Görüşmeler uzayıp gidiyordu. Mustafa Kemal paşa konuşmacıları dikkatle dinliyordu. Sonunda kürsüye çıktı:

Arkadaşlar! Önergemde belirttiğim gibi ulusal egemenliğin hiçbir koşul ve bağ tanımayan yanlısıyım. Bu benim ülkümdür. Bana başkomutanlık gibi bir görev veriyorsunuz. Ödevim çok ağır ve sorumluluk doludur. Koca bir ulusun geleceğiyle ilgilidir. Yanlış karar ve hareketler ulusumuzu büyük bir felakete sürükler. Cephede kararlar hızla verilir. En doğrusunu vermek gerekir. Büyük hizmeti ve yararlılığı görülen subay ve erlerin bu hizmetlerini ödüllendirmeli, rütbelerini yükseltmeliyim. Aç kalmak tehlikesiyle karşılaşan askerlerimizin yiyeceklerini nerede bulursam almalıyım. Eğer istediğim yetki bende olmazsa bunları yapamam. Eğer kendiliğimden yapmaya kalkarsam, yüce kurulunuzun çıkardığı yasalar beni sorumlu tutar, cezalandırır. Biliyorsunuz, askeri rütbe ve nişanlarım İstanbul hükümeti tarafından geri alınmıştır. Sivil bir kişiden farkım yoktur.’

Mustafa Kemal Paşa’nın durumu içtenlikle ortaya koyması üzerine söz alan milletvekilleri onu destekler biçimde konuşmaya başladılar. Görüşmeler yeniden uzadı. Ve hiçbir sonuca ulaşılmadan oturum sona erdi.


Meclisin diğer oturumu 15:00’de başladı.

Meclis Başkan Vekili Dr Adnan Bey oturumu açtıktan sonra:

‘Efendim, Sinop Milletvekili Rıza Nur beyle sekiz arkadaşının bir yasa önerisi vardır. Okutuyorum.’ Dedi.

Yazmanlardan bir öneriyi okumaya başladı:

‘TBMM Başkanı Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine Başkomutanlık Verilmesi Hakkında Yasa

1-Ulusun ve ülkenin yazgısına el koymuş tek ve büyük kuvvet olan, üyelerinin her birinin hukuk ve dokunulmazlığı Anayasa ile güvence altında bulunan, başkomutanlığı manevi kişiliğinde bulunduran TBMM aşağıdaki koşullarla kendi başkanı Mustafa Kemal Paşa’yı başkomutanlıkla görevlendirmiştir.

2-Başkomutan ordunun maddi ve manevi gücünü en yüksek dereceye çıkarmak ve yönetimini bir kat daha sağlamlaştırmak konusunda TBMM’nin bununla ilgili yetkilerini Meclis adına kullanmaya yetkilidir.

3-Yukarıdaki maddelerle verilen unvan ve yetki üç ay için geçelidir. Meclis gerek görürse, bu sürenin bitmesinden önce de bu ünvan ve yetkiyi kaldırabilir.’

Yasa tasarısının okunması bitince Edirne Milletvekili Şeref Bey ayağa kalkarak yerinden seslendi: ‘Yurdun kurtuluşunu ve ulusun bağımsızlığını hedef tutan bu yasanın tartışmasız kabulünü rica ederim arkadaşlar!’

Şeref Bey’in bu sözleri alkışlarla karşılarıdır. Başkan Vekili: ‘Yasanın tartışmasız kabulünü isteyenler lütfen el kaldırsın. (Kabul sesleri) Kabul edilmiştir. Ad okunarak oylarınıza sunulacaktır.’

Ardından tek tek sırayla milletvekillerinin adları okundu. Adı okunan milletvekili ayağa kalkıyor ‘Kabul’ diyordu. Salonda bulunan bütün milletvekilleri oyunu aynı biçimde belirtti: ‘KABUL’

Ve Mustafa Kemal Paşa oybirliğiyle Meclisin yetkileriyle donatılarak Başkomutan seçildi. Tarihte bir kişiye, bir ulusun özgür oyları ile ilk kez bu kadar büyük yetkiler veriliyordu. Artık O, yalnız başına bir yasa yapıcıdır. Vereceği her emir bir yasa sayılacaktır.

Büyük Millet Meclisi Başkanı ve Başkomutan Mustafa Kemal Paşa bütün milletvekillerinin alkışları arasında kürsüye geldi. Alkışlar dininceye dek bekledikten sonra söze başladı:

‘Saygıdeğer arkadaşlar, büyük Meclisin manevi kişiliği içinde bulunan başkomutanlık görevini yapmak üzere beni görevlendirmenizden dolayı teşekkürlerimi sunarım. Bu görevlendirme Yüce Kurulunuzun hakkımdaki güveninin açık bir kanıtı olduğundan benim için çok değerli bir ödüldür ve bu hayatımın en değerli ödülü olacaktır. (Tanrı yardımcın olsun sesleri)

Efendiler zavallı ulusumuzu tutsak etmek isteyen düşmanları Tanrı’nın yardımıyla kesinlikle yeneceğimiz konusundaki inancım bir dakika olsun sarsılmamıştır.

Bu inancımın gerçekleşmesi için gerekli bir şey varsa o da Yüce kurulunuzun beni koruması ve ulusumuzun bana sürekli olarak yardım etmesidir. Yüce kurulunuzdan aldığım güçle bu dakikada başkomutanlık görevini başlıyorum.’

Mustafa Kemal Paşa sözlerini bitirince yeniden bir alkış fırtınası koptu.

‘Tanrı başarılı kılsın’ Tanrı zafer kazandırsın sesleri arasında bazı dua sesleri duyuldu.

O’nun başarısı çileli bir ulusun kurtuluşu olacaktı.


(Kaynak: Sakarya / Alptekin Müderrisoğlu / Syf 25)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG