5 Ekim 1919 Pazar

Temsil Kurulu adına Mustafa Kemal, Başbakanlığın dünkü yazısına cevap verdi. Ferit Paşa Hükümeti’nin yarattığı olağandışı ve yasadışı durumun kaldı­rılması için Hükümet’i kesin önlemler almaya çağırdı. Hükümet’in Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ni iyi karşıladığını kesin ve açık bir dille belirtmesini isteyen cevapta şu isteklerde de bulunuldu: Resmî bir bildiriyle millî isteklerin yüzde yüz haklı ve kanuna uygun olduğunun açıklanması; Da­mat Ferit Hükümeti’nin haince davranışlarına alet olmuş yüksek görevli kişile­rin cezalandırılması, milli eylemlere hizmet ettikleri için çıkarılanların görevle­rine geri verilmesi; göreve alınmış olan eski emeklilerin tekrar emekli edilmesi ve önemli askerî görevlerin yetkili ellere verilmesi; Ali Kemal, Adil Bey ve Süleyman Şefik Paşa’nın Yüce Divan’a verilmesi, Refik Halit’in tutuklanması; Milli eylemlere katılmak ya da desteklemekten kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki işlemlerin kaldırılması; Basındaki yabancı sansürün kaldırılması. Yazı­da, bunlara açık ve inandırıcı cevaplar verilmezse İstanbul’la resmî haberleş­menin başlatılmayacağı da belirtildi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 148)


Nutuk’tan/


Efendiler, 5 Ekim 1919 tarihinde verdiğimiz uzun karşılığın, temel noktalarını özetleyeyim:

Önerilerimizin hepsinin uygun görülüp kabul edilmiş olduğu anlaşıldı, dedikten sonra tarafımızdan üstlenilmesi istenilen noktalarla ilgili olarak açıklamalar yaptık ve dedik ki: ‘Olağandışı ve kanun dışı durumların nedeni ve yaratıcısı Ferit Paşa hükumeti idi. Bu durum, Ferit Paşa hükumeti tarafından yapılmış olan meşru olmayan eylem ve davranışların nedenleriyle sonuçlarının kaldırılması için tarafınızdan kesin önlemler alınırsa, kendiliğinden ortada kalkar. ‘

Cemiyetimizin, şimdiki hükumete söz vermesi ve yardımda bulunabilmesi için önce, hükumetin ulusal örgütlenmemizi iyi karşıladığını açık ve kesin bir dille söylemesi gerekir. Yoksa karşılıklı güven ve içtenliğin oluştuğu kuşkulu kalacak ve karşıt davranış ve girişimlerin ortaya çıkması beklenir olacaktır.’

Ali Rıza Paşa’nın imzasız telgrafında, ‘Memleketimizde meşrutiyet yöntemi gereğince, ulusal egemenliğin yürürlükte bulunduğunu’ noktasına da, ‘Gerçekten öyle ise de dağıtıldığından beri Meclis-i Mebusan’ın dört ay içinde toplanması anayasamızın kolay anlaşılır kurallarından iken bugüne kadar seçim kütükleri bile hazırlanmamıştır. Bu davranış, Ferit Paşa Hükumeti’nin açıktan açığa meşrutiyeti yıkmaya yönelik bir davranışıdır ve anayasaya kesin saldırı ve Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca bir cinayet sayılarak, neden olanlar hakkında kanun hükümlerinin bütünüyle uygulanması, ulusal egemenliği kabul ve kanun hükümlerinin uygulanmasını kendisi için bir kanun ödevi sayacak bir meşru hükumetin, ilk kutsal görevidir.’ karşılığını verdik. Ondan sonra, şu önerileri ileri sürmeye başladık.

1) Memlekette huzur ve güvenlik bulunduğunu ve ulusal isteklerin tamamiyle haklı ve meşru olduğunu resmi bir bildiriyle ilan ederek ulusun genel birliğine hükumetin de katıldığını gösteriniz.

2) Düşük hükumetin haince davranışlarına alet olmuş bulunan birtakım üst düzey görevliler vardır. Onları ilgili mahkemelere veriniz. Milli harekata engel olan bazı eski valiler hakkında devlet hzmetinde kullanılmamaları için gerekli işlemi yapınız. Milli Mücadele’ye hizmet ettikleri için işten alınanları eski görevlerine yeniden atayınız.

3) Kaldırılmadan önceki rütbeleriyle göreve alınanların Meclis-i Mebusan’ın onayından geçmeyen ve kullanılmak için tek neden, birtakım kötü siyasi düşüncelerden ibaret bulunan emeklileri, derhal eski durumlrına döndürünüz. (emekli ediniz) Önemli askeri görevleri, yetenekli ellere veriniz.

4) Eski nazırlardan Ali Kemal ve Adil beylerle Süleyman Şefik Paşa’nın Meclis-i Mebusan açıldığında yüce Divana verilmek üzere, hiçbir yer kaçmalarına meydan verilmemesini, Posta Tlegraf Umum Müdürü Refik Halit Bey’in hemen tutuklanarak ilgili mahkemeye verilmesini, kanunun dokunulmazlığı ve ulusal hakların kutsallığı adına isteriz.

5) Milli Mücadele’ye katılmış veya bunu desteklemiş olanlar aleyhinde başllatılmış olan kovuşturma ve baskılara son veriniz.

6) Basını yabancı sansürden kurtarınız.

İşte efendiler, özet halinde saydığım bu noktalarla ilgili düşünce ve önerilerden sonra telgrafımızı şöyle bağladık. ‘bilginize sunduklarımıza ve ileri sürdüğümüz önerilerimize ulusu inandıracak açık ve olumlu karşılık verilene ek, ulusal amaçların elde edilmesi için, ulusça alınmış olan etken önlemlerin, eskisi gibi sürdürülmek zorunda kalınacağını ve bütün iller ve bağımsız sancaklar ve bunlara bağlı yerlerden aldığımız kararlar üzerine, tam kesinlikle, bilginize sunarız.’

Bursa’da, Millî direnişi örgütleyecek olan Merkez Heyeti kuruldu. Bursa Valisi Mustafa Paşa, Tümen Komutanı Bekir Sami Bey tarafından önceki gün göre­vinden alınarak İstanbul’a gönderilmişti.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 148)


Mustafa Kemal, Balıkesir’de bulunan Hacim Muhittin Bey’e güven ve cesaret aşılayan bir telgraf çekti. Aydın ilinin kutsal topraklarını kirleten Yunanlıları kesinlikle yok edeceklerine büyük inancı olduğunu belirtti. Hacım Muhittin Bey, buna verdiği cevapta, Millî Hareket’in yurdun bütünüyle kurtuluşuna ka­dar devam edeceğini bildirdi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 148)


Mustafa Kemal, İzmir Valiliği’ne seçim hazırlıklarının ne durumda olduğunu bir kere daha sordu. Aynı konuda 23 Eylül tarihli yazıya cevap verilmeyiş ne­deni de soruldu. İzmir Valiliği bu yazıyı da cevaplamayacak ve İstanbul’a ilete­cektir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 148)


Demirci Efe, “Aydın ve Menteşe Havalisi Umum Kuvayı Milliye Komutanı” oldu. Eşkıyalığı bırakarak 11 Haziran’da millî mücadeleye atılan Efe, 4 Eylül’de “Aydın Kuvayı Milliye Kumandanı” unvanını kullanmaya başlamıştı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 148)


Müttefiklerarası İnceleme Komisyonu’nda Osmanlı memuru olarak bulunan Yarbay Kadri Bey, raporunu Harbiye Bakanlığı’na sundu: Komisyon, İzmir, Aydın, Çine, Ödemiş, Menemen, Manisa, Ayvalık’ta pek çok şahit dinledi. Barış Kongeransı istese de Yunanlıların çıkıp gitmeyecekleri açıktır. Onları kendi kuvvetimizle çıkarmak için hazırlık yapmalıyız. Aydın’da 51 köy göç etti. 37.000 Türk’ten 375 kişi kaldı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 149)


Amerikan Haberalma subayı R.Dun, İngiliz Yüksek Komiserlik memurlarından Mr. Hohler’e ‘Mustafa Kemal hareketi haklıdır.’ Dedi. İngilizlerin Kürtleri kışkırttığını ve İngiliz Yüksek Komiserliği’nin Türklerin aleyhinde bulunduğunu söyledi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 149)


İkdam Gazetesi’nde Refet Bey’in İbret muhabirine demeci: Çete değiliz.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 149)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG