6 Ekim 1919 Pazartesi

İstanbul’la Anadolu arasında anlaşmazlıklar giderilemedi. Yeni Harbiye Baka­nı Cemal Paşa, Yunus Nadi’yi çağırarak Temsil Kurulu’nu yumuşatmasını is­tedi. Yunus Nadi, Mustafa Kemal’den anlayış istedi. Eski idarecilerden bir kıs­mının cezalandırılması isteğinden vazgeçilmesini isteyerek Hükümet’in geçici olduğunu bildirdi. Mustafa Kemal buna verdiği karşılıkta anlaşmazlığı Hükümet’in çıkardığını ileri sürdü. Temsil Kurulu’nun istekleri kabul edil­mezse, İstanbul’la bağlantının açılmayacağını bildirdi. Mustafa Kemal, bir genelge yayımlayarak Hükümet’le makine başında görüşüldüğünü, yayımlanacak bildiriyi bilmedik­lerini belirtti. İkinci bir bildirime kadar Hükümet bildirisinin telgrafhanelerce alınmamasını emretti.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 150)


Mustafa Kemal’in 6 Ekim 1919’da Yunus Nadi Beyefendi’ye çektiği telgraftan bir bölüm:


‘Biz, sonucu sağlayan gücü pek iyi biliriz. Bizim maksadımız, bu hükûmeti, sanıldığı gibi bir geçiş devresi hükûmeti olarak kabul etmek değildir. Aksine, milletin kaderi üzerinde karar verecek ve barışı yapacak en önemli bir heyet olabilmesini dileriz. Milletimizin ana çıkarları açısından, yabancıların bizce hiç önemi yoktur. Biz, davranışlarımızı yabancıların dedikodusuna uydurma güçsüzlüğünü reddetmiş olanlardanız. İç ve dış durumu bütün açıklığı ile biliyoruz. Attığımız adım tesadüflere bağlı değildir, derin düşüncelere, sağlam temellere, bütün milletin düzenli bir teşkilâta bağlı gerçek kuvvetine ve irade gücüne dayanmaktadır. Millet, egemenliğini bütün anlamıyla bütün dünyaya tanıttırmaya kesin olarak karar vermiştir. Bunun için de her yerde, her türlü tedbir alınmıştır. Bugünkü hükumetin millî dâvâ ve istekleri olumlu karşılamasını ve olumlu bir sonuca bağlamaya çalışmasını bekleriz. Çünkü başka tûrlü iktidarda kalamaz.’


Mustafa Kemal’in iki telgrafı üzerine Kuvayi Milliyecilerin toplantı yapmalarından sonra Edirne Valisi Selim Paşa şehirden kaçtı ve Karaağaç’ta Fransız Konsolosluğu’na sığındı. Trakya Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adına Şükrü Bey, Mustafa Kemal’e, Kongre kararlarına bütünüyle katıldıklarını, Trakya’nın en uzak bucağına kadar örgütlendiklerini bildirdi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 150)


Berlin’de bulunan Talat Paşa’nın İngilizlere arayı düzeltme teklifinde bulun­ması üzerine Curzon, Paris, Londra ve Roma büyükelçilerine gönderdiği telgrafta, teslimi istenmiş böyle bir kişiyle herhangi bir görüşmede bulunmanın son derece yakışıksız olduğunu, böyle bir teklifin bundan sonra da reddedilmesi gerektiğini bildirdi. Talat Paşa, Ağustos’ta Britanya Askerî Kurulu’nun bir üyesine İngiltere’nin kendisi ve arkadaşlarıyla işbirliğine razı olması halinde, Türkçe konuşulan topraklar üzerinde birlik halinde bir Türkiye kurulabileceğini söylemişti.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 150)


Hatırlatma 3 Kasım 1918 thli gönderi: Türkiye’yi Birinci Dünya Savaşına sokan İttihat ve Terakki’nin ileri gelenleri Başbakan Talat Paşa, Başkomutan vekili Enver Paşa, Cemal Paşa ile arkadaşları Alman U 170 denizaltısı ile İstanbul’dan Odesa yönüne hareket ettiler. İstanbul paşaların kaçışı ile günlerce çalkalanacak kaçaklar gazetelerin sert saldırılarına uğrayacaklar. Hükümet paşaları Alman hükümetinden isteyecek fakat geri verilmelerini sağlayamayacaktır.

İngiliz Yüksek Komiseri Robeck’ten Curzon’a gönderilen rapora göre, Yeni Dışişleri Bakanı Mustafa Reşit Paşa, Robeck’i ziyaret etti. Robeck, hangi hükümet olursa olsun, ateşkes şartları uygulandıktan ve Hıristiyanların güven­liği sağlandıktan sonra kendileri için fark etmeyeceğini söyledi. Reşit Paşa, buna kendilerinin de titizlik gösterdiklerini, malî sıkıntı içinde bulunduklarını söyledi. Amiralin Mustafa Kemal’in pozisyonunu sorması üzerine Reşit Paşa, yurtseverlik duygularının onu önceki hükümete açık cephe almaya ittiğini, mevcut zorlukların İzmir’in işgalinden kaynaklandığını söyledi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 150)


İstiklal gazetesinden Mustafa Kemal’e çekilen telde, haberleri yeterince alamayan İstanbul basınının endişe ve tereddüt içinde olduğu bildirildi. Yazılara ışık tutacak haberlerin Tasviri Efkâr, Vakit, Akşam, Türk Dünyası ve İstiklal gaze­telerine gönderilmesi istendi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 151)


GUN GUN KUTULUS yazi.JPG