6 Haziran 1921

Moskova Büyükelçisi Ali Fuat Paşa, Türkiye'ye yaptığı yardımlardan dolayı Sovyetlere teşekkür etti. Dışişleri Bakanı Çiçerin ise Ali Fuat Paşa'ya verdiği notada, Kars'ta yaşayan Hıristiyan Malakan mezhebi mensuplarına karşı yapılan hareketlere engel olunmasını, bu hareketlere sebep olanların cezalandırılmasını istedi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğrenci Derneği, bütün dünya gençliğine seslenen bir bildiri yayımlayarak Ege ve Marmara kıyılarındaki Yunan zulümlerini anlattı. Bildiride İngiltere, Fransa, İtalya temsilcilerinden kurulu soruşturma komisyonunun da Yunan zulümlerini doğruladığı anlatıldı. Yunan propagandasına aldanılmaması istendi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Talat Paşa'nın katilinin Alman mahkemesinde serbest bırakılması üzerine, Doğu milletlerinden Berlin'de bulunan siyasi kişiler, Alman makamlarına bir protesto yazısı gönderdi. Alman mahkemesi, Türklerin tanıklarını dinlemeyi reddetti. Talat Paşa, 15 Mart 1921'de bir Ermeni intikamcı tarafından tabancayla vurularak öldürülmüştü.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Londra'ya gelen Yunanistan'ın eski Başbakanı Venizelos, İngiliz Genelkurmay Başkanı Mareşal Wilson'la görüştü. İngilizler yardım ederse ve Venizelosçu subaylar Yunan ordusuna geri alınırsa Türklere karşı üstün duruma geçeceklerini söyledi. Venizelos, 14 Kasım 1920 seçimlerini kaybedince yurt dışına çıkmıştı ve Avrupa'da yaşıyordu. 2 Haziran'da İngiliz Hükümet Komitesi, Türk-Yunan savaşına son verip vermeme, Türkiye'deki İngiliz kuvvetlerini çekip çekmeme konusunda Venizelos'la görüştükten sonra bir karara varmayı belirlemişti. Müttefikler, 19 Haziran'da Türkiye ile Yunanistan arasında arabuluculuk yapmayı kararlaştıracaklar, Yunanistan bu öneriyi reddecek ve Anadolu' da ileri harekata geçecektir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Tevhidi efkar: Fedakar mücahitlerimiz yiğitlik meydanında (silahlı kadın resmi). Anadolu'nun fedakar aslan kadın savaşçısı milli ordunun harekatına katılmak için silahını temizlerken.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Yenigün: Köylerimizi yakıyor, kardeşlerimizi öldürüyorlar.


Morning Post'ta Mustafa Sagir'in asılışı: lngiliz uyruklu bir Müslüman'ın Katli


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Meclisteki muhaliflerin ve karamsarların, Türk Ordusu’nun kötü durumda olduğunu görüşmelerde sık sık vurgulamaları, İngiliz ve Yunan tarafının yanlış yönlendirilmesi ve Türk tarafının gerçek durumunun gizlenmesini sağlamıştır.


Nitekim bu yönlendirmenin farkına, 1921 ortalarında gelişen bir olayla, İngiliz Elçiliği Baş çevirmeni olan Andrew Ryan varmıştır. Haziran 1921’de Mustafa Kemal’e Ankara’daki İttihatçılar tarafından başarısız bir darbe girişiminde bulunulduğu dedikoduları çıkmış, haber 6 Haziran 1921 tarihli “ Reveil “ adlı haftalık Fransız gazetesinde de yer almıştır. Ryan, İngiltere’ye yazdığı 8 Haziran 1921 tarihli raporunda, “ bu haberin kasıtlı olarak çıkarılmış olabileceğini, Ankara’nın idareyi zayıf göstermek istediğini, Meclisteki mücadelenin yalnızca barış için Misak-i Milli’den ödün verilebileceğini düşünenlerle, verilmemesini isteyenler arasında bir çatışma olabileceğini” ileri sürmüştür.


MİLLİ MÜCADELE DÖNEMİ İSTİHBARAT FAALİYETLERİ/ SERDAR YURTSEVER / 98


Düşmanın hazırlıklarına bakarak bu defa daha büyük bir taarruz bekliyoruz. Ona göre tertipler alıyorum. Muhtelif kollarla her taraftan gelecek düşmanı nasıl karşılayacağım, bununla meşgulüm. Bütün ihtimalleri hesaplıyorum.


Düşman Bursa ve Uşak’ta iki grup halinde bulunuyordu. Taarruz edecek kollardan her birini birden yakalamak imkansızdı, önce birini yakalayıp mağlup etmek, sonra başka bir kola dönmek gerekiyordu. Ben karargahımla ve kuvvetlerimin büyük kısmı ile merkezi bir vaziyette bulunuyordum. Tertiplerimi, söylediğim ihtimale göre aldım. Benim aldığım bu vaziyet askerlikte bir muharebe usulüdür. Herhangi bir kol üzerinde hakimiyet veya müsavatı temin edecek kuvvetleri toplayarak orada muharebeyi kazandıktan sonraki diğer kollara aynı şekilde dönmek usulünü tatbik edecektim. Bursa ve Uşak’taki düşman gruplarının karşısında örtme vazifesini yapacak ölçüde kuvvet bıraktım. Ordumuzun ağırlık merkezini Kütahya istikametinde yerleştirdim, icap eden yerlerde hafif siperler kazdırdım. İcap eden yerlerde yollar yaptırmaya çalıştım. Hazırlanıyorum, kıtalarla, onların teşkilatı ile, talim terbiyesi ile ve silahları ile meşgul oluyorum.


Her taarruzdan, her muharebeden sonra olduğu gibi İkinci İnönü Muharebesinden sonra da memleket içinde bir siyaset salgını hakim oldu. Böyle bir salgın gelir, tamam şimdi artık meseleyi, sulhen halletmek için çare aramak zamanıdır hazasını yayan bir salgın, bir cereyan. Büyük Millet Meclisi’nde ve her yerde böyle bir cereyan hüküm sürüyordu.


Cephedeki hazırlıklar ve cephe gerisindeki, siyasi cereyanlar bu vaziyette iken, Yunanlılar hazırlıkları bittikten sonra, temmuz başında umumi taarruza geçtiler. Bu sefer kati netice almakta kararlı görünüyorlardı. Hareket tarzlarından Afyon-Eskişehir hattının önünde üç grup halinde toplanmış olan kuvvetlerimizi çember içine alan bir meydan muharebesi yapmayı hedef aldıklarını anladık.


İkinci İnönü Muharebesinden beri bizim kuvvetlerimiz artmış vaziyette, On, on beş bin kişilik orduyu elli bine çıkarmışız. Fakat bize taarruz eden düşman ordusu da doksan-yüz bin kişiye yükselmiş. Yine iki misli bir kuvvetle taarruza geçti.


İSMET İNÖNÜ HATIRALAR / 245-246

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG