6 Kasım 1919 Perşembe

Temsil Kurulu adına Mustafa Kemal, yayımladığı genelgede Urfa, Antep ve Maraş’ın Fransızlar tarafından işgalinin protesto edilmesini istedi. Mustafa Kemal başka bir genelgesinde, İstanbul’da, Kürtlerin Millî Hareket’e karşı oldukları propagandasının yapıldığını bildirerek Kürt ileri ge­lenlerinin Hükümet’e ve İtilaf Devletleri’ne tel çekip bu propagandayı lanetle­melerini istedi. Mustafa Kemal, Cemal Paşa’ya çektiği tel­grafta, milletin İstanbul emniyet örgütüne güveni olmadığını, bu örgütün başı­na milliyetçi, dürüst, güçlü ve güvenilir kişilerin getirilmesini istedi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 215)


Kara Vasıf Bey, Temsil Kurulu’na gönderdiği telgrafta, Meclis’in İstanbul’da toplanmasında zorunluluk olduğunu ileri sürdü. Bu konuda olumlu cevabın bir an önce Hükümet’e bildirilmesini rica etti. “Sulh ve Selamet’i tamamıyla kazandık demektir. Millî Türk keza bizim. Millî Ahrar’ı yıkıyoruz. Millî Kon­gre yola gelecek”


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 215)


Millî Kuvvetler tek silah atmadan Bozkır’a girdiler. İkinci Bozkır ayaklanması böylece sona erdi. Birinci Bozkır ayaklanmasından (27 Eylül - 4 Ekim) sonra, İstanbul’dan kışkırtılan isyancılar, 20 Ekim’de yeniden ayaklanmışlardı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 216)


166 Türk esiri daha, bir Yunan vapuruyla Sibirya’dan İstanbul’a geldi. Ziya Gökalp’in Malta Polverista’dan kızları Seniha, Hürriyet ve Türkân’a mektubu: “...İngilizceye çalışıyorum. Siz mektepte Fransızca’ya çalı­şabiliyor musunuz? Gayemiz, Avrupa medeniyeti içinde bir Türk harsı yap­mak olmalıdır...”


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 216)


Yenigün: Veba mücadelesi hayat müca­delesidir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 217)


İstanbul’da son ciddi veba istilası 1919 Ekiminde yaşanmış , şehrin Galata taraflarında beliren hastalık ardından bu mahal kordon altına alınmış, başkentten ayrılanların seyahat izin belgesi almasıyla çıkışlarına izin verilmiş ve hızla fare itlafıyla diğer dezenfeksiyon işlerine girişilmiştir. Bu kısa süreli salgında 24 kişi hastalığa yakalanıp bunların 10’u yaşamını kaybetmiştir. Ne var ki 1920 yılında 67 vaka belirmiş ve bunların 32’si ölümle sonuçlanmıştır. Artık salgın denemese de veba vakaları 1921 ve 1922’de de İstanbul’da görülmüştür.


(Kaynak: Osmanlı’da Vebanın Sona Erişine Dair Bir Değerlendirme / Prof. Dr. Mesut AYAR* Arş. Gör. Yunus KILIÇ / Türk Dünyası İncelemeleri Dergisi/Journal of Turkish World Studies 17/2 Kış –Winter 2017, ss. 163-181 / https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/386822)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG