7 Ağustos 1919 Perşembe

Erzurum Kongresi, 14 gün süren yoğun çalışmalarından sonra 7 Ağustos 1919’da 10 maddelik bir bildiri kabul edilerek son buldu. Son gün, içinde Mustafa Kemal’in de bulunduğu 9 kişilik bir Temsil Kurulu seçildi. Kurul üyeleri, hiçbir zaman bir araya gelemedi ama bu girişim, Temsil Heyeti’nde yer alan Mustafa Kemal’e çok değerli meşru bir unvan, Milli Mücadele’ye soylu bir ruh ve çok sağlam bir inanç kazandırdı.


(Kaynak: Ülküye Adanmış Bir Yaşam 1 / Metin Aydoğan / Syf 168)


Nutuk’tan/


Efendiler, Erzurum Kongresi 14 gün sürdü. Çalışmanın sonucunda oluşan tüzükten bazı önemsiz düşünce görüşler çıkarılırsa birtakım köklü ilkelere ulaşırız.

İzin verirseniz bu ilkelerin ve kararların ben daha o zaman nelerden meydana geldiğine işaret edeyim:


1-Ulusal sınırlar içinde bulunan vatanın bütün kısımları bir bütündür. Birbirinden ayrılamaz.

2-Her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı ve Osmanlı hükumetinin dağılması durumunda ulus topyekün kendisini savunacak ve direnecektir.

3-Vatanın korunması ve bağımsızlığın sağlanmasına İstanbul hükumetinin gücünün yetmemesi durumunda, amacın sağlanması için, geçici bir hükumet kurulacaktır. Bu hükumet üyeleri, ulusal kongrece seçilecektir.

4-Kuvayi Milliye’yi etken ve ulusal iradeyi egemen kılmak esastır.

5-Hıristiyan unsurlara siyasi egemenlik ve toplumsal dengemizi bozacak ayrıcalıklar verilemez.

6-Manda ve himaye kabul olunamaz.

7-Ulusal Meclis’in derhal toplanmasını ve hükumet çalışmalarının Meclis’in denetimine konulmasını sağlamak için çalışılacaktır.


Kongre toplantısına son verirken, kongre üyelerine:


‘Esaslı kararlar alındığını ve dünyaya ulusumuzun varlık ve birliğinin gösterildiğini’ söyledim. Ve ‘Tarih bu kongremizi, ender ve büyük bir eser olarak yazacaktır.’ dedim.


Sözlerimde isabetsizlik olmadığını, zaman ve olayların ispat etmiş olduğuna inanıyorum, efendiler.


Daha sonra kongre bildirisi, ülke içinde her tarafa ve yabancı devlet temsilcilerine çeşitli yollarla bildirildi. Bu durum doğal olarak günlerce devam etti.


ERZURUM KONGRESİ’NE GENEL BAKIŞ


Erzurum Kongresi, bölgesel niteliğine karşın ulusal bağımsızlığı ve halkın birliğini amaç edinerek, mücadele ilkelerini belirleyen önemli kararlar aldı, siyasi, idari ve hukuki saptamalarda bulundu. Müdafa-i Hukuk örgütlerini, Sivas’ta yapılacak ulusal kongrede, bir merkezde toplamak ve ülke geneline yaymak için gerekli olan düşünsel ve örgütsel temeli oluşturdu, iki kongre arasında yetkili olacak bir Temsil Heyeti seçti. Milletin birliğini tüm dünyaya gösteren bir eylem yarattı.


Erzurum’u Anadolu’da kurulacak bir hükumetin ilk adımı olarak görüyordu. Bu görüşü, ‘Milletin güveneceği bir hükumet yaratmak için, önce o hükumetin dayanacağı bir kuvvet yaratmak gerekir. Bu da Doğu İlleri Kongresi’nin ve ondan sonra Sivas Genel Kongresi’nin toplanmasıyla olacaktır.’ Diyerek dile getirdi. Söylediklerinde haklı çıktı. Gelişmeleri önceden görmedeki yeteneğine karşın ‘Ben söylemiştim.’ Davranışını sevmeyen bir yapısı vardı. Ancak, Erzurum Kongresi sırasında söylediklerini ilerde hatırlattı. Cumhuriyet kurulduktan çok sonra, ‘Sözlerimde isabetsizlik olmadığını, zaman ve olayların gelişimi kanıtlamıştır.’ dedi.


(Kaynak: Ülküye Adanmış Bir Yaşam 1 / Metin Aydoğan / Syf 165)


Harbiye Bakanı Nazım Paşa, askerlikten istifa ettiği halde tahriklere devam ettiğini ileri sürerek Mustafa Kemal’in üzerindeki rütbe ve nişanların geri alınmasını Hükumet’e önerdi. Hükumet’in bu yoldaki kararı, 9 Ağustos’ta Padişah tarafından onaylanacaktır.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 31)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG