7 Kasım 1919 Cuma

Mustafa Kemal, Erzurum’dan mebus seçildi. Mustafa Kemal, 12 Ocak’ta açı­lacak Mebuslar Medisi’ne katılmayacak, kendisini Meclis başkanı ya da grup başkanı seçtirmek gibi çabalar sonuçsuz kalacaktır.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 218)


30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Mütarekesi sonrası başlayan işgallere 21 Aralık 1918’de padişah Vahdeddin tarafından meclisin feshedilmesi de eklenince ülkedeki siyasi belirsizlik ortamı giderek genişlemiştir. Kanun-i Esasi’nin ilgili maddesine göre, meclisin dağıtılmasından sonraki dört ay içerisinde seçimlerin yenilenmesi gerekiyordu. Ancak Meclis-i Vükelâ 2 Ocak 1919’da aldığı bir kararla, işgal ve seferberliğin son bulmamasından ötürü seçimlerin yapılamayacağını kabul ediyor ve barış ortamına geçilmesinden itibaren dört ay içerisinde seçime başlanacağını ilan ediyordu.1 Bu noktadan sonra, Mustafa Kemal Paşa önderliğinde giderek büyüyen Milli Mücadele’nin öncelikli talepleri arasında meclisin tekrar açılması yer alacaktır. Bu bağlamda, Erzurum ve Sivas Kongrelerinde Mebusan Meclisi’nin bir an önce açılması talep edilmiştir.2 O dönemde kurulan I-II. Damat Ferit Paşa Hükumetleri tarafından seçime yönelik bazı girişimler yapılmakla birlikte somut bir adım atılmazken,3 Anadolu Hareketi’nin öngörülenden daha hızlı bir şekilde büyümesi hükumeti seçimleri erteleme düşüncesinden alıkoymuş ve sonuçta III. Damat Ferit Paşa Hükumeti 27 Temmuz 1919’da gayri resmî olarak seçim kararı almıştır. İlgili karar 30 Temmuz 1919’da yazılı hale getirilerek resmileştirilmesine ve 14 Eylül 1919 tarihinde Dahiliye Nezareti bütçesine ek ödenek konulmasına karşın, hükumet kararın uygulamaya geçmesine dair somut bir adım atmadan yerini 2 Ekim 1919’da Ali Rıza Paşa Hükumeti’ne bırakacaktır. Milli Mücadelecilerle çok daha iyi bir ilişki içerisinde bulunan Ali Rıza Paşa Hükumeti döneminde, 7 Ekim 1919’da seçim kararnamesi yayımlanmıştır.7 20- 22 Ekim 1919’da da Amasya Görüşmeleri gerçekleştirilerek, İstanbul Hükumeti ile Anadolu arasında seçimlerin yapılıp meclisin açılması konusunda bir mutabakata varılmıştır.


1908 tarihli ve 83 maddelik geçici kanuna göre, sancaklar seçim bölgeleri olarak kabul edilmiş ve nahiyeler de birer seçim şubesi olmuştur. Seçimler iki dereceli gerçekleştirilecek ve her 50.000 erkek nüfusa bir mebus çıkarılacaktı. Seçme hakkı için öncelikle 25 yaşını tamamlama şartı getirilmiştir. Bunun yanı sıra medeni haklardan kısıtlı olmamak, yabancı bir devletin uyruğunda olmamak ya da böyle bir iddiada bulunmamak, bir kişinin hizmetinde bulunmamak, iflas etmiş ise itibarını geri almış olmak, devlete az çok vergi ödemek ve bulunduğu yerde en azından bir yıldır oturuyor olmak şartları söz konusuydu.12 Bir kişinin mebus olabilmesi için de 10 koşul getirilmiştir. Buna göre, bir kişinin mebus seçilebilmesi için Osmanlı vatandaşı olması, geçici de olsa yabancı hizmetinde olmaması, Türkçe bilmesi, otuz yaşını geçmiş olması, seçim sırasında bir kişinin hizmetinde bulunmaması, iflas etmiş ise itibarının iade edilmiş olması, kötü hali olmaması, borcu nedeniyle hükumetin malına mülküne el koymamış olması, medeni haklardan yoksun bulunmaması ve yabancı uyruğunda olduğu iddiasında bulunulmaması gerekiyordu.


(Kaynak: Son Osmanlı Mebusan Meclisi Seçimleri Sürecinde Siyasi Bir Anket: Türk Kadınına Seçim Hakkı Verilmeli mi? / Serkan Tuna / http://www.ctad.hacettepe.edu.tr/12_23/2.pdf)


Bu mecliste Erzurum Milletvekili olan Mustafa Kemal Atatürk tutuklanma tehlikesine karşın “hastalığını” bahane göstererek İstanbul’a gitmemiş, mazereti kabul edilerek izinli sayılmıştır.


(Kaynak: TÜRKİYE’DE CUMHURİYETİN İLANINDAN 1950’YE GENEL SEÇİM UYGULAMALARI / Kenan Olgun / https://www.atam.gov.tr/wp-content/uploads/Makaleler18.pdf)


Bursa’da 56. Tümen Kumandanı Albay Bekir Sami Bey, Mustafa Kemal’e gönderdiği yazıda, Bursa’da görevli Fransız subayı ve yardımcısının “sizinle be­raberiz, Yunanlıların denize atılması uygundur” dediklerini aktararak, genel siyasi durum konusunda aydınlatılmasını istedi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 218)


Enver Paşa, kendisiyle birlikte 2/3 Kasım 1918’de Türkiye’den kaçan Cemal Paşa’ya gönderdiği mektupta, Amerika, Fransa ve İtalya’nın Türkiye’nin hay­rına düşündüklerini ileri sürdü.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 218)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG