7 Temmuz 1921

İzmir'de toplanan Yunan Savaş Konseyi, Yunan ordusunun Kemalistleri Ankara'ya kadar kovalayabileceği kararını çoğunlukla aldı. Saldırı yarın başlayacak. 10 Haziran tarihli saldın planı, Yunan birliklerine geçirildi


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Batum'u sınır dışında sayan, onun yerine Artvin'i il yapan ve Üç İl'de (Kars, Ardahan, Artvin) idare kuruluşunu yeniden düzenleyen yasa kabul edildi. Üç İl'de bucak müdürleri, eskiden olduğu gibi halk tarafından seçilecek. Bursa Mebusu Operatör Emin Bey, her evde bir Türk bayrağı bulundurulması konusunda bir yasa önerisinde bulundu. Kabul edilen 132 sayılı yasaya göre askerden firar edenlerin yanlarında götürdükleri askeri elbise ve teçhizat bedeli, memleketlerindeki mallan satılarak karşılanacak


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Mustafa Kemal'in dünkü cevabı İngilizleri müşkül durumda bıraktı. İngiliz İşgüderi Mr. Rattigan, İzzet Paşa'yı ve Hamit Bey'i ziyaret ederek ilk görüşme isteğinin Mustafa Kemal'den geldiğinde ısrar etti. Mustafa Kemal'in milli sınırlar içinde tam bağımsızlık istemekle aklını mı kaçırdığını sordu. Dışişleri Bakanı İzzet Paşa, Ankara'nın temsilcisi Hamit Bey'e dönerek "Bu çocukça bir çılgınlık dememiş miydim? Büyük bir devlet böyle bir şeyi nasıl kabul eder?" dedi. Rattigan, Hamit Bey'e, İngiltere'nin diğer İtilaf Devletleri'nden ayrı hareket etmeyeceği için Ankara ile görüşme sorununa kapanmış gözüyle bakılabileceğini söyledi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Son Osmanlı Meclisi'ne Müdafaa-i Hukuk Grubu'ndan Antep mebusu olarak girmiş eski İttihatçılardan, Ermeni tehciri olayından servet sahibi olmuş Ali Cenani Bey, tutuklu olduğu Malta'dan İngiliz Yüksek Komiserliği'ne bir mektup yazdı: Milliyetçilerin savaşına katılmaya asla niyetim yok. Parlamento üyelerinin çoğu Ankara'ya geçti ve Mustafa Kemal Paşa'ya katıldı. Kemalistler köylerimi yağma ettiler. Antep'in geleceği Müttefikler'ce saptanıncaya kadar tarafsız kalmayı tercih ederim ... (Ali Canani Bey, Malta'dan döndükten sonra yeniden Meclis'e girecektir.)


İngiliz Genelkurmayı'nın raporu: Anadolu'da kesin bir Yunan zaferinden emin değiliz. Yunanlılara daha çok yardım yapılmalı, Türklerin dışardan yardım alması engellenmeli.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Güleryüz: Yunan tarihi, Kral'ın Anadolu seferini ve İzmir'i ilhakını nasıl kaydedecek? -Rumca Neologos gazetesini taklit: Bizim Türkler içinde yalnız bir dostumuz var, o da Ali Kemal Bey


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Nutuk'tan/


Yunan ileri harekatına karşı hazırlıklarını tamamlamaya çalışan Türk ordusu farklı taktiklerle de düşmanına zarar vermeye çalışmaktadır. Bunların başında da küçük kuvvetler kullanarak olabildiğince büyük miktarda yunan birliğini muharebe dışında tutmak gelmektedir. Harekata katılacak Yunan 11.tümeni ile Kazım Fikri (Özalp) Bey’in mürettep kolordusu 21 Haziran’da muharebeye tutuşur ve 29 Haziran’da mürettep kolordu Yunanların boşalttığı İzmir’e girer.


11.Yunan Tümeni’nin İzmit bölgesinden bu şekilde, ciddi bir baskı görmeden çekilmesi, Yunan uçaklarının artan keşif ve bombardıman faaliyetleri, ileri harekatın yaklaştığını göstermektedir. (Türk) 1.Grubun süvari birlikleri ve 1.Piyade tümeni ile İnegöl-Yenişehir hattında ileri karakol oluşturan İsmet Paşa Bursa istikametini de İzzettin Çalışlar Bey’in 61., 11., 23., ve ihtiyatta 3. Kafkas tümenleri ile tutar. Grup karargahı Poyra’dadır.


Güney istikametinden, Kütahya mevzilerinde düşmanı karşılayacak olan Miralay ‘Ayıcı’ Arif Bey’in 3.Grubu Gürlek-Ovaköy arasında 24., Güvem Çepniçal Aytepe arasında 41., İnköy-Bölcek-Göynükviran kesiminde 4.tümeni ile mevzidedir.


3.Grubun hemen solunda ise Kemalettin Sami (Gökçen) Bey’in 4.Grubu, Binçalı-Hasançal arasında 5. Kafkas, Çavuş Çiftliği-Nasuhçal kesiminde 8nci, Muhat Söğüt kesiminde ise 7. Tümenler Alanyunt bölgesinin savunmasını gerçekleştireceklerdir.


Miralay Deli Halit Bey’in 12.Grubu ise 4.Süvari Tugayı, 57. Ve mürettep tümenlerle Afyon kesimindedir. 57.tüman de 10 Temmuz’da Kütahya kesimine intikal için emir almıştır.


Batı cephesi emrinde ihtiyat olarak yalnızca 15.piyade ve 14.süvari tümenleri bulunmaktadır. 6.Tümen ise Dinar kesiminde müstakil olarak Yunan kıtalarını oyalama bağlama faaliyetleri yürütmektedir. Yine 12.Gruba bağlı 13 akıncı müfrezesi cephe ötesinde gayri nizami harbin gerektirdiği tüm akın, baskın ve sabotaj faaliyetlerini yürütecek, düşmanın cephe gerisinde huzursuz olmasını sağlayacaktır.


Yaklaşık 3 ay gibi kısa bir sürede büyük kapışma için hazırlanan iki tarafın 7 Temmuz 1921 günü kuvvetleri şöyledir:


Türk Ordusu batı cephesi – asker 116.091 tüfek 60.103 makineli tüfek 670 top 162

Yunan Küçük Asya ordusu – asker 193.994 tüfek 106.007 makine tüfek 908 top 344


General Papoulas’ın 11 piyade tümeni ile bir süvari tugayına dayalı taarruzunu karşılamak üzere 13 piyade, üç süvari tümeni ve bir süvari tugayıyla Türk Ordusu mevziindedir.


(Kaynak: Sakarya / Selim Erdoğan / Syf 70)


Efendiler, Ahmet İzzet Paşa, ekmeği ve nimeti ile yetiştiği Türk milletinin içinde kalarak, ona en acı ve kara günlerinde hizmet etmeyi, Vahdettin’in hizmetinde olmaya tercih edememişti. Dürrîzade Esseyit Abdullah’ın fetvasına bağlı kalıp, sultanın emri dışına çıkmakla suçlanmaktan ve şeriatın hışmına uğramaktan çekindi. Ahmet İzzet Paşa’nın daha başka marifetleri de olmuştur. Onları da bildireyim:


Savaş bütün hızıyla devam ederken ve milletin maddî ve manevî kuvvetlerini düşman karşısına toplamaya çalıştığımız günlerde, Türk milletinin büyük kuvvetleri ellerine verilmiş olan kimselere de, yazdığı özel mektuplarla ümitsizlik ve bezginlik verecek karamsarlıklarını aşılamakta devam ediyordu.


Benim, «düşman ordusunu mutlaka yeneceğiz, vatanı mutlaka kurtaracağız» sözlerimle alay ederek, İkinci İnönü’nden sonra yeniden doğuya Sakarya’ya doğru yürümekte olan Yunan ordusunun hareketini bir gözdağı gibi kullanarak akıl ve anlayış dersi vermekten geri kalmıyordu.


Efendiler, ne gariptir ki, kendisini dev aynasında gören bu kafanın, tuttuğum yolun felâket doğuracağını bildiren bir mektubu, Sakarya’da düşmana karşı taarruz ederek onu geri çekilmeye mecbur ettiğimiz gün, görev icabı bana gösterilmişti. Bu mektup bizi şaşkınlık içinde bırakmıştı.


Ahmet İzzet Paşa, Yunan ordusunun Sakarya’dan ve en sonunda İzmir Körfezi’nden çekildiğini gördükten ve Lozan Barış Antlaşması metnini okuduktan sonra, acaba bana yazdığı 6 Temmuz 1921 tarihli telgrafındaki şu cümleyi:


«İddia buyurduğunuz gibi gaflet içinde bulunduğumu itiraf şöyle dursun, şimdiki gibi siyasî olayları kılı kırk yararcasına değerlendirmiş olduğumu görmekle kendime, düşünce ve görüşlerime güvenim artmıştır» cümlesini yeniden mırıldanmış mıdır?


Ben, buna da ihtimal veririm!


Efendiler, İzzet ve Salih Paşa’lar aylarca Ankara’da oturdular. Millî ilkelerimizi kabul etmek şartıyla, kendilerine millî hizmet ve görev vermeye hazırdık. Yanaşmadılar. Bir defa olsun Millet Meclisi’nin kapısından içeri ayak atmadılar. Fakat herhalde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çıkardığı kanunlardan haberdar idiler.


Bu kanunların hükümlerini, Millet Meclisi’nin ve Hükûmeti’nin İstanbul’a karşı belirmiş olan tutumunu pekâlâ biliyorlardı. Bu kanunlara ve bilinen duruma rağmen, İstanbul’da yeniden işbaşına geçip millî varlığın ve Millî Mücadele’nin değerini ve etkisini yok etmeye, düşmanların elinde oyuncak olan Vahdettin’in hâkimiyetini sağlamaya bütün varlıklarıyla çalışmalarına verilecek gerçek anlamın ne olduğunu ben söylemeyeceğim! Onu Türk milletine ve Türk milletinin bugünkü ve yarınki kuşaklarına bırakırım.


EFENDİLER, SIRASI GELMİŞKEN AZİZ MİLLETİME ŞUNU TAVSİYE EDERİM Kİ BAĞRINDA YETİŞTİREREK BAŞININ ÜSTÜNE KADAR ÇIKARACAĞI ADAMLARIN KANINDAKİ VİCDANINDAKİ ÖZ CEVHERİ MÇOK İYİ TAHLİL ETMEK DİKKATİNDEN BİR AN GERİ KALMASIN!


Londra siyasi çevrelerinde dolaşan söylentilere göre, Türklerin barış görüşmelerinin başlamasına karşı çıkmadıkları ve masaya oturmaya hazır oldukları anlaşılıyor.


Ancak Türklere fazla güvenilmeyeceğini hatırdan çıkarmamak gerekir. Türklerin geleneksel alışkanlıklarından biri de, birçok yönetimi birden benimser görünüp neticede işlerine geleni seçmeleridir.


AMERİKAN BASININDA TÜRK KURTULUŞ SAVAŞI / OSMAN ULAGAY / 139

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG