8 Haziran 1919 Pazar

Mustafa Kemal’in görevine son verilmesi için İngiliz müdahaleleri devam ediyor. Önceki gün Milne’nin Hükumet’ten Mustafa Kemal’in İstanbul’a çağrılmasını istemesinden sonra bugün de Yüksek Komiser Calthrope aynı konuda bir başvuruda bulundu. ‘Karışıklık çıkaranların başını Mustafa Kemal çekiyor. Çok vahim sonuçlar doğabilir.‘


İngiliz Askeri Ateşkesi Deedes, Başbakan Vekili Mustafa Sabri Efendi’yi ziyaret etti. Mustafa Sabri Efendi Mustafa Kemal’i görevden aldırmak için yaptıkları müdahaleden dolayı İngilizlere teşekkür etti.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan / Syf 310)


Bakanlar Kurulu’nun aldığı kararı uygulamak isteyen Şevket Turgut Paşa bir şifre telgraf ile Mustafa Kemal’den İstanbul’a ‘Teşrif etmesini’ yani dönmesini istemişti.


(Kaynak: Mustafa Kemal Atatürk / Şerafettin Doğan / Syf 232)


Mustafa Kemal 11 Haziran’da çağrılma nedenini soracak, kendisini çağıranları Padişah’a şikayet edecek, Hükumet’i oyalayacak, bunun üzerine 8 Temmuz’da görevine son verilecektir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan / Syf 310)


Nutuk’tan/ 8 Haziran 1919’da İstanbul’a savunma bakanı tarafından çağrıldığımı ve gizlice sorup soruşturmam üzerine, kimler tarafından ne için çağrıldığımı ileri gelen bir kişinin haber verdiğini daha önce başka bir sebeple yaptığım açıklama da söylemiştim. O kişi Genelkurmay Başkanı Cevat Paşa idi.


Anadolu’ya geçeli bir ay olmuştu. Bu sürede bütün ordu gruplarıyla temas ve bağlantı sağlamış, ulus mümkün olduğu kadar aydınlatılarak dikkatli ve uyanık bir duruma getirilmiş, ulusal örgüt kurma düşüncesi yayılmaya başlamıştı. Genel durumu artık bir komutan sıfatıyla yürütüp yönetmeye devam olanağı kalmamıştı. Yapılan geri çağırma emrine uymamış ve yerine getirmemiş olmakla birlikte ulusal örgüt ve hazırlıkların yönetimine devam etmekte olduğuma göre, kişisel olarak isyancı durumuna geçmiş olduğuma şüphe edilemezdi. Bundan başka ve özellikle uygulanmasına karar verdiğim girişim ve eylemlerin esaslı ve şiddetli olacağını tahmin etmek zor değildi. Dolayısıyla, yapılacak girişim ve eylemlerin bir an önce kişisel olmaktan çıkarılması, kesin olarak bütün bir ulusun birlik ve dayanışmasını sağlayacak ve temsil edecek bir heyet adına olması gerekliydi.



Padişah’ın oturmakta olduğu Yıldız Sarayı’nda yangın çıktı. Yangını İngiliz donanması söndürdü.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan / Syf 311)


İngiliz Yüksek Komiserliği, hükumetine gönderdiği raporda; ‘Yunanlıların ilerlemesi Türkleri sinirlendiriyor. Türk Subayları Yunanlılara karşı cephe almak üzere İstanbul’u terkediyor.’


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan / Syf 310)


17 Haziran’da toplanacak olan Vilayat-ı Şarkiye MHC Erzurum Şubesi kongresine sunulmak üzere bir rapor hazırlandı: Böl ve zapdet ilkesine göre hareket edenler, Kürt-Türk ayrılığı körükleyerek yurdu bölmek istiyorlar. Türk ve Kürt’ü ayırmak imkansızdır. Türk Kürtsüz, Kürt Türksüz yaşayamaz. Bazı gençlerimizin fitneye aldanmaları doğaldır. Gerçeği görenler onları aydınlatmalı ve uyarmalıdır. Doğu illeri, birlik bozulduğu gün, bir yabancı ülkesi olmaya mahkumdur.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan / Syf 311)





GUN GUN KUTULUS yazi.JPG