8 Kasım 1918 Cuma





Mustafa Kemal görüşlerinden ödün vermeden ve hiçbir rütbe ve san kullanmadan sadrazama bir yanıt verdi:


‘Belirttiğim görüşlerimin maksadı şudur ki, her ne sebebe dayanırsa dayansın İngilizlerle imza edilen anlaşmanın imza altına giren şekli, yüce Osmanlı devletinin korunması ve esenliğini sağlayacak anlam ve nitelikte değildir. Söz konusu maddelerin esasları ve anlaşılması gereken kapsamlarının bir an evvel tespiti lazımdır. Yoksa İngilizlerin tekliflerine bugüne kadar olduğu biçimde karşılığa devam edildiği takdirde bugün Payas-Kilis hattına kadar olan araziyi isteyen İngilizler tarafından yarın Toros’a kadar olan Kilikya bölgesinin ve daha sonra Konya-İzmir hattının işgali gerektiği önerilerinin birbirini izleyeceğine ve sonuçta ordumuzun kendileri tarafından sevk ve idaresi ve hatta Osmanlı Bakanlar Kurulu’nun Britanya hükumeti tarafından seçilmesinin gerektiği gibi öneriler karşısında da kalmak uzak değildir. İngilizlerin elde edebilecekleri sonucu onlara kendi yardımımızla sunmak tarihte Osmanlılık için ve bilhassa bugünkü hükumetimiz için pek kara bir sahife yaratır.


Ben her ne durumda ve konumda bulunursam bulunayım doğru olduğuna inandığım ve gerekenleri söylemeyi ve ulaştırmayı memleketimin esenliği gereği kabul ettiğim görüşlerime uymaktan kendimi alıkoyma gücünde değilim.’


(Kaynak: Samsun’dan önce bilinmeyen 6 ay / Alev Coşkun / syf 35)





Kabinesinde bazı ittihatçıları bulundurduğu gerekçesiyle, İngilizlerin isteklerini yeteri kadar yerine getiremeyen Başbakan Ahmet İzzet Paşa, Padişah tarafından istifaya mecbur edildi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan / syf 17)


Musul’da Hükumet Konağı’na İngiliz bayrağı çekildi. Başbakan’ın ‘Musul’u teslim edin. İngilizlerin gösterdiği çizgiye kadar çekilin.’ demesi üzerine 6.Ordu, milyonlarca liralık malzemeyi İngilizlere teslim ederek çekilmeye başladı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan / syf 17)







Padişah Vahdettin, kendisini ziyaret eden Bahriye bakanı Rauf Beye: ‘Millet bir koyun sürüsü. Yönetimi için bir çoban lazım. O da benim’ dedi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan / syf 17)



GUN GUN KUTULUS yazi.JPG