8 Ocak 1921

Hükümet kuvvetlerinin çekildiğini geç haber alan Çerkez Ethem, Gediz'i işgal ederek 1ooo kişilik kuvvetiyle Kütahya üzerine yürüdü. 1.Kuvayı Seyyare'ye bağlı Sert Mahmut Çetesi'nden 37 kişi, Kütahya Müfreze Komutanlığı'na sığındı. Müfreze komutanlarından Dr. Fazıl da, Yunanlılarla birleşmeyi yurtseverliğine yakıştıramadığını belirterek 300 atlısı ile Hükümet'e sığınmak istediğini bildirdi. Dr. Fazıl'ın sığınma isteği kabul edildi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Birinci İnönü'ye doğru... Kazpınar-Karaköy-İncirli hattına ulaşan Yunanlılar Çivril ve Pazarcık'ı işgal ettiler. Nazım Bey komutasında 58. Alay makinalı tüfek bölüğü, hücum bölüğü ve kudretli dağ bataryası, İnönü istasyonuna geldi. Gediz yönünden İnönü'ye gitmekte olan 1.800 kişilik süvari kuvveti, gece Kütahya'ya gelerek bütün nalbantları uyandırdı, çoğu halsiz olan atları nallattırdı ve bu sabah erkenden cephe yönüne hareket etti.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Mustafa Kemal, Meclis'te Çerkez Ethem ve komünistleri suçlayan bir konuşma yaptı. Komünist renge bürünen bazı adamların Bolşevikleri kandırdığını, Eskişehir işçilerini isyana teşvik ettiğini (bkz. 2 Ocak, Yeni Dünya Matbaası'nın tahrip ettirilmesi), Bolşevikler bunların durumunu anlayınca Yunanlılar, İngilizler ve İstanbul'la dostluk kurmaya çalıştıklarını söyledi. "Maksadımız meşrudur. Kesin ve son başarı meşru bir maksat takip edenlerde olacaktır" dedi. Konuşmasının arasında Ethem'in ağabeyi Reşit Bey'in mebusluğu Meclis tarafından düşürüldü. Mustafa Kemal'in, Diyarbakır Mebusu Hacı Şükrü Bey'in mebusluğunun düşürülmesi isteği ise bir komisyona havale edildi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Komünist Ermeni Hükümeti, yeni bir nota vererek Gümrü Anlaşması'nı tanımadığını tekrarladı: "Türkiye'nin milli kurtuluş hareketini destekliyoruz. Bize karşı güvensizlik kalıntıları varsa sebebi bizim dışımızdadır. Gümrü'yü boşaltmanızı, Ermeni tutsakları serbest bırakmanızı bekliyoruz". Yeni Ermeni Hükümeti, 10 Aralık'ta da Ankara'dan Gümrü Anlaşması'nın geçersiz sayılmasını istemiş, Ankara bu isteği reddetmişti.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Meclis'in gizli oturumunda Meclis bütçesi görüşüldü. Bazı mebuslar, ev kirasının 20 lira olduğu bir zamanda 100 liralık mebus maaşlarının az olduğunu söylediler. Bazı mebuslar da milletin fedakarlık yaptığı şartlarda maaşların indirilmesini istediler. Sonuçta maaşların artması isteği reddedildi. Mebuslar 100 lira maaş alıyorlar, ancak bunun 30 lirası milli savunma için kesiliyor.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


İngiliz Gizli Haberalma Örgütü İstanbul Kolu'nun haftalık raporuna göre, yerli Rumlarla Yunan askerleri arasında gerginlik var. Ankara Hükümeti, İstanbul Hükümeti'yle anlaşmayı reddetti. Ankara'nın Yunanlılarla gizli görüşmeler yaptığı haberleri var. Çerkez Ethem, Mustafa Kemal'e karşı ayaklanacağını Yunanlılara duyurdu. Belçika'nın İstanbul Temsilcisi Welle raporunda, İzzet Paşa Kurulu'nun henüz dönmediğini belirterek Bekir Sami Bey'in geniş bir biyografisini verdi; Mustafa Kemal'in yanında yer alan devlet ve ordu ileri gelenlerinin liyakatli ve Sevr'in imzalanması halinde bunun memleketin sonu demek olacağına inanmış kişiler olduğunu bildirdi


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Öğüt: Esaret baki iken sulh vaki olmaz. -Ethem ihanet etti. Hakikati anlayan maiyeti, kafile kafile hükümet kuvvetlerine katıldı.


Hakimiyeti Milliye: Ethem Bey, kardeşleriyle beraber Yunanlıların tarafına geçti.

(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Nutuk’tan/


Efendiler, 8 Ocak 1921 Cumartesi günü, Meclis’in açık oturumunda durumu anlatıyordum. Artık herkes gerçeği görmüş ve anlamıştı. Ethem ve kardeşlerinin lehinde ve yumuşak hareket edilmesi görüşünde olanlar, bu defa aleyhlerinde ve pek coşkun idiler.

Ben konuşurken «Ethem, Tevfik ve Reşit Bey’lerin» diyerek konuşmama itiraz edildi. Yükselen bir ses: «Paşa Hazretleri, artık «Bey» demeyiniz, «Hâin» deyiniz.» uyarısında bulundu. «Ethem ve Tevfik hainleri diyeceğim, fakat daha Büyük Millet Meclisi üyesi sıfatını taşıyan Reşit Bey için de aynı sözü kullanmak mecburiyetindeyim.


Yüce hey’etinize olan saygım dolayısıyla bunu söyleyemem. Önce, Reşit Bey’in Büyük Millet Meclisi üyeliğinin kaldırılmasına oy vermenizi rica ederim.» dedim.


Başkan, «Millet ve memleketin yüksek çıkarları aleyhine silâh kullanarak düşmanlarla işbirliği yapan Manisa milletvekili Reşit Bey’in milletvekilliğinin kaldırılmasını kabul buyuranlar el kaldırsın!» dedi. Eller kalktı, kabul olundu.


Çivril 8 Ocak 1921 tarihinde Yunan Kuvvetleri tarafından işgal edildi. Yunanlıların bu işgallerinde burada dokuz gün kaldıkları ve 17 Ocak 1921 günü çekildikleri anlaşılmaktadır. İlk işgalden takriben üç ay sonra Yunan kuvvetleri Çivril’e tekrar saldırmışlar ve 1 Nisan 1921’de yeniden işgal etmişlerdir. Yunanlıların bu işgalleri uzun sürmüş, Çivril 30 Ağustos 1922’de kurtarılmıştır.


Yunanlılar Çivril’de de Türk halkına pek çok zulümlerde bulunmuşlardır. Yunan kuvvetleri Çivril’e girerken Taşiçi’nde Deveci Hacı Mehmet ile oğlu Osman’ı katletmişlerdir. İşgal günü Höyük Mahallesinden Şenköylü bir kadını, Müderris Rüştü Efendiyi, birkaç gün sonra da Kayserili Ömer Hocayı şehit etmişlerdir. Çivril’in köylerinde de aynı davranışları gösteren Yunanlılar, Cabbar Köyünde çocuk, kadın ve yaşlılarında bulunduğu köylülerden 90’dan fazlasını katletmişler, sonra da köyü yakmışlardır.


YUNAN MEZALİMİ İZMİR, AYDIN, MANİSA, DENİZLİ 1919-1923 / MUSTAFA TURAN/ 310

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG