8 temmuz 1921

Yunanların 4. genel saldırısı: Yunan 3. Kolordusu Bursa'dan Kütahya yönüne saldırıya geçti. ı 2. Tümen yakıcı bir sıcak altında 40 km. yürüyerek Sivaslı'ya geldi. Yunan genel karargahı da İzmir'den Uşak'a naklediliyor. Yunan Veliahtı'na geçtiği yerlerde yerli Rumlar coşkun sevgi gösterileri yaptılar. Kral İzmir'de kalmış bulunuyor. İlk Yunan saldırısı 2 Haziran 1920, İkincisi 6 Ocak 1 921, üçüncüsü 23 Mart 1921 'de başlamıştı. Bugün Yunanların ileri hareketiyle başlayan savaş, Kütahya-Eskişehir Savaşları olarak adlandırılacak ve 25 Temmuz'da Türklerin Sakarya doğusuna çekilmesiyle sonuçlanacaktır.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Yunanların ileri harekete geçmesi üzerine Batı Cephesi Komutanlığı, Orhaneli'nde halk arabaları ile kasaplık hayvanların düşman eline geçmemesi için gerekli tedbirlerin alınmasını emretti


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


İngiliz İşgüderi Rattigan'ın raporu: "Enver Paşa Bolşeviklerin ajanıdır. Kemalistler de tamamen Bolşeviklerin avucunun içindedirler". Rattigan, tarafsızlık politikasının terkedilerek Yunanistan lehine tavır alınmasını da önerdi. Lord Curzon Rattigan'ın bir raporuna cevap vererek Mustafa Kemal'le görüşmenin bir Hükümet konusu olduğunu bildirdi, kendisinden talimat alıncaya kadar Mustafa Kemal'e cevap verilmemesini istedi


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Bütün Hindistan Hilafet Konferansı, 5.000 temsilcisinin katılmasıyla başladı. Yarından sonra sona erecek konferansta, Müslümanların İngiliz ordusunda görev almaması, İnönü Zaferi'nden ötürü Mustafa Kemal'in kutlanması, Türkiye için yardım toplanması, İngilizler Türkiye'ye karşı askeri harekata geçerse, Hindistan'ın bağımsızlığının ilan edilmesi kararlaştırıldı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Hakimiyeti Milliye: Çok acıklı bir yıldönümü: Bursamızın (geçen yılki) düşüşü. Milli ordumuz Bursa'yı alır. Yunanistan'ın yaptığına on misli şiddet ve hiddetle cevap verir. Hainler de cezalarını bulur ama Bursa'nın sızısı, ruhlarımıza doldurduğu hiddet hiç bir zaman gitmez. -İzmir'deki patlama yüzünden Yunanlılar birbirlerine girdiler. -Boyunduruktan kurtulan Türkiye'nin yükselmesi: Memleketimizde uzun bir inceleme yapan bir Amerikalı: Mustafa Kemal, Doğu'nun Washingtonu'dur. Sebilürreşat: Bolşevizm'i kabul edemeyiz.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Kararlaştırılan taarruz zamanlamasını sağlamak için, 8 Temmuz 1921 sabahı ilk önce 7. Ve 10.tümenleriyle 3.Kolordu Bursa Çongra’dan güneye doğru yürüyüşe geçer. Yürüyüş Dağakçaköy’e yaklaştığında Orhaneli Müfrezesinin mukavemetiyle karşılaşır. İlk günün sonunda 7.Tümen Nilüfer Çayı’nı geçerek Dağakçaköy’de, 10.tümen ise çayın kuzeyinde, Bağlı’da durur. Burada da tümenleri taciz eden Orhaneli Müfrezesi akşam olduğunda keşif görevini tamamlamış, çay üzerindeki dört ahşap köprüyü imha etmiş ve tümenlere 200’e yakın zayiat verdirmiş olarak çekilir. Keşif raporu Cephe Komutanlığı’na iletilir, yürüyen birlikler toplam altı piyade alayı ve bağlılarıdır. Bu bilgi Yunan taarruz sıklet merkezini anlayabilmek için hayati öneme sahiptir. Aynı gün güneyde de Yunan 12. Tümen sessiz sedasız Sivaslı üzerinden Hisar’a gelerek konmaya geçer. Bu iki intikal harekati dışında 8 Temmuz gecesi Yunanların başka faaliyeti olmaz.


(Kaynak: Sakarya / Selim Erdoğan / Syf 70)


Nurettin Gülmez Anadolu’da Yeni Gün kitabında anlatıyor:


Bursa’nın işgal yıldönümünde ise, İzmit’i kurtaran kahramanların yakında Bursayı’da kurtaracağı ümidini ekmektedir. Tekrar savaşın başlaması üzerine askere ‘İleri!’ diyerek hedef göstermektedir. Siyasal görüşmelerle çözümlenemeyecek bu sorunu, silahlar çözümleyecekti. Cephedeki askerler Türkiye’nin Türklüğün hakkı, Türk tarihinin şerefi için savaşmaktadır. Onlar Türklük için, bütün esir, ezilen uluslar için, Tanrı’nın insanlara tanıdığı en yüce hak olan özgürlük ve bağımsızlığı istemekteydi. Onun için bu savaş çok büyük ve çok şerefliydi.


‘İleri… Ey önünde asırların saygıyla boyun eğdiği kahraman ırkımın yiğit ve altın ordusu… Hak ve özgürlük seni bekliyor… Dünyaları kendine dar gören Yavuzlar, Fatihler, Yattıkları toprakların kurtuluşunu gözlüyor. Çanakkale’de yatan cesur kardeşler, çiğnendiğimiz yeter, gelin bu toprakları ve esir Türkleri kurtarın!’ demekteydi.


Mahmut Esat da, milletin tarihi duygularını ve onurunu okşamaktadır. Cepheye giden Samih Rıfat Bey, Dumlupınar yakınlarında askerlere; ‘En vatansever şairler bile, kanla yazılan tarihe gözyaşlarını ilave etmekten başka bir şey yapmamışlardır. Bütün tarihi yazılar, büyün milli destanlar kahramanları anlatırlar. Kahramanlar ise hayal üstüdür. Her millet, kendisini düşmanlarının kin ve saldırısından kurtaran yiğitlere ruhunu bir mabet yapar. Siz Kur’an’ın anlattığı mücahit, kıbleyi haç’ın hakaretinden kurtaran Ali’ler, Halit b. Velitler, Yavuzlar ve Fatihlerle berabersiniz’ diye moral vermekteydi.


(Kaynak: Anadolu’da Yeni Gün / Nurettin Gülmez / Syf 255)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG