top of page

9 Şubat 1920 Pazartesi


Başbakan Ali Rıza Paşa, Meclis’te ve Senato’da Hükümet programını okudu. Program’da millî iradenin Meclis’te toplandığı belirtilerek Temsil Kurulu’nun yetkisizliği anlatılmak istendi. Bazı mebuslar yurdun bölüşülmekte olduğunu belirttiler, Anadolu hareketini savundular. Hükumet, oylamaya katılan 108 mebustan 104’ünün güvenoyunu aldı. 1 oy boş çıktı. Numan Usta ile Ömer Fevzi olumsuz, Celal Nuri ise çekimser oy kullandı. 2 Ekim 1919’da kurulan Ali Rıza Paşa Hükumeti, Temsil Kurulunun yoğun eleştirileri karşısında dün dış işleri, içişleri ve adalet bakanlarını değiştirmişti. Mebuslar Meclisi 12 Ocak’ta açılmıştı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 367)


Ali Saip komutasındaki millî kuvvetler gece (8/9), Urfa’da Fransız karagâhını ele geçirdiler. Urfa hapishanesi boşaltılarak gençler silahlandırıldı. Urfa’nın ya­rısı Türk kuvvetlerinin eline geçti. Urfa’da Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin şu­besi ve bir yardım komitesi ile gençlerden oluşan Çanakkale Müfrezesi kurul­du. Urfa Türkleri sevinç içinde. Fransızlar şehre ateş ettiler. Karşılıklı ateş ak­şama kadar sürdü. Fransız kuvvetleri, Maraş’tan ayrıl­maya karar verdi. Türkler, Fransızları imha için hazırlık yaptılar. Ermeniler “Bizi bırakıp nereye gidiyorsunuz!” diyerek Fransızların peşine takıldılar. Şe­hirde ve çevresinde çarpışmalar oldu. Fransızlar şehrin Türkler tarafından sa­rılmasını önlediler.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 367)


Mustafa Kemal’in genelgesi: Temsil Kurulu’nun yaptığı bildirimlerin bazı yer­lerde alınmadığı şikâyetleri var. Bu, halkın vicdanında bir çeşit ihmal ve ilgisiz­lik meydana getirir. Her türlü bildiri, merkez kurulları tarafından yönetim ku­rullarına, köylere kadar ulaştırılsın. ★ Mustafa Kemal, Rauf Bey’den Felah-ı Vatan Grubu’nun programını, gruba dahil olan ve olmayan mebusların listesini istedi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 367)


Nutuk'tan/


Efendiler, Ali Rıza Paşa Kabinesi çekilmemiş, Meclis de bir problem çıkarmaktan sakınarak, onu düşürmek yoluna gidememiş ve bazı üyeleri değiştirilmiş olan Ali Rıza Paşa Kabinesi’ne güven oyu vermiştir.


Ali Rıza Paşa Kabinesi’nin Meclis huzurunda okuduğu hükumet programını bilmem hatırlar mısınız? Bu programda:


Sadrazam Paşa, yaptığı en önemli görevi sözlerine başlangıç olarak alıyor; İstanbul Hükumeti ile Anadolu arasında haberleşmenin kesilmesine kadar varan anlaşmazlığın giderilmesini başardığını, bundan böyle millî iradenin yüce Meclis’te tecelli edeceğini, artık meşrutiyet ilkelerine tam olarak uyulabilmesi için bir engel tasavvur etmediğini söylüyordu.


Efendiler, bu sözlerle, Hey’et-i Temsiliye’nin milli irade adına hareket etmesine ve meşrutiyet ilkelerine uygun hareketlere engel olmasına artık yer olmadığı gibi bir anlam sezdirilmek isteniyor. Daha dün Milli Meclis’in, İstanbul’da toplandığı bir sırada, milli iradeye de milletlerarası kurallara da aykırı olarak, bizzat kendilerinin ve kendileriyle birlikte Meclis’in ve milletin ne kadar ağır bir saldırıya uğradığını açıklama gereğini duymayan sadrazam, hala Hey’et-i Temsiliye’yi jurnal etmekle durumunu kurtarmaya çalışıyor ve bizim sayın milletvekili arkadaşlarımız da, bu sözleri büyük bir sessizlikle dinleyebiliyorlar.


Hükûmet, siyasî zümrelere karşı tarafsızlıktan ayrılmadığını ve ayrılmayacağını bir kere daha belirttikten sonra, bugüne kadar elde ettiği başarıların derecesinin takdirini Meclis’e bırakıyor.


Sadrazam, devlet idaresinin düzeltilmeye muhtaç olduğunu söyleyerek, Osmanlı Devleti’nin, her yabancı devlet baskısı karşısında kaldıkça başvurduğu eski politikasını yeniden canlandırarak, dünyaya yeni düzeltmeler yapılacağı sözünü veriyor: «Yabancıların imtiyazlarını genişleteceğiz.


Azınlıkların haklarını korumak için nisbi temsil yönetimini uygulayacağız. Adalet, maliye, bayındırlık ve güvenlik işlerinde ve hatta sivil yönetimde yabancılara yeteri kadar kontrol yetkisi vereceğiz» diyerek düşündükleri düzeltmelerin esaslarını sayıyor.


Sadrazam Paşa, dışişlerinden bahsederken de «Ateşkes Anlaşması hükümlerinden ayrılmamak, hükumetçe gerekli görülmektedir» taahhüdünde bulunurken, «İzmir’in işgalinden dolayı meydana gelen kaynaşma ve karışıklığa son verecek olan, ancak barıştır» demekle yetiniyor; kararlılık ve ileri görüşlülüğün güçlükleri yeneceğine tam bir inancı bulunduğunu söyleyerek, programını bitiriyor.

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG
bottom of page