9 Ekim 1919 Perşembe

Hükümet adına Harbiye Bakanı Cemal Paşa, Temsil Kurulu’ndan, 4 noktaya açiklık getiren bir genelge yayımlanmasını istedi. (Mustafa Kemal bunlara yarın karşılık verecektir) Cemal Paşa ayrıca, Temsil Kurulu’yla görüşmek üzere Bahriye Bakanı Salih Paşa’nın görevlendirildiğini belirterek nereye gelmesi gerektiğini ve kimlerle görüşeceğini sordu.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 157)


Nutuk'tan/


Efendiler, Ali Rıza Paşa Kabinesi’yle başladığımız temas noktasına gelelim:

Hükûmet, Cemal Paşa vasıtasıyla, daha dört maddenin çeşitli yollarla yayınlanmasını istediğini, 9 Ekim’de bildirdi. Bu maddeler şunlardı:

1 — İttihatçılarla bir ilişkinin bulunmadığı,

2 — Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na karışmasının doğru olmadığı, buna sebep olanlar aleyhinde adları da açıklanarak bazı yayınlar yapılması ve haklarında kanunî kovuşturma açılarak cezalandırılmaları,

3 — Bütün savaş suçlularının kanunî cezadan kurtulamayacakları,

4 — Seçimlerin serbestçe yapılacağı.

Cemal Paşa, bunların açık bir şekilde belirtilerek yayınlanmasının, içeride ve dışarıda birtakım yanlış anlamaların önüne geçeceğini ileri sürerek isteğin olumlu karşılanmasını rica ediyordu.

Efendiler, Ali Rıza Paşa Kabinesi’nin ne kadar cılız düştüğünü ve gerçeği kavramaktaki görüş kıtlığını anlamak için bu maddeler sanki birer ölçüdür. Devletin, içine düştüğü felâket uçurumunun dehşetini görmekten âciz olan zavallılar, elbette gerçek çareyi görmemek için gözlerini yumarlar. Çünkü, o gerçek çare kendilerini daha çok dehşete düşürür.

Akıl ve kavrayışlarındaki kısırlık, tabiat ve ahlâklarındaki zayıflık gereği böyledirler.

Çoktandır, köle olduğuna şüphe kalmamış olması gereken Padişah ve Halife’nin köleliği ile elde edilebilecek iktidar makamının, iktidarsızlığa örnek olması tabiî değil miydi?

Ferit Paşa’nın yerine gelen Ali Rıza Paşa ile bir kısmı bundan önceki kabinede de görev almış bulunan çalışma arkadaşları, Ferit Paşa’nın bırakmış olduğu noktadan başlayarak, onun sonuçlandıramadığı düşman emellerini takip ve sonuçlandırmaya çalışmaktan başka zaten ne yapabilecekti?

Bu, bizce, açık olarak biliniyordu. Fakat, takdir buyurulacak birçok düşünce ve sebeplerle, hazımlı ve sabırlı davranmaktan başka çıkar yol yoktu.

Damat Ferit Hükumeti’nin işbaşına getirdiği yöneticilerin görevden uzaklaştırılmasına başlandı. Posta Telgraf Genel Müdürlüğü’ne 12 Nisan’da atanmış olan Refik Halit Bey, görevinden alındı. Refik Halit Bey, Kuvayi Milliye kuruluşlarının haberleşmesini engellemek için sert emirler vermişti.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 157)


Askeri Şüra Umumi Muamele eski Müdürü İsmet Bey (İnönü), Harbiye Bakanlığı Müsteşarı oldu.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 157)


Mustafa Kemal’in bir bildirisi Halep’te yayımlandı: Türklerle Arapların arasına sokulan ayrılığa aldırmadan hainlere karşı birleşmek gerekir. Vatanı ve Müslümanlığı kurtarmak istiyoruz. Bursa ve Konya’yı hainlerden temizledik. Yakında Arap kardeşlerimizi de ziyaret edip düşmanı dağıtacağız.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 157)


Velit Bey, Mustafa Kemal’e Ruşen Eşref Bey’in yarın Sivas’a gitmek üzere İs­tanbul’dan yola çıkacağını bildirdi. Mustafa Kemal, yol boyundaki ilgililere, Ruşen Eşref Bey’in yolculuğuna kolaylık gösterilmesi emrini verdi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 158)


Edirne’deki İngiliz Askerî Temsilcisi’nin Vali Vekili İhsan Adlı Bey’i tehdidi: Sükûn ve huzuru bozacak olaylardan mahallî hükümeti ve Kuvayı Milliye Meclisi’ni sorumlu tutacağım. Böyle bir durumda il, İtilaf Devletleri’nce işgal edilecektir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 158)


İngiliz Savaş Bakanı Churchill, hükümetine sunduğu gizli muhtırada, Türk millî akımını “Ana amacı Osmanlı İmparatorluğu’nun parçalanmasına karşı koymak olan yurtsever bir ‘örgüt’ olarak niteledi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 158)


Vakit: Kuvayi Milliye ile uzlaşma hasıl oldu. Mustafa Kemal’in bildirisi ve Padişah’a teşekkürü


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 159)


Diken’in 25.sayısı: Kabine buhranından sonra halk ne düşünüyor? Yeni zengin: Bana ne! Memurlar: Sadrazam düşmüş ne çıkar, sen zamma bak. İttihatçı: Gözünü sevdiklerim, tutkalla bile yapışamıyorlar. Hademeler: Artık kaçıncısı olduğunu ben de unuttum. Külhanbeyi: Alay var be! Ona bak.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 159)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG